image 2026 08 02 15 37 28

Kuveyt bir gecede düştü: 36 yıl önce Saddam’ın işgali

2 Ağustos 1990, Ortadoğu tarihinin seyrini değiştiren günlerden biri olarak tarihe geçti

image 2026 08 02 15 30 01

Irak ordusunun Kuveyt’e girişiyle başlayan kriz, kısa sürede bölgesel bir çatışmadan küresel bir savaşa dönüştü. Körfez Savaşı’nın kapısını açan işgal, yalnızca Irak ve Kuveyt’i değil, tüm dünyanın siyasi dengelerini etkileyen gelişmeler zincirinin başlangıcı oldu.

1990 yazında Irak, sekiz yıl süren İran-Irak Savaşı’nın ağır ekonomik sonuçlarıyla mücadele ediyordu. Milyarlarca dolarlık borç, düşen petrol gelirleri ve savaş sonrası yeniden yapılanma ihtiyacı, Bağdat yönetimini büyük bir ekonomik baskı altında bırakmıştı.

Irak lideri Saddam Hüseyin, savaş sırasında kendisini İran’a karşı Arap dünyasını koruyan ülke olarak konumlandırmış ve Körfez ülkelerinden aldığı mali desteğin savaş sonrasında devam etmesini istemişti. Ancak savaşın ardından Irak ile Kuveyt arasında petrol politikaları ve borç meseleleri nedeniyle gerilim hızla yükseldi.

Bağdat yönetimi, Kuveyt’i petrol fiyatlarını düşürmekle ve Irak’ın ekonomisine zarar vermekle suçladı. Ayrıca Kuveyt’in Rumeyle petrol sahasında Irak’a ait bölgelerden petrol çıkardığını iddia etti. Kuveyt ise bu suçlamaları reddetti.

Gerilim, Temmuz 1990’da Irak’ın Kuveyt sınırına büyük askerî birlikler sevk etmesiyle zirveye çıktı. Uluslararası toplum diplomatik çözüm arayışlarını sürdürürken, Irak yönetimi beklenmedik bir adım attı.

Saatler içinde Kuveyt ele geçirildi; yöneticiler kaçtı

2 Ağustos 1990’ın erken saatlerinde Irak ordusu Kuveyt sınırını geçti.

Yaklaşık 100 bin Irak askeri, yüzlerce tank ve zırhlı araçla Kuveyt’e yönelik geniş çaplı bir operasyon başlattı. Irak birlikleri kısa sürede havaalanlarını, askerî üsleri, devlet kurumlarını ve stratejik noktaları kontrol altına aldı.

Kuveyt ordusu, Irak’ın askerî üstünlüğü karşısında uzun süre direnemedi. Kuveyt Emiri Şeyh Cabir el-Ahmed es-Sabah ve yönetici aile üyeleri ise ülkeyi terk ederek Suudi Arabistan’a geçti.

Başkent Kuveyt Şehri’nin kontrol altına alınmasının ardından Irak, Kuveyt’in bağımsızlığını ortadan kaldırdığını açıkladı.

Kuveyt “Irak’ın 19. vilayeti” ilan edildi

image 2026 08 02 15 36 45

Saddam Hüseyin yönetimi, işgal ettiği Kuveyt’i Irak’ın bir parçası olarak duyurdu ve ülkeyi “19. vilayet” ilan etti.

Bağdat yönetimi bu kararı tarihî sınırların yeniden düzenlenmesi olarak savunurken, Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplum işgali hukuksuz kabul etti.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Irak’ın derhal Kuveyt’ten çekilmesini isteyen kararlar aldı ve ekonomik yaptırımlar uygulamaya başladı.

Dünya harekete geçti

İşgal, ABD başta olmak üzere Batılı ülkelerin büyük askerî hazırlık başlatmasına neden oldu.

Washington yönetimi, Irak’ın Kuveyt’ten sonra Suudi Arabistan’a ilerleyebileceği endişesiyle bölgeye asker göndermeye başladı.

“Çöl Kalkanı Operasyonu” adı verilen süreçte ABD öncülüğünde büyük bir koalisyon oluşturuldu. Suudi Arabistan, Mısır, İngiltere ve Fransa gibi ülkeler de bu koalisyonda yer aldı.

Aylar süren diplomatik girişimlerin sonuç vermemesi üzerine koalisyon güçleri 17 Ocak 1991’de Irak’a karşı askerî harekât başlattı.

Körfez Savaşı başladı

“Çöl Fırtınası Operasyonu” ile başlayan savaşta koalisyon güçleri önce yoğun hava saldırıları düzenledi, ardından kara harekâtına geçti.

Irak ordusu ağır kayıplar vererek Kuveyt’ten çekilmek zorunda kaldı. 28 Şubat 1991’de savaş sona erdi ve Kuveyt yeniden kendi yönetiminin kontrolüne geçti.

Ancak savaşın izleri uzun yıllar devam etti.

Geri çekilirken yakılan petrol kuyuları

image 2026 08 02 15 36 00

Irak ordusunun Kuveyt’ten çekilişi sırasında yüzlerce petrol kuyusu ateşe verildi.

Yaklaşık 700’den fazla petrol kuyusunun yanması sonucu aylar boyunca bölgeyi kaplayan dev petrol dumanları oluştu. Bu olay, tarihin en büyük çevre felaketlerinden biri olarak kayıtlara geçti.

Kuveyt işgali, yalnızca devletler arası bir savaş olarak kalmadı. İslam dünyasında da büyük siyasi tartışmalara neden oldu. Özellikle Suudi Arabistan’ın güvenliği için ABD askerlerini topraklarına davet etmesi tepkilere yol açtı.

O dönemde Afganistan’daki Sovyet işgaline karşı savaşmış isimlerden biri olan Usame bin Ladin, yabancı askerlerin Arap Yarımadası’nda bulunmasına karşı çıktı.

Bu dönem, Bin Ladin ile Suudi yönetimi arasındaki ilişkilerin bozulmasında ve El Kaide’nin ABD karşıtı söyleminin şekillenmesinde önemli bir dönüm noktası oldu.

Ortadoğu’nun yeni döneminin başlangıcı

Kuveyt işgali ve ardından gelen Körfez Savaşı, 1990 sonrası Ortadoğu siyasetini derinden etkiledi.

Bu süreç ABD’nin Körfez bölgesindeki askerî varlığını artırmasına, Irak’ın uzun yıllar sürecek yaptırımlarla karşı karşıya kalmasına, İran‘ın bölgesel etkisinin güçlenmesine ve 2003 Irak Savaşı’na giden sürecin oluşmasına zemin hazırladı.

2 Ağustos 1990’da başlayan işgal, yalnızca Kuveyt’in işgali olarak kalmadı; Ortadoğu’nun siyasi haritasını değiştiren ve günümüze kadar uzanan sonuçlar doğuran tarihî bir kırılma noktası oldu.

Kaynak: Mira Haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir