Doğu Türkistan’da Demografik Kırım: Bir Ulusun Nesli Sistematik Olarak Kurutuluyor
Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde “aile planlaması” maskesi altında yürüttüğü uygulamalar, artık bir politika değil, modern çağın en sistematik demografik soykırımı haline gelmiş durumda. Kağıt üzerinde “istikrar” vaat eden Pekin yönetimi, gerçekte Uygur Müslümanlarının varlığını biyolojik olarak sona erdirmeyi hedefleyen bir imha süreci yürütüyor.
Rakamlarla Gizlenemeyen Vahşet
Resmi Çin istatistikleri bile, bölgede uygulanan şiddetin boyutlarını gizleyemiyor. 2015-2018 yılları arasında, Uygur nüfusunun kalbi sayılan Hotan ve Kaşgar gibi bölgelerde doğum oranları %60’ın üzerinde bir çöküş yaşadı. Bölge genelindeki %48,7’lik bu dramatik düşüş, doğal bir nüfus hareketliliği değil; bir toplumun geleceğinin devlet eliyle karartıldığının en somut kanıtıdır.
“Gönüllü” Maskesi Altında Zorbalık
Pekin’in “daha etkin aile planlaması” ve “kadın hakları” iddiaları, sahada yaşanan dehşetle taban tabana zıt. Bağımsız araştırmacıların ve BM raporlarının ortaya koyduğu tablo kan dondurucu, on binlerce Uygur kadını, hapis ve toplama kampı tehdidi altında kısırlaştırılıyor.
İlaç ve RİA Dayatması: Kadınlar, yan etkileri bilinmeyen ilaçları kullanmaya veya rahim içi araç (RİA) taktırmaya mecbur bırakılıyor; bu işlemleri reddedenler “radikallik” suçlamasıyla kamplara gönderiliyor.
Devlet Eliyle Kürtaj: Kota aşımı gerekçesiyle hamileliğinin son evresinde olan kadınlara bile zorla kürtaj uygulandığı, tanık ifadeleri ve resmi belgelerle kanıtlanmış durumda.
Modern Bir Soykırımın Anatomisi
Çin’in Uygur kadınlarına yönelik %80’e varan bu müdahale oranı, meselenin sadece “nüfus kontrolü” olmadığını, bir etnik kimliğin kökünü kurutma amacı taşıdığını tescilliyor. Toplama kampları, kültürel asimilasyon ve köle işçilikle birleşen bu “doğum engelleme” stratejisi, Uygur toplumunu zamana yayılmış bir yok oluşa sürüklüyor.
“Bu, mermi kullanılmadan yürütülen bir katliamdır; bir ulusun yarınlarını daha doğmadan ellerinden almaktır.”
Vicdanların Sınandığı Nokta
Uluslararası toplumun cılız kınamaları ve ekonomik çıkarların gölgesinde kalan sessizliği, Çin’in bu pervasızlığını beslemeye devam ediyor. Uygur diasporasının “yavaş bir soykırım” olarak nitelendirdiği bu süreç, insanlık onurunun bir parçası olan yaşama hakkının topyekûn ihlali olarak görülüyor.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
