İşgalci İsrail, Lübnan’ın güneyindeki bir köydeki bazı evleri patlayıcılarla döşeyerek “ölen bir askerin anısına” havaya uçurdu
Aşırı sağcı faşist gazeteci Yinon Magal, İsrail ordusuna bağlı 7106. Tabur’un, Kfar Kila köyünde bir evi uzaktan hedef alarak imha ettiğini açıkladı. Magal, patlamanın bir gün önce çalan sirenler sırasında, hafta sonu ölen bir asker için “anı niteliğinde” gerçekleştirildiğini ifade etti.
Ölen askerin, Aşdod kentinden 31 yaşındaki Lidor Porat olduğu belirtildi. Porat’ın, birliğinin büyük ihtimalle Hizbullah tarafından yerleştirildiği düşünülen patlayıcıya çarpması sonucu öldüğü bildirilmişti. Bu olayla birlikte, 28 Şubat’tan bu yana Lübnan’da hayatını kaybeden işgalci asker sayısı 15’e yükseldi.
Her ne kadar İsrail ile Hizbullah arasında ateşkes ilan edilmiş olsa da sahadaki gerçeklik bu açıklamalarla örtüşmüyor. Ateşkesin yürürlüğe girdiği belirtilen Cuma gününden bu yana İsrail güçleri, Lübnan’ın güneyinde askeri faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyor.
Tel Aviv yönetimi, anlaşma kapsamında “planlanan ya da anlık tehditlere karşı müdahale hakkı” bulunduğunu öne sürerek operasyonlarını meşrulaştırmaya çalışıyor.
İsrail ordusu son olarak, Saluki bölgesinde ateşkes ihlali yaptığını iddia ettiği iki kişiyi öldürdüğünü duyurdu. Bu açıklamalar, sahadaki gerilimin düşmediğini, aksine farklı gerekçelerle devam ettirildiğini gösteriyor.
Müzakereler gerçekleşecek mi?
Diplomatik cephede ise hareketlilik dikkat çekiyor. Washington’da Lübnan ve İsrail büyükelçilerinin bir araya gelmesi beklenirken, taraflar geçen hafta da 1993’ten bu yana ilk kez doğrudan görüşme gerçekleştirmişti. Ancak bu temasların sahadaki askeri gerçekliği değiştirmeye yetmediği açıkça görülüyor.
İsrail, 1982 ile 2000 yılları arasında da işgal altında tuttuğu Güney Lübnan üzerindeki kontrolünü bugün de sürdürme niyetini defalarca dile getirmiş durumda. Zira son aylarda şiddetlenen savaşta güneydeki yüz binlerce kişi yerinden edildi.
Ateşkesin yürürlüğe girmesinin hemen ardından on binlerce Lübnanlı yerinden edilmiş kişi evlerine dönmeye çalıştı. Ancak karşılaştıkları manzara yıkımın boyutunu gözler önüne serdi. Elektrik ve internet altyapısının çöktüğü, evlerin ağır hasar aldığı bölgelerde yaşam neredeyse imkânsız hale gelmiş durumda. Bu nedenle birçok kişi yeniden Beyrut ve diğer bölgelere geri dönmek zorunda kaldı.
İsrail ordusu, Litani Nehri’nin güneyine dönüş yapılmaması yönünde açık uyarılarda bulunarak, bölgede askeri varlığını sürdüreceğini ilan etti. Aynı şekilde Lübnan ordusu ve Hizbullah da, güvenlik gerekçesiyle halkı Güney Lübnan, Beyrut’un güney banliyöleri (Dahiye) ve Bekaa Vadisi’ne dönüşlerini ertelemeye çağırdı.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.