Aylardır Ortadoğu’yu sarsan çatışmaların ardından gözler şimdi İsviçre’ye çevrildi
ABD ve İran heyetleri, geçtiğimiz günlerde imzalanan mutabakatın uygulanmasına yönelik teknik görüşmeleri başlatmak üzere İsviçre’nin Bürgenstock bölgesinde bir araya geldi. Taraflar arasında başlayan müzakereler, yalnızca iki ülke arasındaki gerilimin geleceğini değil, Hürmüz Boğazı’nın durumu, bölgesel güvenlik dengeleri ve İran’ın nükleer programı gibi kritik başlıkları da doğrudan etkileyebilecek nitelikte görülüyor.
18 Haziran’da imzalanan ve diplomatik çevrelerde “İslamabad Mutabakat Muhtırası” olarak anılan anlaşma, aylardır devam eden ABD-İran çatışmalarını sona erdirmeyi, Hürmüz Boğazı’nı yeniden uluslararası deniz trafiğine açmayı ve İran’ın nükleer faaliyetleri konusunda kapsamlı bir nihai anlaşmaya ulaşılmasını hedefleyen 60 günlük müzakere sürecinin temelini oluşturuyor.
İsviçre’deki görüşmelerde ABD heyetine Başkan Yardımcısı JD Vance liderlik ederken, İran tarafında Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf ile Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi bulunuyor. Sürece Pakistan ve Katar’ın arabuluculuk ettiği belirtilirken, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in de diplomatik temaslarda aktif rol üstlendiği ifade ediliyor.
Müzakerelerin gündeminde İran’ın nükleer programı, yaptırımların geleceği, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, İran limanlarına yönelik kısıtlamaların kaldırılması ve bölgesel güvenlik düzenlemeleri yer alıyor. Tarafların ayrıca Lübnan’da İsrail ile Hizbullah arasında sağlanan ateşkesin korunması ve yeni çatışmaların önlenmesine ilişkin mekanizmaları da ele aldığı belirtiliyor.
Hürmüz kapalı
Ancak görüşmeler daha başlamadan yeni bir kriz ortaya çıktı. İran, İsrail’in Lübnan’ın güneyinde gerçekleştirdiği saldırıları gerekçe göstererek Hürmüz Boğazı’nı yeniden kapattığını duyurdu. Tahran yönetimi, ABD’nin ateşkes şartlarının uygulanmasını sağlayamadığını savunurken, bunun mutabakatın ihlali anlamına geldiğini öne sürdü.
Buna karşılık ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’ın açıklamalarını reddederek boğazın fiilen açık olduğunu ve ticari gemi trafiğinin kesintisiz sürdüğünü açıkladı. ABD’li yetkililer, son 24 saat içerisinde onlarca ticaret gemisinin Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yaptığını bildirirken, taraflar arasındaki güven krizinin halen aşılabilmiş olmadığını ortaya koydu.
Lübnan cephesindeki gelişmeler de müzakerelerin kaderini etkileyebilecek başlıklar arasında bulunuyor. İranlı yetkililer, anlaşmanın temel unsurlarından birinin Lübnan’da kalıcı ateşkes olduğunu belirtirken, son günlerde İsrail ile Hizbullah arasında yeniden yaşanan çatışmaların süreci tehlikeye attığını savunuyor.
Bu nedenle İsviçre’deki görüşmeler yalnızca ABD ile İran arasındaki ilişkilerin geleceğini değil, Lübnan’daki güvenlik durumunu ve Körfez bölgesindeki enerji akışını da doğrudan ilgilendiriyor.
Diplomatik kaynaklara göre taraflar, İran’ın uranyum stoklarının sınırlandırılması karşılığında bazı ekonomik yaptırımların hafifletilmesi, petrol ihracatının yeniden artırılması ve dondurulmuş İran varlıklarının bir bölümünün serbest bırakılması gibi seçenekleri de değerlendiriyor.
Şubat ayında başlayan savaşın ardından gerçekleştirilen ilk kapsamlı uygulama müzakereleri olarak görülen İsviçre görüşmeleri, bölgesel dengeler açısından tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Ancak Hürmüz Boğazı etrafındaki gerilim, Lübnan’da devam eden çatışmalar ve taraflar arasındaki derin güvensizlik, diplomatik sürecin önündeki en büyük engeller olarak öne çıkıyor.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
