İran ile ABD arasında aylardır süren temaslarda şimdiye kadarki en somut ilerleme kaydedildi
Tahran yönetimi, iki ülkenin bir mutabakat zaptı imzalamaya her zamankinden daha yakın olduğunu açıklarken, hem Washington hem de Tahran kamuoyuna anlaşmayı kendi diplomatik başarısı olarak sunmaya çalışıyor.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “İslamabad Mutabakat Zaptı hiçbir zaman bugünkü kadar yakın olmamıştı. Nihai hale getirilene kadar medyanın içeriğe ilişkin spekülasyonlardan kaçınması gerekiyor” ifadelerini kullandı. ABD Başkanı Donald Trump da Arakçi’nin açıklamasını paylaşarak sürecin önemine dikkat çekti.
Trump yönetimine göre mutabakat zaptının imzalanması halinde taraflar arasında 60 günlük yeni bir süreç başlayacak ve bu dönemde anlaşmanın teknik ayrıntıları üzerinde müzakereler yürütülecek.
Ancak anlaşmanın içeriği konusunda taraflardan gelen açıklamalar birbirinden oldukça farklı. İran’ın Mehr Haber Ajansı, taslak metnin İran’a ait 24 milyar dolarlık dondurulmuş varlığın serbest bırakılmasını sağlayacağını ve Hürmüz Boğazı üzerindeki İran kontrolünü teyit edeceğini öne sürdü.
Trump: “Kendinize çeki düzen verin”
Buna sert tepki gösteren Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda İran tarafından medyaya sızdırılan şartların üzerinde uzlaşılan metinle hiçbir ilgisinin bulunmadığını savundu. Trump, “İran’ın sahte medyaya sızdırdığı şartların, yazılı olarak kabul edilen şartlarla hiçbir alakası yok. Bunlarla müzakere etmek gerçekten onur kırıcı. Kendilerine çeki düzen vermeleri gerekiyor, hem de hızlı bir şekilde” ifadelerini kullandı.
Buna rağmen İranlı üst düzey bir kaynak, Mehr’in haberini doğrulayarak taslak anlaşmanın İran petrolüne yönelik yaptırımların kaldırılmasını, milyarlarca dolarlık İran fonlarının serbest bırakılmasını ve Lübnan dahil tüm cephelerde çatışmaların sona erdirilmesini içerdiğini söyledi.
Washington cephesinden gelen açıklamalar ise farklı bir tablo ortaya koyuyor. Trump yönetiminden üst düzey bir yetkili, İran’ın beş temel şartı kabul ettiğini öne sürdü. Buna göre İran’daki nükleer materyalin imha edilmesi ve ülke dışına çıkarılması planlanırken, İran’a ait dondurulmuş fonların ise anlaşma şartları tam olarak yerine getirilmeden serbest bırakılmayacağı ifade edildi.
Aynı yetkili, Hürmüz Boğazı’nın yeniden tam anlamıyla açılacağını ve İran’ın Hizbullah gibi bölgesel müttefiklerine mali destek sağlamayacağını da savundu. Yetkili, “Bu performansa dayalı bir anlaşma. İran’ın kabul ettiği şartlar bunlar” dedi.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance da tartışmaya katılarak anlaşmaya ilişkin çok sayıda yanlış bilginin dolaşıma sokulduğunu söyledi. Vance, “İran’ın herhangi bir nakit ödeme alacağı ya da yalnızca anlaşmayı imzaladığı için fonlarının serbest bırakılacağı yönündeki iddialar doğru değil” açıklamasında bulundu.
Tarafların açıklamalarında dikkat çeken ortak noktalardan biri ise Lübnan meselesi oldu. Hem Amerikan hem de İran kaynakları, olası ateşkes düzenlemesinin Lübnan’ı da kapsayacağını belirtiyor. İran uzun süredir Lübnan’ın herhangi bir bölgesel ateşkes anlaşmasının dışında bırakılmasına karşı çıkıyordu.
Pakistan’dan açıklama
Anlaşmanın ayrıntıları konusunda görüş ayrılıkları sürse de sürecin arabulucularından Pakistan’dan gelen açıklamalar dikkat çekti. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, tarafların nihai barış metni üzerinde uzlaştığını belirterek, “Barış anlaşmasının son hali üzerinde mutabakata varıldığını doğrulayabiliriz. Pakistan şimdi sonraki adımların tamamlanması için her iki tarafla yakın temas halinde çalışıyor” dedi.
Şerif ayrıca, “Barış hiç olmadığı kadar yakın” ifadelerini kullanarak anlaşmanın sonuçlanacağına yönelik beklentileri güçlendirdi.
Piyasalarda da iyimser hava etkisini gösterdi. İran ile ABD arasında daha kapsamlı müzakerelerin başlayabileceği beklentisiyle petrol fiyatları gerilerken, küresel borsalarda yükseliş yaşandı. Yatırımcılar özellikle İran’ın nükleer programı ve dünya enerji ticaretinin yaklaşık dörtte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı konularında kalıcı bir uzlaşma ihtimaline odaklandı.
Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada tarafların anlaşmaya çok yaklaştığını ve imza töreninin Avrupa’da düzenlenebileceğini söylemişti. Daha önce de benzer açıklamalar yapan Trump’ın sözleri birçok kez sonuçsuz kalmış olsa da son gelişmeler bu kez sürecin daha ileri bir aşamaya ulaştığına işaret ediyor.
Bu değerlendirmeyi destekleyen bir diğer gelişme ise İsviçre’den geldi. İsviçre Dışişleri Bakanlığı, hem Washington hem de Tahran ile temas halinde olduklarını açıklayarak, tarafların kabul etmesi halinde olası imza törenine ev sahipliği yapmayı teklif ettiklerini duyurdu.
Amerikalı üst düzey bir yetkili ise gazetecilere yaptığı değerlendirmede anlaşmanın birkaç gün içerisinde imzalanabileceğini söyledi. Aynı yetkili, sabah saatlerinde anlaşmanın gerçekleşme ihtimalini yüzde 75 olarak gördüğünü ancak gün içerisinde ilerleme kaydedildiğini belirterek, “Şu anda bu oran yüzde 80 ila 85 seviyesine yükselmiş durumda. Ancak henüz yüzde 100 değil” ifadelerini kullandı.
Kaynak: Mira Haber, MEE
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
