“Aile Yılı” yalan oldu: LGBT lobisini eleştiren psikoloğa hapis!

“Aile yılın”da aileyi savunan fikir özgürlüğüne yargı darbesi: Psikolog Civelekoğlu’na LGBT lobisini eleştirdiği için hapis cezası!

Türkiye’de aile yapısının korunması tartışmalarının merkezinde yer alan isimlerden biri olan Uzman Psikolog ve yazar Fatih Reşit Civelekoğlu, LGBT lobisinin ve “cinsiyetsizleştirme” dayatmasının hedefi oldu. Çocukları ve toplumsal ahlakı koruma adına yaptığı bilimsel ve fikri açıklamaları nedeniyle Türk Eczacıları Birliği’nin şikayetlerine maruz kalan Civelekoğlu, 1 yıl 3 ay hapis cezasına mahkûm edildi. Bu karar, kamuoyunda “fikir beyan etmenin suç sayıldığı bir sansür dönemi” olarak nitelendirilerek büyük bir infiale yol açtı.

Bilimsel Uyarılar ‘Nefret Suçu’ Torbasına Atıldı”

Sürecin fitilini, Türk Eczacıları Birliği’nin (TEB) tartışmalı suç duyurusu ateşledi. Civelekoğlu, mahkeme kararının ardından yaptığı sert açıklamada, yargılamanın odağında çocukları koruma gayretinin olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

 “LGBT lobisinin toplum üzerinde yürüttüğü kirli ajandayı ve cinsiyetsizleştirme politikalarını deşifre ettiğim için hedef tahtasına oturtuldum. Çocuklarımızı bu yıkıcı ideolojiden uzak tutma mücadelem, ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ kılıfıyla cezalandırılmak isteniyor.”

Aile Yılı” Söyleminde Büyük Çelişki

Mahkemenin bu kararı, hükümetin ilan ettiği “Aile On Yılı” vizyonuyla açık bir tezat olarak görülüyor. Bir yandan aile yapısının kutsallığı vurgulanırken, diğer yandan bu yapıyı tehdit eden akımlara karşı toplumu uyaran bir uzmanın hapis cezasına mahkûm edilmesi, sosyal medyada “yargıdaki ideolojik kuşatma” ve “kurumsal ikiyüzlülük” yorumlarını beraberinde getirdi.

Hukukçular Tepkili: TCK 216 Bir Susturma Aracına mı Dönüştü?

Karara destek veren hukukçular ve sivil toplum kuruluşları, TCK 216. maddesinin (Halkı kin ve düşmanlığa tahrik) sınırlarının tehlikeli biçimde genişletildiğine dikkat çekiyor. Eleştirinin sertleştiği noktalar ise şunlar:

Şiddet Çağrısı Yok, Fikir Var

Civelekoğlu’nun açıklamalarında herhangi bir şiddet güzellemesi bulunmamasına rağmen, bir ideolojiyi eleştirmenin “nefret suçu” kapsamına sokulması düşünce özgürlüğüne vurulmuş bir prangadır.

Küresel Lobilere Teslimiyet

Kararı eleştirenler, yerli ve milli değerleri savunan isimlerin, küresel fonlarla desteklenen lobilerin baskısıyla cezalandırılmasının toplumsal vicdanı yaraladığını savunuyor.

Psikolojinin Kriminalize Edilmesi:

Bir uzmanın, uzmanlık alanı olan çocuk psikolojisi ve toplumsal dönüşüm üzerine yaptığı uyarıların yargı konusu yapılması, bilimsel özgürlüğe yönelik açık bir tehdit olarak görülüyor.

Bu skandal karar, Türkiye’de kimin “korunması gereken grup” olduğu ve ifade özgürlüğünün sınırlarının kimler tarafından çizildiği tartışmalarını daha da derinleştireceğe benziyor.

Kaynak: Mira Haber 

Bir Cevap Yazın