IMG 20260112 142419 435

İran’da ölü sayısı 540’a yükseldi, Trump tehditler savurdu!

Trump’tan İran’a Yeni Tehdit: Washington Müdahaleyi Masada Tutuyor

ABD Başkanı Donald Trump, İran genelinde artan hükümet karşıtı protestolar ve sokak çatışmaları sürerken Tahran’a yönelik yeni tehditler savurdu. Amerikan medyasına yansıyan bilgilere göre Trump’a, askerî ve askerî olmayan çok sayıda baskı seçeneği sunuldu. Bu seçenekler arasında sınırlı hava saldırıları, siber operasyonlar, yeni yaptırım paketleri ve bölgede güç gösterisi gibi senaryolar yer alıyor.

Washington’daki güvenlik çevreleri, olası bir müdahalenin temel hedeflerinden birinin, İran’ın İsrail’le yaşanan kısa süreli savaşın ardından yeniden inşa etmeye başladığı askerî kapasitesini zayıflatmak olduğunu ifade ediyor. Beyaz Saray’da askerî baskı seçeneğinin ciddi biçimde değerlendirildiği belirtiliyor.

Amerikan yönetimi içinde, doğrudan saldırıların protesto hareketini zayıflatabileceği, İran’daki toplumsal tepkinin rejim etrafında kenetlenmeye dönüşebileceği ve Orta Doğu’daki ABD hedeflerine yönelik misilleme saldırılarını tetikleyebileceği yönünde uyarılar yapılıyor. Buna rağmen Trump’ın, protestoculara yönelik güvenlik güçlerinin sert müdahalesine karşı “karşılık verme” vaadini hayata geçirmeye hazırlandığı aktarılıyor.

Söz konusu planların, İsrail yönetimi tarafından da açık biçimde desteklendiği biliniyor. Tel Aviv’in, İran’daki gelişmeleri yakından izlediği, Tahran’ın askerî gücünün kontrol altına alınmasını stratejik bir hedef olarak gördüğü ve açıkça İran’da iktidar değişimini savunduğu belirtiliyor.

İran’da geçtiğimiz hafta hız kazanan ve birçok kentte şiddetli sokak olaylarına dönüşen gösterilerde, polisle çatışmalar yaşandı, bazı kamu binaları ateşe verildi, İçişleri Bakanlığı’na bağlı birimlere yönelik saldırılar ve silah ele geçirme girişimleri kaydedildi. Yüzlerce kişinin yaralandığı protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısı 540’a yükseldi.

Bu ortamda, ayrılıkçı gruplar da dâhil olmak üzere çeşitli silahlı yapıların daha aktif hale geldiği, asker ve polis noktalarına yönelik çok sayıda saldırının gerçekleştiği bildiriliyor. İranlı yetkililer ise protestoların yurt dışından yönlendirildiğini, medya, sosyal ağlar ve muhalif ağlar üzerinden ülkenin istikrarsızlaştırılmaya çalışıldığını savunuyor.

2025 yazındaki protesto sürecinde olduğu gibi, son günlerde de hareketin dışarıdan parlatılan yüzü olarak ABD’de yaşayan Rıza Pehlevi öne çıkarılıyor. Tahran yönetimi ve birçok siyasi gözlemci, Pehlevi’nin İran içinde ciddi bir toplumsal karşılığının bulunmadığını ve sahadaki gerçek dinamikleri temsil etmediğini vurguluyor.

Yaşanan gelişmeler, İran’daki krizin yalnızca iç dinamiklerle sınırlı olmadığını; ABD ve İsrail’in açık müdahale söylemleriyle birlikte bölgesel bir hesaplaşmaya dönüştürülmek istendiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Bir Cevap Yazın