Suriye, ABD yaptırımlarının kaldırılması adına yıllardır Rusya’dan temin ettiği petrolü büyük ölçüde bırakmaya hazırlanıyor
Suriye, yaklaşık yarım asırdır ABD’nin “Terörü Destekleyen Devletler” listesinde yer alıyor. Bu statü, ülkenin uluslararası finans sistemine erişimini kısıtlıyor, yabancı yatırımları engelliyor ve ekonomik toparlanmasının önündeki en büyük engellerden biri olarak görülüyor.
Şimdi ise Şam yönetimi, bu statüden kurtulabilmek için dikkat çekici bir adım atmaya hazırlanıyor.
Reuters‘ın diplomatik kaynaklara dayandırdığı özel haberine göre, Suriye hükümeti, ABD ile yürütülen temaslarda Rusya’dan petrol ithalatını önemli ölçüde azaltmaya hazır olduğunu Washington’a iletti.
Her ne kadar bu adım ABD tarafından resmi bir ön koşul olarak sunulmasa da, Amerikalı yetkililer bunun Suriye’nin “Terörü Destekleyen Devletler” listesinden çıkarılma sürecini ciddi şekilde hızlandırabileceğini ifade etti.
Esad rejimi sonrası yeni dönem
Aralık 2024’te Beşşar Esad rejiminin devrilmesinin ardından Suriye’de siyasi dengeler değişirken, ABD de Şam’a yönelik yaptırımların önemli bir bölümünü kaldırdı. Ancak 1979’dan bu yana yürürlükte olan “Terörü Destekleyen Devlet” statüsü yürürlükte kalmaya devam etti.
Bu statü nedeniyle Suriye uluslararası bankacılık sistemine tam erişemiyor, batılı yatırımcı çekmekte zorlanıyor, dolar bazlı işlemlerde ciddi engellerle karşılaşıyor ve Dünya Bankası ve birçok uluslararası finans kuruluşundan kaynak sağlamakta güçlük çekiyor.
Dolayısıyla bu listenin kaldırılması, siyasi ve ekonomik açıdan Suriye hükümeti için önem taşıyor.
Trump süreci başlattı
8 Temmuz 2026’da ABD Başkanı Donald Trump, Kongre’ye Suriye’nin “Terörü Destekleyen Devletler” listesinden çıkarılması yönündeki niyetini resmen bildirdi. ABD yasalarına göre bu bildirimin ardından 45 günlük zorunlu inceleme süreci başladı.
Bu süreçte Washington yönetimi Kongre’ye Suriye’nin son dönemde uluslararası terörizmi desteklemediği ve elecekte de böyle bir destek vermeyeceğine dair güvence vermekle yükümlü.
İnceleme olumlu sonuçlanırsa, Suriye yaklaşık 47 yıl sonra bu listeden çıkarılabilecek.
Petrol diplomasisinin merkezinde Rusya
Esad yönetiminin çöküşü sonrasında İran‘ın Suriye’ye petrol sevkiyatları büyük ölçüde durdu. Ortaya çıkan boşluğu ise Rusya doldurdu.
Reuters‘ın aktardığı verilere göre Rusya’nın Suriye’ye petrol sevkiyatları 2026 yılında yaklaşık %75 arttı, günlük sevkiyat 60 bin varil seviyesine ulaştı. Böylece Moskova, Suriye’nin en büyük petrol tedarikçisi haline geldi.
Bu miktar Rusya’nın toplam petrol ihracatı içinde oldukça küçük bir pay oluşturuyor. Ancak enerji üretimi sınırlı olan Suriye için hayati önem taşıyor.
Diplomatik kaynaklara göre Washington’un amacı yalnızca Rus petrolünün Suriye’ye girişini azaltmak değil.
ABD bu adımla aynı zamanda Rusya’nın Suriye ekonomisi üzerindeki etkisini sınırlandırmayı, Şam yönetimini Batı ekonomisine entegre etmeyi, ülkenin yeniden inşa sürecini Batılı yatırımcılarla yürütmeyi ve Moskova’nın Doğu Akdeniz’deki stratejik nüfuzunu zayıflatmayı hedefliyor.
Bu nedenle Rus petrolüne bağımlılığın azaltılması, Washington tarafından önemli bir güven artırıcı adım olarak değerlendiriliyor.
Moskova neden Suriye’den vazgeçmek istemiyor?
Rusya açısından Suriye yalnızca bir enerji pazarı değil. Zira Moskova bugün ülkedeki etkisini petrol sevkiyatları, tahıl ihracatı, lojistik destek ve Akdeniz’deki Tartus deniz tesisindeki varlığı üzerinden sürdürüyor.
Dolayısıyla Rus petrolünün yerini farklı tedarikçilerin alması, Moskova’nın Suriye üzerindeki ekonomik ve stratejik nüfuzunu da zayıflatabilecek bir gelişme olarak görülüyor.
Reuters’ın görüştüğü ABD’li kaynaklar önemli bir ayrıntının altını çiziyor. Buna göre Rus petrolünden vazgeçilmesi, Suriye’nin listeden çıkarılması için resmi bir şart değil. Ancak Washington’daki değerlendirmelerde bunun son derece olumlu karşılanacağı ve karar sürecini kolaylaştıracağı ifade ediliyor.
Başka bir ifadeyle, Şam yönetimi Rusya’ya olan enerji bağımlılığını azaltarak ABD nezdinde güven oluşturmayı hedefliyor.
Suriye yeni enerji ortakları arıyor
Şam yönetimi bu süreçte alternatif petrol kaynakları üzerinde de çalışıyor.
Batılı enerji şirketleri ve farklı uluslararası tedarikçilerle görüşmeler yürütüldüğü, böylece Rus petrolüne olan bağımlılığın kademeli olarak azaltılmasının planlandığı belirtiliyor.
Sonuç olarak ortada “Rus petrolünü bırak, listeden çık” şeklinde imzalanmış resmi bir anlaşma bulunmuyor. Ancak diplomatik temaslar, Suriye’nin uluslararası sisteme yeniden entegre olabilmek için önemli tavizler vermeye hazır olduğunu gösteriyor.
Eğer Kongre’deki 45 günlük inceleme olumlu sonuçlanırsa, Suriye 1979’dan bu yana ilk kez ABD’nin “Terörü Destekleyen Devletler” listesinden çıkarılabilir.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
