“Önce Etiketle, Sonra Delil Ara”.. Müslümanlara Yönelik “IŞİD” Operasyonları ve Dinmeyen Hak İhlalleri
Türkiye’de terörle mücadele adı altında yürütülen operasyonlar, son yıllarda hukuk sınırlarını aşarak inançlı kesimleri sindirme aracına dönüşmüş durumda. Özellikle hiçbir aşırılıkçı fikirle örgütsel ya da fikirsel bağı bulunmayan, dernek – vakıf yöneticisi, üyesi ya da İslam’a davet çalışmaları içinde olan yüzlerce kişi, şafak baskınlarıyla gözaltına alınıyor, “IŞİD” çuvalına atılarak aylarca yargı önüne çıkarılmadan hapishanelerde tutuluyor. Bazı emniyet güçleri, haklarında hiçbir suç sabit olmayan bu kişileri, -kadın erkek ayırt etmeksizin- azılı birer katilmiş gibi kafalarına bastırıp zorla öne eğerek gözaltına alıyor. Kamuoyunda yükselen sesler, 90’lı yılların “İrtica” etiketli zulümlerinin, bugün biçim değiştirerek “IŞİD” kılıfıyla hortlatıldığına dikkat çekiyor.
Sistem, Muvahhid Müslümanları “Terör” Etiketiyle İtibarsızlaştırılıyor
Neredeyse her gün Türkiye’nin çeşitli illerinde eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda yüzlerce kişi gözaltına alınıyor. Sosyal medyada ve insan hakları platformlarında dile getirilen en sert tepki; iktidarın elindeki gücü, kendisine biat etmeyen toplumsal kesimleri bastırmak için kullandığı yönünde. Siyasi muhaliflerin “FETÖ” ile, dindar/muhalif kesimlerin ise “IŞİD” etiketiyle susturulmaya çalışıldığına dikkat çekiliyor.
Buradaki asıl amacın, sisteme muhalif Müslümanları yaftalayarak toplum nezdinde itibarsızlaştırmak, yalnızlaştırmak ve çevrelerine “Bu insanlardan uzak durun” mesajı vermek olduğu vurgulanıyor. “Önce tutukla, sonra delil ara” mantığıyla çalışan bu zulüm, geride telafisi zor insani dramlar bırakıyor.
Zulmün Somut Örneği: Muhammed Beyaz’ın 5 Aylık Dramı
Bu mekanizmanın ne kadar acımasız işlediğini gösteren en taze örnek, aylarca hapsedildikten sonra ilk duruşmasında tahliye edilen Muhammed Beyaz oldu. Yüzlerce benzer mağdur gibi, haksız bir “IŞİD” suçlamasıyla karşı karşıya kalan Beyaz’ın yaşadıkları, adalet sisteminin geldiği noktayı özetliyor. Muhammed Beyaz, bu süreçte yaşadıklarını X hesabından şu sözlerle paylaştı:
İlk gün, ameliyatlı bir şekilde ve ağzımda dikişlerle gözaltına alındım. Tedavi sürecim gecikti. Yirmi günün sonunda temin edebildiğimiz plastik bir cımbız ve tıraş bıçağıyla kendi imkânlarımızla müdahale etmek zorunda kaldık. Bu süreçlerde 10 kilo kaybım oldu. Aynı şekilde eşim ve annem de ciddi sağlık problemleri yaşadılar. Babam ise yaşananlara fazla dayanamayarak kalp krizi geçirdi. Çocuklarım kapı seslerinden ürküyor; hatta şu anda bile yanımdan ayrılmak istemiyorlar. Dosyanın içeriği izah ve ispat edilebilir ticari faaliyetlerden, yani IBAN hareketlerinden ibarettir. Soruşturmada herhangi bir suç unsuru bulunmamaktadır. Anlattıklarım, yaşadığımız mağduriyetin belki de yüzde biri bile değildir. Fakat Allah Subhânehu ve Teâlâ her şeyi gördü, melekleri de yazdı.
5 ay boyunca “terörist” ilan edilerek hapsedilen Muhammed Beyaz hakkında tek bir somut delil veya suç unsuru bulunamadı ve çıkarıldığı ilk mahkemede serbest bırakıldı.
Muhammed Beyaz’ın ilk duruşmada tahliye edilmesi, benzer durumdaki kişiler hakkındaki iddiaların ne denli içi boş olduğunu kanıtlarken, pek çok tutuklu ve ailelerinin, haksız ithamlarla mağdur edildiğini ortaya koyuyor. Türkiye’de binlerce Müslüman, benzer hukuki dayanaktan yoksun operasyonlarla bazen çok daha acı şekilde sindirilmeye çalışılıyor. Kamuoyu, bu “terör” sopasının masum insanların üzerinden çekilmesini ve asılsız suçlamalarla yürütülen bu sistematik zulmün derhal son bulmasını talep ediyor.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
