“Milyonlarca Filistinliye bedeliz”: Kamera karşısında katliam tehdidi!

Soykırımcı İsrail’de yapılan bir röportajda yasadışı yerleşimcilerden biri, ırkçı olduklarını skandal sözlerle kabul etti

İşgal altındaki Batı Şeria’nın kuzeyinde, Nablus yakınlarındaki yasa dışı Havat Gilad karakolunda, Filistinlilere yönelik şiddeti savunan İsrailli avukat Yehuda Şimon, BBC muhabirine açık açık ırkçılığını kabul ederek “Bir Yahudi’nin hayatı 10 milyon Filistinli eder. Tanrı bizi seçtiği için siz kıskanıyorsunuz” dedi. 

BBC Ortadoğu muhabiri Lucy Williamson, 1 Ağustos 2026’da yayımlanan röportajında Şimon’la Havat Gilad’da konuştu. Karakol, İsrail’in kendi planlama izni bile olmadan kurulmuş, uluslararası hukuka göre yasa dışı bir “ön karakol” ve birkaç tepeye yayılmış baraka ve beton evlerden oluşuyor. En yakın Filistin köyleri ise bir milden yakın.

Konuşmanın tetikleyicisi, yaklaşık bir hafta önce yaşanan kanlı çatışmaydı. Havat Gilad’ın güvenlik görevlisi ve bir İsrail askeri öldürülmüş, olayda dört Filistinli de hayatını kaybetmişti. Ardından yerleşimciler Tal, Sarra, Jit ve Farata köylerine saldırmıştı. Şimon bu saldırıları “haklı intikam” olarak savundu:

“Bence şimdi, bir İsrailliyi öldürdükten sonra Tal ve Sarra’daki, hatta Jit ve Farata’daki tüm insanları öldürmemiz gerekiyor.”

Muhabir, “Bir Yahudi yaşamını yüzlerce hatta binlerce Filistinlinin yaşamıyla eş tutuyorsunuz” deyince yanıt daha da vahimdi:

“Hayır, milyonlarca. Bir Yahudi hayatı, 10 milyon [Filistinli] eder.”

Irkçılık iddiası karşısında da geri adım atmadı:

“Evet, biliyorum. Ama gerçek bu, çünkü Tanrı bizi seçti ve bu yüzden siz kıskanıyorsunuz.”

Filistinlilere karşı İsraillilere avukatlık yapıyor

Şimon, Filistinlilere yönelik şiddetle suçlanan katil İsraillileri savunan bir kuruluşta avukat olarak çalışıyor. Buna rağmen tek gerçek hukuku “Tevrat” olarak görüyor.

Uluslararası hukuku, İsrail’in askeri işgalini, BM kararlarını hiçe sayarak milyonlarca işgalci Yahudi’nin inandığı gibi “Tanrı bu toprakları bize verdi” diyor.

Filistinlilere sunduğu seçenekler ise soğukkanlı bir tehdit. Şimon’a göre ya İsrail egemenliği altında sessizce yaşayacaklar, ya da başka Arap veya Müslüman ülkelere göç edecekler.

“Barış istemiyorsanız ve gitmiyorsanız, sizi öldürmek zorundayım ve hepinizi öldürürüm.”

Bu yaklaşım, İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in 2017’deki planıyla çarpıcı benzerlik taşıyor: Filistinliler ya boyun eğecek, ya gidecek ya da öldürülecek.

BBC yine propaganda peşinde

BBC, röportajda açık açık belirtilmesine rağmen işgalci İsrail’in imajını korumak amacıyla bu görüşlerin birçok İsrailli tarafından reddedildiğini belirtiyor. Ancak gerçek sahada farklı.

Zira BM OCHA verilerine göre 2026’nın ilk yedi ayında Batı Şeria’da 64 Filistinli öldürüldü; en az 18’i yerleşimci saldırılarında. Aynı dönemde ise yalnızca 1 işgalci İsrailli hayatını kaybetti. Yerleşimci kaynaklı yaralanmalar da günde üçü aştı.

Yerleşimciler İsrail ordusu ve kendi silahlı güvenlik birimleri tarafından korunurken, Filistinliler askeri işgal, kontrol noktaları ve hareket kısıtlamaları altında yaşıyor.

Havat Gilad gibi yüzlerce yasa dışı karakol, resmi yerleşimlerle birlikte Batı Şeria’da yarım milyondan fazla İsrailliye ev sahipliği yapıyor. Uluslararası hukuk bunların tamamını yasa dışı sayıyor. İsrail ise toprağı “Tanrı’nın hediyesi” olarak görüyor ve fiili ilhakı hızlandırıyor.

Şimon’un sözleri bir skandal değil, itiraf. İşgalin, toprak gasbının ve sistematik şiddetin ideolojik omurgasını açıkça ortaya koyuyor. “Tanrı bizi seçti” iddiasıyla ırkçılığı meşrulaştıran, bir insanın hayatını milyonlarca insanın hayatından üstün tutan bu zihniyet, Batı Şeria’daki her yeni saldırının, her boşaltılan köyün, her yakılan tarlanın arkasında duruyor.

Kaynak: Mira Haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir