İşgalci İsrail yönetimi, halihazırda Siyonizm baskısı altındaki Batı Şeria’nın fiili ilhakı için kritik bir adım daha attı
Tel Aviv yönetimi, Filistin topraklarının kayıt altına alınması amacıyla yeni bir elektronik arazi tescil sistemi başlattığını duyurdu. İlk bakışta teknik bir “dijital reform” gibi sunulan uygulama, aslında Batı Şeria’daki Filistin varlığını tasfiye etmeyi hedefleyen kapsamlı ilhak planının yeni aşaması niteliğinde.
İsrail’in “Tapu Sicili ve Hakların Belirlenmesi” adını verdiği bu sistem, işgal altındaki Batı Şeria’daki Filistinlilere arazi kayıtlarını tamamen soykırımcı İsrail makamlarının denetimine geçiriyor. Özellikle Batı Şeria’nın yaklaşık yüzde 60’ını oluşturan ve İsrail’in tam kontrolü altında bulunan C Bölgesi’nde uygulanacak sistem sayesinde, mülkiyet belgelerini katil İsrail’in istediği şekilde sunamayan Filistinlilerin toprakları “devlet arazisi” ilan edilebilecek.
Filistinli yetkililer, uygulamanın sıradan bir bürokratik düzenleme olmadığını, doğrudan “dijital sömürgeleştirme” anlamına geldiğini belirtiyor. Çünkü yıllardır işgal, zorla göç, belge kayıpları ve parçalanmış hukuk sistemi nedeniyle milyonlarca dönüm Filistin toprağının resmi kayıtları eksik durumda.
Osmanlı dönemine ait tapuların geçersiz sayılması veya işgalci İsrail’in belirlediği kriterlere uymaması halinde, geniş arazilerin İsrail hazinesine geçirilmesinin önü açılıyor.
İşgalci Yahudi egemenliği genişliyor
İsrail hükümeti ise sistemi açıkça “Yahudi egemenliğini güçlendirme” aracı olarak tanımlıyor. Özellikle aşırı sağcı faşist Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in uzun süredir Batı Şeria’nın tamamen ilhak edilmesi çağrısı yaptığı biliniyor.
Smotrich daha önce yaptığı açıklamalarda Filistin devletinin “tamamen engellenmesi” gerektiğini savunmuş, Batı Şeria’yı “İsrail’in ayrılmaz parçası” olarak nitelemişti. Yeni elektronik sistemin de bu hedef doğrultusunda hazırlandığı değerlendiriliyor.
Dikkat çeken en önemli ayrıntılardan biri ise sürecin artık askeri yönetim yerine doğrudan İsrail’in sivil kurumları eliyle yürütülmesi. Uzmanlara göre bu değişim, işgal yönetiminden doğrudan egemenlik modeline geçiş anlamı taşıyor.
Yani İsrail, Batı Şeria’yı geçici olarak işgal ettiğini iddia eden eski söylemi fiilen terk ederek bölgeyi kendi toprağı gibi yönetmeye hazırlanıyor.
Hani kuruluş karşı çıkabilecek?
Birleşmiş Milletler ve çok sayıda uluslararası hukuk kuruluşu, İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetlerini yasa dışı kabul ediyor. Dördüncü Cenevre Sözleşmesi’ne göre işgalci bir gücün işgal altındaki toprakların demografik yapısını değiştirmesi veya o topraklar üzerinde kalıcı egemenlik tesis etmeye çalışması açık şekilde uluslararası hukuka aykırı kabul ediliyor.
Buna rağmen işgalci devlet İsrail, son yıllarda Batı Şeria’daki yasa dışı Yahudi yerleşimlerini hızla genişletirken şimdi de arazi kayıt sistemini değiştirerek hukuki zemini kendi lehine dönüştürmeye çalışıyor.
Filistin yönetimi ise halkı İsrail makamlarına hiçbir tapu veya mülkiyet belgesi vermemeleri konusunda uyardı. Filistinli hukukçular, yeni sistemin uygulanması halinde binlerce Filistinli ailenin bir gecede kendi topraklarında “işgalci” durumuna düşebileceği uyarısında bulunuyor.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
