Pakistan kontrolündeki Cammu ve Keşmir’de ekonomik taleplerle başlayan protestolar, kısa sürede İslamabad yönetiminin bölge üzerindeki siyasi etkisini hedef alan kitlesel bir harekete dönüştü
Başlangıçta elektrik tarifeleri, un fiyatlarındaki artış, yeni vergiler ve hayat pahalılığı nedeniyle sokaklara çıkan halk, bugün artık “gerçek siyasi temsil”, “yerel yönetimde bağımsızlık” ve “İslamabad’ın müdahalesine son verilmesi” talepleriyle meydanları dolduruyor.
Gösterilere öncülük eden Cammu Keşmir Ortak Awami Eylem Komitesi (JAAC), bölgedeki en etkili sivil hareket haline gelirken, protestoların odağındaki en tartışmalı konu Azad Keşmir Meclisi’nde bulunan 12 milletvekilliği kontenjanı oldu.
Bu koltuklar, Pakistan’ın diğer bölgelerinde yaşayan Keşmirli mültecilere ayrılıyor. Protestocular ise bu sistemin İslamabad’a yerel siyaseti şekillendirme imkânı verdiğini ve halkın iradesini zayıflattığını savunuyor. Hükümet ise söz konusu kontenjanların anayasal güvence altında olduğunu belirterek talepleri reddediyor.
Yasaklı örgüt ilanı ve artan gerilim
Gerilimin tırmanmasıyla birlikte bölge yönetimi Haziran ayında JAAC’ı yasaklı örgüt ilan etti. Ardından binlerce güvenlik görevlisi kritik noktalara sevk edilirken internet ve mobil iletişim kesildi, çok sayıda kişi gözaltına alındı ve protestoları bastırmak için geniş çaplı operasyonlar başlatıldı.
Uluslararası insan hakları kuruluşları ise iletişim kesintileri, keyfi gözaltılar ve güvenlik güçlerinin ölümcül güç kullanımı nedeniyle Pakistan yönetimine sert tepki göstererek bağımsız soruşturma çağrısında bulundu.
Bölgedeki kriz, seçim sürecini de derinden etkiledi. Güvenlik gerekçesiyle tek günde yapılması planlanan seçimler üç aşamaya bölündü. JAAC seçimleri boykot ederken, muhalefet partileri de usulsüzlük iddialarında bulundu. Özellikle Poonch bölgesi, protestoların en güçlü olduğu merkezlerden biri haline gelirken, Muzaffarabad’a yeni yürüyüş çağrıları yapıldı.
Analistler, seçimlerin tamamlanmasının bile krizi sona erdirmeye yetmeyebileceğini, çünkü sorunun artık yalnızca ekonomik değil, doğrudan bölgenin yönetim modeli ve siyasi geleceğiyle ilgili olduğunu değerlendiriyor.
“Ölü sayısı 30’u aştı”
Can kaybına ilişkin farklı rakamlar bulunuyor. Pakistanlı yetkililer daha düşük sayılar açıklarken, JAAC ve bazı yerel kaynaklar son haftalardaki çatışmalarda ölü sayısının 30’un çok üzerine çıktığını öne sürüyor. Bağımsız doğrulamanın internet kesintileri ve bölgeye yönelik erişim kısıtlamaları nedeniyle zorlaştığı belirtiliyor.
Temmuz ayındaki çatışmalarda çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği aktarılırken, uluslararası kaynaklar da güvenlik güçleri ile göstericiler arasındaki çatışmaların bölgeyi son yılların en kanlı siyasi krizlerinden biriyle karşı karşıya bıraktığını bildiriyor.
Bugün gelinen noktada Cammu ve Keşmir’deki kriz, yalnızca hayat pahalılığına karşı düzenlenen protestolar olmanın çok ötesine geçmiş durumda. Sokaktaki öfke artık ekonomik sıkıntılarla birlikte seçim sistemi, yerel temsil, yönetim yetkileri ve İslamabad’ın bölge üzerindeki etkisi etrafında yoğunlaşıyor.
Taraflar arasında herhangi bir uzlaşma işareti görülmezken, yeni protesto çağrıları ve devam eden seçim süreci nedeniyle bölgede tansiyonun önümüzdeki günlerde daha da yükselebileceği değerlendiriliyor.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
