İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ülkesinin Ortadoğu’da askeri olarak “aktif” olduğunu duyurdu
Britanya acil durum komitesi Cobra’yı toplayan Starmer, İngiliz kuvvetlerinin “bölgesel savunma operasyonları” yürüttüğünü ve müttefikleri korumak üzere devrede bulunduğunu açıkladı.
Ancak aynı açıklamada Londra’nın, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında hiçbir rol almadığı özellikle vurgulandı.
Başbakan, İngiltere’nin bölgedeki askeri kapasitesini son dönemde güçlendirdiğini belirterek, “Uçaklarımız bugün havada. İnsanlarımızı, çıkarlarımızı ve müttefiklerimizi korumak için koordineli savunma görevleri icra ediyoruz” dedi. Starmer, bunun uluslararası hukuk çerçevesinde yapıldığını savundu.
İran’a sert çıkış
Starmer, İran yönetimini “tam anlamıyla iğrenç” olarak nitelendirdi ve İngiltere’deki muhalifler ile Yahudi topluluğa yönelik “doğrudan tehdit” oluşturduğunu iddia etti. Londra’nın temel hedefinin İran’ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu söyleyen Starmer, bu konuda ABD ile aynı çizgide olduklarını açıkça ifade etti.
Öte yandan ABD-İsrail saldırılarını eleştirmekten kaçınan Başbakan, buna karşılık İran’ın bölgedeki “çatışmaya taraf olmayan ortaklara” yönelik saldırılarını kınadı.
Bölgedeki İngiliz askeri varlığı
Ocak sonunda İngiltere, Katar’ın davetiyle Doha yakınlarındaki El Udeyd Hava Üssü’ne bir filo Eurofighter Typhoon konuşlandırmıştı. Savunma Bakanlığı, Katar ile oluşturulan ortak “No 12 Filo”nun bölgedeki savunma kapasitesini artıracağını duyurmuştu.
Bu savaş uçaklarının, İran’ın Shahed-136 tipi insansız hava araçlarını düşürebilecek kabiliyette olduğu belirtiliyor. Uzmanlara göre bu adım, olası bir İran misillemesine karşı ön hazırlık anlamı taşıyordu.
İngiltere’nin ayrıca Bahreyn’de deniz destek tesisi; Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Umman ve Kıbrıs’ta hava üsleri bulunuyor. Körfez’deki enerji ve ticaret hatlarının güvenliği Londra açısından kritik görülüyor. Özellikle Hürmüz Boğazı ve Süveyş Kanalı’nın açık kalması, İngiliz çıkarlarının merkezinde yer alıyor.
Diego Garcia gerilimi
Son haftalarda Washington ile Londra arasında dikkat çeken bir başlık ise Hint Okyanusu’ndaki Diego Garcia üssü oldu. ABD ile ortak kullanılan bu üs, İran’a yaklaşık 5.300 kilometre mesafede ve Amerikan bombardıman uçakları için stratejik bir sıçrama tahtası niteliğinde.
Ancak ABD’nin bu üssü İran’a saldırı için kullanabilmesi, Britanya hükümetinin onayına bağlı. Geçtiğimiz hafta Starmer’ın, Diego Garcia veya Gloucestershire’daki RAF Fairford üssünün İran’a yönelik saldırılarda kullanılmasına izin vermediği bildirilmişti.
İran’ın Shahed-136 kamikaze dronlarının menzilinin Diego Garcia’ya ulaşabileceği ve adada yaklaşık 4.000 kişinin –çoğunluğu ABD askeri personeli– bulunduğu hatırlatılıyor.
Bu süreçte muhalefetten baskı da yükseldi. Reform UK lideri Nigel Farage ve Muhafazakâr Parti lideri Kemi Badenoch, ABD’nin İngiliz üslerini kullanmasına izin verilmesi çağrısında bulundu. Buna karşılık Yeşiller Partisi lideri Zack Polanski, ABD ve İsrail’i “hukuksuz ve kışkırtılmamış bir saldırı” düzenlemekle suçladı ve Londra’nın Washington ile “fazla içli dışlı ilişkisini” gözden geçirmesi gerektiğini savundu.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.