Ekran görüntüsü 2026 07 01 110337

Doğu Türkistan’da yeni zulüm perdesi: Çin zulüm yasasını derinleştiriyor!

Çin’in Doğu Türkistan’da yıllardır sürdürdüğü baskı ve asimilasyon politikaları, yeni bir yasal düzenlemeyle daha da kurumsallaşacağı yönündeki endişeleri artırdı. 1 Temmuz’da yürürlüğe giren “Etnik Birlik ve Gelişmeyi Destekleme Yasası”, Uygur temsilcileri ve uluslararası insan hakları savunucuları tarafından, Pekin’in etnik ve dini kimlikleri sistematik biçimde ortadan kaldırma politikasına hukuki meşruiyet kazandıran yeni bir adım olarak değerlendiriliyor.

Cenevre’de düzenlenen Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi oturumunda söz alan Uygur temsilcileri, uluslararası topluma çağrıda bulunarak söz konusu yasanın iptal edilmesi için Çin üzerinde baskı kurulmasını istedi. İnsan hakları savunucuları, “etnik birlik” söylemiyle sunulan düzenlemenin gerçekte Uygurların dili, kültürü, dini ve milli kimliğini hedef alan zorla asimilasyon politikalarını daha da derinleştireceğini belirtiyor.

Eleştirilerin odağındaki maddelerden biri de Çin’in yabancı kişi ve tüzel kişileri belirli şartlar altında yargılayabilmesine imkân tanıyan hüküm oldu. Hukuk uzmanları, bu düzenlemenin yalnızca ülke içindeki baskıyı artırmakla kalmayıp sınır aşan hukuki baskı mekanizmalarına da kapı aralayabileceği uyarısında bulunuyor.

Dünya Uygur Kongresi Başkan Yardımcısı Zumret Aykin, BM kürsüsünden yaptığı açıklamada, Pekin yönetiminin amacının yalnızca bugünkü nesli değil, gelecek kuşakları da hedef almak olduğunu söyledi. Aykin, yeni yasanın Uygur halkının kimliğini, kültürel mirasını ve İslami inancını tamamen silmeyi amaçlayan uzun soluklu bir politikanın parçası olduğunu ifade etti.

Uluslararası kamuoyunda uzun yıllardır Çin’in Doğu Türkistan’da milyonlarca Uyguru keyfi gözaltılara maruz bıraktığı, aileleri parçaladığı, dini ibadetleri kısıtladığı, camileri ve tarihi eserleri yıktığı, çocukları ailelerinden ayırarak devlet kontrolündeki kurumlarda asimilasyona tabi tuttuğu yönündeki veriler ciddi endişe kaynağı olmaya devam ediyor. İnsan hakları örgütleri, Pekin’in bu uygulamalarını “kültürel yok etme” ve ağır insan hakları ihlalleri olarak nitelendirirken, Çin yönetimi tüm gerçekleri reddediyor.

Pekin ise yeni yasanın toplumsal istikrarı güçlendirdiğini ve etnik azınlıkların haklarını koruduğunu savunuyor. Çin Adalet Bakan Yardımcısı Hu Weiye, tartışmalı düzenlemenin “uluslararası uygulamalara uygun” olduğunu öne sürdü.

Ancak Uygur temsilcileri, yeni yasanın yalnızca bir hukuk metni olmadığını, Doğu Türkistan’da yıllardır devam eden baskı ve asimilasyon politikalarını kalıcı hale getirme girişimi olduğunu belirterek, Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplumu sessiz kalmamaya çağırdı.

Kaynak: Mira Haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir