Türkiye geri göndermişti… “Ağır işkence görüyorlar!”

İnguşetya kökenli Movlat ve Yusuf Tsuroyev kardeşlerin Türkiye’den Rusya’ya gönderilmesinin ardından işkenceye maruz kaldıkları iddia edildi
Eylül 2026’da, geçmişte Türkiye’ye sığınan İnguşetya kökenli Movlat ve Yusuf Tsuroyev kardeşlerin Rus makamlarına teslim edildiği, ardından işkenceye maruz kaldıklarına ilişkin haberlerin yayımlandığı bildirildi.
Rusya’daki soruşturma kayıtlarını aktaran Memorial Merkezi’ne göre Yusuf Tsuroyev hakkında Ekim 2024’te terör örgütüne yardım etme şüphesiyle ceza soruşturması başlatılmıştı. Rus Ceza Kanunu’nun 33. maddesinin 5. fıkrası ile 205.5. maddesinin 2. fıkrası kapsamında yöneltilen suçlama, terör örgütünün faaliyetlerine yardım etmeyi kapsıyor.
Yusuf, önce federal, ardından uluslararası arananlar listesine alındı. Sunzhenskiy Bölge Mahkemesi de 21 Ocak 2026’da hakkında tutuklama kararı verdi.
Soruşturmanın arka planında, Amirhan Gurazhev ve Hizir Ganiyev ile ilişkilendirilen hücre bulunuyor. Rus makamları, söz konusu grubun IŞİD’le bağlantılı olduğunu ileri sürdü. Grup, İnguşetya’da güvenlik güçlerine yönelik saldırılarla ilgili soruşturmalarda da gündeme gelmişti.
Amirhan Gurazhev ve aralarında Zelimhan ile Tagir Tsuroyev’in de bulunduğu bazı kişiler, 3 Mart 2024’te Karabulak kentinde gerçekleştirilen güvenlik operasyonunda öldürüldü. Rus makamları, bu yapıyla bağlantılı oldukları iddiasıyla çok sayıda kişi hakkında işlem yaptı.
Movlat Tsuroyev ise Ekim 2024’te Rusya’nın teröristler ve aşırılık yanlıları listesine alındı.
İstanbul’daki Santa Maria Kilisesi soruşturması
Kardeşlerle ilgili haberlerde ayrıca 28 Ocak 2024’te İstanbul’daki Santa Maria Kilisesi’ne düzenlenen ve bir kişinin hayatını kaybettiği saldırıya ilişkin soruşturmaya da dikkat çekiliyor. Fortanga’nın araştırmasına göre, Movlat ve Yusuf Tsuroyev 2025 yılında bu soruşturma kapsamında Türkiye’de gözaltına alındı. Movlat Tsuroyev hakkındaki dosya mahkemeye taşındı; ancak mahkûmiyet sonucunun kesinleşip kesinleşmediği net olarak belirtilmedi.
Tsuroyev kardeşler hakkında yayımlanan haberlere göre, aileleri 10 Ağustos 2026’dan itibaren kendilerinden haber alamadı. Ailelerinin avukatları aracılığıyla ilgili makamlara başvurduğu ve savcılığa suç duyurusunda bulunduğu, ancak yapılan araştırmalarda kardeşlerin Türkiye’den sınır dışı edildiğine ya da herhangi bir geri gönderme merkezinde veya gözaltında tutulduğuna ilişkin bilgiye ulaşılamadığı aktarıldı.
Daha sonra kardeşlerin Türkiye’deki olağan hukuki mekanizmaların dışında bir yöntemle Rusya Federasyonu makamlarına teslim edilmiş olabileceği yönünde bilgiler ortaya çıktı. Bu iddialar, Türkiye’deki başvuruların yanı sıra yabancı basında da gündeme taşındı. 8 Ekim 2026’da yayımlanan bir haberde, Tsuroyev kardeşlerin durumuyla ilgili 63 kuruluşun ortak çağrısına da yer verildi.
Rusya’ya teslim edildikten sonra işkence iddiası
Kavkazskiy Uzel ve Memorial Merkezi tarafından aktarılan bilgilere göre, kardeşlerin Rus makamlarına teslim edilmelerinin ardından işkenceye maruz kaldıkları ve kendilerine ne olduğu bilinmeyen maddeler verildiği aktarıldı. Aileleriyle görüşmelerine yalnızca olayın kamuoyunda gündeme gelmesinin ardından izin verildiği de belirtildi.
Türkiye’nin bu olayda hangi işlemi uyguladığı henüz bütünüyle açıklığa kavuşmuş değil. Ancak hukuki çerçeve açık. Türkiye’de yürürlükte bulunan 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 55. maddesi, gönderileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye veya insanlık dışı ya da onur kırıcı muameleye maruz kalacağına ilişkin ciddi emareler bulunan yabancılar hakkında sınır dışı kararı verilmesini engelliyor.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3. maddesi de işkenceyi ve insanlık dışı veya aşağılayıcı muameleyi kesin biçimde yasaklıyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Mamatkulov ve Askarov/Türkiye davasında da bir kişinin gönderileceği ülkede gerçek bir işkence veya kötü muamele riskiyle karşılaşacağına ilişkin ciddi gerekçeler bulunduğunda, gönderen devletin sorumluluğunun doğabileceğini ortaya koydu.
Tsuroyev kardeşlerin durumu, Türkiye’de bulunan Kuzey Kafkasyalıların Rusya’ya gönderilme ihtimali konusunda da kaygılara yol açtı. Dağıstan ve İnguşetya kökenli kişilere ilişkin yeni teslimat iddiaları, olayların münferit olup olmadığı sorusunu gündeme getirdi.
Kaynak: Mira Haber




Yorum yaz