İçeriğe geç
8 Ekim 2026 | 27 Rebiülahir 1448 Perşembe 16:35
Türkiye

KYOK kararına rağmen… Suriyeli anne ve çocukları, “terörizm” suçlamasıyla mahkum!

Haber Merkezi 3 dk okuma
KYOK kararına rağmen… Suriyeli anne ve çocukları, “terörizm” suçlamasıyla mahkum!

Suriye uyruklu dört çocuk annesi Saba Muhammed Ali Jasim Jasim ve çocukları hakkında uygulanan G-87 tahdit kodları, ailenin yaklaşık 8 aydır devam eden idari gözetimiyle birlikte ciddi hukuki soru işaretlerini gündeme getirdi

Aile hakkında daha önce yürütülen adli soruşturma sonucunda Saba Muhammed Ali Jasim Jasim hakkında Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK) verildiği, bu kararın ardından kendisi hakkında tesis edilen sınır dışı kararının iptal edildiği ve idari gözetiminin sonlandırıldığı belirtiliyor. Buna rağmen anne hakkında ‘kamu güvenliği ve kamu düzeni’ gerekçesiyle G-87 tahdit kodu uygulanmaya devam etti.

saba jasimDaha da dikkat çekici olan ise aynı tahdit kodunun çocuklara da uygulanmış olması.

Mira Haber’in edindiği bilgilere göre anne Saba Muhammed Ali Jasim Jasim, yaklaşık 8 aydır Ankara Akyurt Geri Gönderme Merkezi’nde idari gözetim altında tutuluyor. Ayrıca çocuklar hakkında uygulanan G-87 kodunun gerekçesi ise ‘uluslararası terörizm’ suçlamasıyla ilişkilendiriliyor.

 

12 yaşındaki çocuğa dahi ‘uluslararası terörizm’ kodu

G-87 tahdit kodunun uygulandığı tarihte çocukların yaşları özellikle dikkat çekiyor. 01 Mayıs 2009 doğumlu Muhammed EL HASEN ve Safiye EL HASEN, kod uygulandığında 16 yaşındaydı. 11 Aralık 2013 doğumlu Taybe EL HASEN ise yalnızca 12 yaşındaydı.

image 2026 10 08 15 55 24

Ailenin verdiği bilgilere göre bu çocukların da ‘uluslararası terörizm’ kapsamında G-87 tahdit koduyla sisteme işlendiği belirtiliyor.

Burada cevap bekleyen temel soru ise son derece açık: 12 yaşındaki bir çocuğun hangi somut, bireyselleştirilmiş ve hukuken denetlenebilir olguya dayanılarak ‘uluslararası terörizm’ kapsamında değerlendirildiği açıklanabilecek mi?

Adsız tasarım (8)

Aynı şekilde 16 yaşındaki iki çocuk bakımından da G-87 kodunun hangi kişisel fiil, eylem, soruşturma veya somut güvenlik değerlendirmesine dayandığının ortaya konulması gerekiyor.

Anne hakkında KYOK verilmişken çocukların gerekçesi ne?

Dosyanın en dikkat çekici noktalarından biri de annenin adli sürecinin akıbeti. Zira Saba Muhammed Ali Jasim Jasim hakkında yürütülen adli soruşturmanın KYOK (Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar) kararıyla sonuçlandığı belirtiliyor. Başka bir ifadeyle, söz konusu soruşturma bakımından kamu davası açılmasını gerektirecek yeterli şüphe bulunmadığı yönünde karar verilmiş durumda.

Bu karar sonrasında anne hakkında tesis edilen sınır dışı kararının iptal edildiği ve idari gözetiminin sonlandırıldığı da aktarılıyor. Ancak buna rağmen daha sonra G-87 tahdit kodunun uygulanması ve ailenin uzun süreli idari gözetim sürecinde tutulması, kararların hangi yeni ve somut bilgi veya olgulara dayandığını sorgulatıyor.

Özellikle anne hakkında adli soruşturmanın KYOK ile sonuçlandığı bir tabloda, çocukların da ‘uluslararası terörizm’ gerekçesiyle tahdit koduna tabi tutulmasının ayrıca ve bireysel olarak açıklanması gerekmektedir.

Ailenin en büyük kızı da kodlandı

Ailenin en büyük kızı Meymune EL HASEN ise 21 Aralık 2003 doğumlu. Meymune hakkında aktarılan bilgilere göre geçmişte yalnızca tanık sıfatıyla ifadesine başvuruldu. Ayrıca hakkında bilinen herhangi bir ceza mahkûmiyeti bulunmadığı belirtiliyor.

Buna rağmen kendisine de kamu güvenliği gerekçesiyle G-87 tahdit kodu uygulandığı ifade ediliyor. Bu durum, ailedeki her bir birey açısından tahdit kararlarının hangi kişisel bilgi ve delillere dayandığının açıklanması gereğini daha da önemli hale getiriyor.

Zira ‘güvenlik’ gerekçesiyle alınan idari tedbirlerin varlığı, tek başına kişiye yönelik somut ve bireyselleştirilmiş gerekçelerin ortaya konulması gerekliliğini ortadan kaldırmıyor.

Çocukların üstün yararı nerede?

Dosyanın bir diğer kritik boyutunu ise çocukların durumu oluşturmakta. Zira 12 ve 16 yaşındaki çocukların ‘uluslararası terörizm’ kapsamında değerlendirilerek G-87 tahdit koduna tabi tutulması, çocukların temel haklarını hiçe sayıyor. Nitekim çocukların eğitim hakkı, sağlık hizmetlerine erişimi, aile bütünlüğü ve gelişimleri açısından ihtiyaç duydukları sosyal çevre ile ilişkileri göz önünde bulundurulmak zorunda.

Ailenin yaşadığı süreçte cevap bekleyen soruların başında ise G-87 tahdit kodlarının dayanağı geliyor. Anne hakkında KYOK kararı bulunmasına rağmen hangi yeni bilgi veya delilin G-87 uygulamasına esas alındığı, çocuklar hakkında hangi bireysel değerlendirmelerin yapıldığı ve özellikle 12 yaşındaki Taybe EL HASEN’in hangi somut gerekçeyle ‘uluslararası terörizm’ kapsamında değerlendirildiği açıklanmalıdır.

16 yaşındaki Muhammed EL HASEN ve Safiye EL HASEN bakımından da aynı sorular geçerlidir. Güvenlik gerekçesiyle alınan idari kararların varlığı, çocukların bireysel durumlarının değerlendirilmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmamalıdır.

Anne hakkında verilen KYOK kararının, sonrasında sınır dışı kararının iptal edilmesinin ve idari gözetimin sonlandırılmasının ardından ortaya çıkan yeni hukuki durumun açıkça değerlendirilmesi; çocuklar bakımından ise her bir çocuk için ayrı ayrı hangi somut gerekçelerin bulunduğunun ortaya konulması gerekiyor.

Özellikle 12 yaşındaki Taybe EL HASEN ile 16 yaşındaki Muhammed EL HASEN ve Safiye EL HASEN hakkında ‘uluslararası terörizm’ kapsamında G-87 tahdit kodu uygulanmasının hangi kişisel ve somut olgulara dayandığı kamuoyuna açıklanmalıdır.

Bir anne hakkında KYOK kararı verilmişken, 12 ve 16 yaşındaki çocukların hangi gerekçeyle ‘uluslararası terörizm’ kapsamında işaretlendiği sorusu cevapsız bırakılmamalıdır.

Kaynak: Mira Haber

İlginizi Çekebilir

Yorum yaz

E-posta adresiniz yayımlanmaz.