image 2026 04 10 18 52 53

Ödevlerini yaparken “dünyanın en ahlaklı ordusu” (!) tarafından vuruldu!

Soykırımcı İsrail Ordusu, okulda ders görmekte olan bir çocuğu silah atışıyla katletti

Gazze’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya’da, küçük bir sınıfta sıradan bir matematik dersi sürüyordu. Dokuz yaşındaki Ritaj Abdulrahman Rihan, öğretmeninin verdiği dört basamaklı çıkarma işlemlerini çözmeye çalışıyordu. Soruları defterine tek tek yazdı.

Ancak cevapların yazılması gereken satırlar boş kaldı; o boşluklar mürekkeple değil, başından vurulmasıyla dökülen kanıyla doldu.

image 2026 04 10 18 53 07

Perşembe günü yaklaşık 40 öğrencinin bulunduğu Ebu Ubeyde Bin el-Cerrah Okulu’nda ders işlenirken, yakın bölgede konuşlanmış İsrail güçleri tarafından açılan ateş sonucu Ritaj başından vuruldu. Ağır yaralı halde hastaneye kaldırılan küçük kız, anne ve babası son kez yüzünü göremeden hayatını kaybetti.

Acı haberi aldıktan sonra konuşan baba Abdulrahman, yaşadığı yıkımı şu sözlerle dile getirdi:

“Her gün kızımı, dünyadaki diğer çocuklar gibi eğitim alsın diye okula götürüyordum. Onu bıraktıktan yaklaşık bir saat sonra öldürüldüğünü öğrendim. Bir eğitim yuvasında böyle bir haber almayı asla düşünmemiştim. Bu tarif edilemez bir sarsıntı.”

Aile, evleri İsrail saldırılarında yıkıldıktan sonra derme çatma bir çadırda yaşamaya başlamıştı. Buna rağmen Ritaj’ın eğitiminden vazgeçmediler. Küçük kız her gün yaklaşık bir kilometre yürüyerek okula gidip geliyordu. Kendisi ailenin ilk çocuğu; ilk sevinçleriydi.

Baba, “Onun okula gitmesini, öğrenmesini istedim. Dört yaşında bir çocuğumuz daha var ama Ritaj bizim ilk göz ağrımızdı. İki yıl süren yıkımın ardından hayatta kalıp büyüdüğünü, sırtına çanta alıp defter taşıdığını görmek bize umut veriyordu. Zeki bir çocuktu, okulu seviyordu” dedi.

Güvenli hatta yer almasına rağmen

Ritaj, son iki yıl boyunca süren yoğun saldırılar ve sürekli yerinden edilmeler nedeniyle eğitiminden uzak kalmıştı. Ateşkesin ardından ilk kez bu yıl okula dönebilmişti. Dersler hasar görmüş binalarda ya da çadırlarda yapılsa da, ailesi için bu bile hiç eğitim alamamasından daha iyiydi.

Okul, Gazze’nin kuzeyinde “görece güvenli” olarak tanımlanan bir bölgede yer alıyordu. İsrail’in “Sarı Hat” olarak adlandırdığı askeri sınırın yaklaşık iki kilometre uzağındaydı. Bu hat, Ekim ayında ABD arabuluculuğunda sağlanan ateşkesten sonra İsrail tarafından tek taraflı olarak dayatılmış, Gazze’nin geniş alanlarını ölüm tehdidi altında girilmesi yasak bölgeler haline getirmişti.

Kuzey, güney ve doğuya uzanan bu alanlara Filistinlilerin yaklaşması dahi ölümle sonuçlanabilecek bir risk taşıyordu. Buna rağmen, bu hat boyunca konuşlanan topçu birlikleri ve keskin nişancılar, “güvenli” kabul edilen mahallelere dahi sık sık ateş açmaya devam etti.

Anne Ola Rihan, kızını okula gönderirken duyduğu güvenin nasıl paramparça olduğunu şöyle anlattı:

“Burası güvenli bir bölge diye biliyorduk. Sarı Hat’a yakın değildi. Bu yüzden gönül rahatlığıyla gönderdik. Sabah onu giydirdim, saçlarını taradım, bağladım. Bana geri döndüğünde yüzü kan içindeydi. Hâlâ yaşadığım şoku anlayabilmiş değilim.

Hiç sorun çıkarmazdı. Her şeye ‘tamam anne’ derdi. Gözümün önünden gitmiyor. Onun öldüğüne inanamıyorum.”

Defteri kanıyla kaplandı

Ola’ya, kızının cansız bedeniyle birlikte kanla kaplanmış defteri de teslim edildi. Defteri titreyen elleriyle açıp inceleyen anne, yarım kalan matematik dersini göstererek, “Bu onun defteri. Bugün işlediği ders burada ama bitiremedi. Bu sayfalar mürekkep değil, kızımın kanı. Bu defter, çocuklarımıza karşı işlenen suçların en açık kanıtıdır” dedi.

Ekim 2025’ten bu yana, özellikle Sarı Hat çevresinde ve ona yakın “görece güvenli” bölgelerde çok sayıda Filistinli öldürüldü ya da yaralandı. Ateşkesin ihlal edildiği bu süreçte, askeri sınır her ay biraz daha genişletildi, binlerce insan yeniden yerinden edildi. Kontrol altına alınan bölgelerde evler ve yerleşim alanları kısa süre içinde bombalanarak yerle bir edildi.

Ritaj’ın ölümü, ailesi için yalnızca bir kayıp değil, ardı arkası kesilmeyen acıların devamıydı. Anne Ola, daha önce annesini, kız kardeşini, kardeşinin çocuklarını ve amcasını da saldırılarda kaybettiğini söyledi. “Artık kimseyi kaybetmek istemiyoruz. Üst üste gelen şoklar bizi tüketti” dedi.

Aynı zamanda çocukların sistematik biçimde hedef alındığını vurguladı: “Çocuklarımız sürekli öldürülüyor. Okula gidebildikleri anda bile. Bu, eğitim sürecini durdurmak istiyor. Bilgili, güçlü bir neslin yetişmesini istemiyor.”

Ritaj’ın hayatı, bir hafta sonra giymeyi hayal ettiği elbise ve ayakkabılarla yarım kaldı. Amcasının düğününde giymek üzere alınan bu kıyafetler, hiç kullanılmadan kaldı. Anne, o anı anlatırken sözlerini şöyle tamamladı: “Onları giymek için çok heyecanlıydı. Ama giyemedi. Bugün bana kefen içinde geri döndü. O benim en değerli parçamdı, ruhumun bir parçasıydı.”

Kaynak: Mira Haber, MEE

Bir Cevap Yazın