Filistin siyasetinin kapalı kapıları ardında dönen “veliaht” fırtınası, Mahmud Abbas’ın oğlu Yasir Abbas’ın sahneye itilmesiyle yeni bir boyuta taşındı.
FETİH’TE “VARİS” OPERASYONU: AİLE ŞİRKETİNE DÖNÜŞTÜ
Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas, 89 yaşına merdiven dayamışken, halefiyet tartışmalarını bir kenara itip rotayı “hanedanlığa” kırdı. 8. Genel Kongre yaklaşırken, siyasi hiçbir geçmişi olmayan oğlu Yasir Abbas’ın Merkez Komite’ye sokulma çabası, Fetih koridorlarında “sessiz bir darbe” olarak niteleniyor.
63 yaşındaki Yasir Abbas, bugüne kadar daha çok şaibeli ticari imparatorluğu ve babasının yurt dışı ziyaretlerindeki “protokol gölgesi” olmasıyla tanınıyordu.
Güvenlik Kurumlarına Ziyaret
Yasir Abbas, hiçbir resmi sıfatı olmamasına rağmen Filistin güvenlik birimlerini denetlemeye, Lübnan’daki mülteci kamplarının yönetimini dizayn etmeye başladı.
Gelen bilgiler, Abbas’ın oğlunun Lübnan dosyasını Azzam el-Ahmed’in elinden fiilen aldığını gösteriyor.
Fetih tabanında ve Devrim Konseyi’nde bu duruma tepkiler çığ gibi büyüyor. Eleştirilerin odağında şu can alıcı soru var: “İsrail zindanlarında bedel ödememiş, direnişin tozunu yutmamış ve hareketin kademelerinde tırnağıyla kazıyarak yükselmemiş bir isim, nasıl olur da en üst karar mekanizmasına atanır?” Bu sorunun iki temel cevabı var:
Abbas sonrası dönemde ailenin servetini ve nüfuzunu koruma altına almak ve bölgesel güçlerin ama özellikle İsrail’in “statükoyu bozmayacak” bir yönetim arzusuna, ideolojik derinliği olmayan bir figürle yanıt vermek.
Filistin davasında bedel ödemiş Marwan Barghouti gibi isimler zindanlarda unutulurken, Yasir Abbas gibi isimlerin “tepeden inme” yöntemlerle liderliğe taşınması, ‘babadan oğula ihanet’ eleştirilerini beraberinde getiriyor.
Kaynak: Mira Haber, Quds Network
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
