Soykırımcı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun verdiği yeni bir röportaj, Siyonist yönetimin Gazze’ye gazeteci alınması konusundaki çelişkili tavrını ortaya koydu
Netanyahu, geçtiğimiz günlerde The Economist dergisine verdiği bir röportajda kendisine yöneltilen soruları yanıtladı. Röportajda kamuoyuna “şeffaflık” mesajı vermeye çalışan Netanyahu, Gazze’ye neden bağımsız uluslararası gazetecilerin alınmadığı sorusu karşısında ise kendi beyanlarıyla çelişen açıklamalar yaptı.
Sunucu tarafından Netanyahu’ya “Niçin Gazze’ye, İsrail ordusunun eşliği olmadan bağımsız uluslararası gazetecileri almıyorsunuz? Böyle yapmanız, sizin Hamas hakkındaki iddialarınızı doğrulamaya yardımcı olmaz mı?” sorusu soruldu. Netanyahu’nun cevabı ise aynı kelimeler etrafında gevelemeden ibaretti:
“Biz hiçbir gazetecinin öldürülmesini istemiyoruz. Çapraz ateş sonucu öldürülen gazeteciler oluyor.”
“İsrail ordusu olmadan gazetecileri Gazze’ye kabul edeceğinizi kesin bir biçimde söyleyebilir misiniz?” sorusuna ise şu cevabı yöneltti:
“İsrail ordusu olmadan alırız demedim. Bilirsiniz, orası (Gazze) çok küçük. Yani böyle bir şey yapamazsınız…”
Sunucu: “Fakat eğer dünyanın benimsediği Gazze algısını değiştirmek istiyorsanız bağımsız gazetecileri kabul etmelisiniz.”
Netanyahu: “Orası bir savaş alanı.”
Sunucu: “Hayır değil. Orada yürürlükte olan bir ateşkes var.”
Bu cevap üzerine Netanyahu, işgalci İsrail ordusunun her gün ateşkese rağmen sivillere karşı yaptığı ihlalleri hatırlayarak savunmaya geçti ve yine suçu Hamas’a yükledi:
“Evet, ama orası hala bir savaş alanı. Orada daha yeni çatışmalar oldu.”
Sunucu: “Siz böyle deyince sizin bir şey sakladığınızı düşünmemek çok zor.”
Netanyahu: “Böyle bir şey yok. Zaten daha yeni çatışmalar oldu. Bugün roket atışları oldu, dün de keskin nişancı ateşleri. Görmek isteyeceğimiz en son şey gazetecilerin öldürülmesidir. Ki onları biz öldürmüyoruz, hapse atmıyoruz ya da Hamas’ın ve bizi eleştiren bazı rejimlerin yaptığı gibi idam etmiyoruz.”
Netanyahu, gazetecilere uygulanan yasağı “güvenlik” gerekçesiyle savunurken, bu argüman uluslararası basın örgütleri tarafından inandırıcı bulunmadı. Zira aynı dönemde Gazze’de yerel gazeteciler hedef alınırken, yabancı basının bölgeye girişi tamamen kapalı tutuldu.
Bu durum, İsrail’in “güvenlik” söyleminin, savaşın insani bilançosunun görünür olmasını engelleyen bir sansür aracına dönüştüğü eleştirilerini güçlendiriyor.
Nitekim İsrail yönetimi, sivil kayıplar, altyapı yıkımı ve insani felaketin bağımsız gözlerle belgelenmesinden özellikle kaçınıyor. Netanyahu’nun “gazetecilere izin veriyoruz” iddiası ise sahadaki fiili yasakla örtüşmüyor.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.