Kınamaların gölgesinde İsrail: “Hiçbir cepheden geri çekilmiyoruz”

Katil İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, Lübnan’ın güneyindeki askeri mevzileri ziyareti sırasında İsrail ordusunun hem Lübnan’da hem de Suriye’de kontrol ettiği bölgelerden çekilmeyeceğini açıkladı
Soykırımcı İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, 14 Ekim’de Lübnan’ın güneyine gerçekleştirdiği işgal ziyareti sırasında, İsrail ordusunun Suriye ve Lübnan topraklarında oluşturduğu ileri güvenlik bölgelerinden çekilmeyeceğini yineledi. Başbakan Binyamin Netanyahu ile birlikte bu bölgeleri elde tutma konusunda kararlı olduklarını belirten Katz, söz konusu askeri varlığı İsrail’in kuzeyindeki Celile bölgesinde yaşayanları ve işgal altındaki Golan Tepeleri’ndeki nüfusu koruma gerekçesiyle savundu.
Ancak açıklamanın ortaya koyduğu tablo, yalnızca sınır güvenliği tedbirlerinin devamından ibaret değil. İsrail yönetimi, komşu ülkelerin topraklarında kurduğu askeri mevzileri korumakta ısrar ederken, bu bölgelerden çekilmeyi kendi belirlediği güvenlik şartlarının yerine getirilmesine bağlıyor.
Lübnan’da kontrol alanını genişletme tehdidi
Katz’ın açıklamalarındaki en dikkat çekici bölüm, Hizbullah’a yönelik yeni saldırı ve toprak kaybı tehdidi oldu. İsrail Savunma Bakanı, Hizbullah’ın İran’ın İsrail’e yönelik olası saldırılarına katılması durumunda örgütün ağır bir askeri darbeyle karşılaşacağını ve Lübnan‘ın güneyinde daha fazla toprak kaybedeceğini söyledi.
Katz, böyle bir senaryoda İsrail’in kontrol alanını Nebatiye ve Litani Nehri çevresine kadar genişletebileceğini belirterek kara harekâtına hazır oldukları mesajını verdi. Böylece İran ile yaşanabilecek olası bir çatışmanın, Lübnan topraklarındaki İsrail askeri varlığının genişletilmesi için gerekçe olarak kullanılabileceği ortaya konuldu.
Söz konusu açıklamalar, Lübnan’daki mevcut askeri varlığın korunmasının yanı sıra yeni bölgelerin de işgal ordusunun kontrolüne alınabileceği yönünde bir tehdit içeriyor. Bununla birlikte, açıklanan genişleme henüz gerçekleşmiş bir gelişme değil; Katz’ın dile getirdiği olası bir askeri senaryo.
ABD destekli anlaşmaya rağmen çekilme belirsizliği
İsrail’in Lübnan’daki askeri varlığı, ABD’nin desteğiyle yürütülen güvenlik görüşmelerinin de temel anlaşmazlık başlıklarından biri. Taraflar arasında Haziran 2026’da üzerinde uzlaşılan çerçeve, Lübnan ordusunun belirlenen bölgelerde güvenliği devralmasını, devlet dışı silahlı grupların silahsızlandırılmasını ve bu süreçle bağlantılı olarak İsrail güçlerinin aşamalı biçimde çekilmesini öngörüyor.
İsrail yönetimi ise çekilmeyi Hizbullah’ın askeri kapasitesinin ortadan kaldırılması ve güvenlik tehditlerinin giderilmesi şartına bağlıyor. Lübnan tarafı, İsrail askerlerinin çekilmesini ve ülkenin egemenliğinin yeniden tesis edilmesini talep ediyor.
Washington’dan daha önce yapılan açıklamalarda da Lübnan’ın güneyinde kalıcı bir İsrail askeri varlığının üzerinde uzlaşılan çerçeveyle bağdaşmadığı yönünde itirazlar dile getirildi. Buna rağmen Katz’ın son açıklaması, İsrail’in çekilme konusunda yeni bir taahhütte bulunmadığını ve işgal varlığını sürdürmekte kararlı olduğunu gösteriyor.
Suriye’de de aynı politika: 1974 anlaşması tartışması
İsrail’in Suriye’deki askeri varlığı da benzer bir güvenlik gerekçesiyle savunuluyor. Beşşar Esed yönetiminin Aralık 2024’te devrilmesinin ardından İsrail ordusu, 1974 tarihli İsrail-Suriye Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması kapsamında oluşturulan ayrıştırma bölgesine girdi ve burada askeri mevziler kurdu.
İsrail, bu adımların güney Suriye’den gelebilecek saldırıları önlemek amacı taşıdığını savunuyor. Katz da daha önce yaptığı açıklamalarda, kendilerince tanımlanan güvenlik tehditleri devam ettiği sürece Hermon Dağı ve çevresindeki güvenlik bölgesinden çekilmeyeceklerini bildirmişti.
Birleşmiş Milletler’in değerlendirmeleri ise bu askeri varlığın hukuki boyutuna dikkat çekiyor. BM raporlarında İsrail’in ayrıştırma bölgesindeki varlığını sürdürdüğü, askeri mevzilerini güçlendirdiği ve bölgedeki sivil yaşamı etkileyen uygulamalarda bulunduğu belirtiliyor. BM, söz konusu faaliyetleri 1974 tarihli anlaşmanın ihlalleri çerçevesinde ele alıyor.
Kaynak: Mira Haber




Yorum yaz