İçeriğe geç
11 Ekim 2026 | 30 Rebiülahir 1448 Pazar 22:13
Suriye

Ne zaman harekete geçilecek? Suriyeliler öldürülüyor, hükümet sessiz!

Haber Merkezi 3 dk okuma
Ne zaman harekete geçilecek? Suriyeliler öldürülüyor, hükümet sessiz!

İsrail işgal güçlerinin Güney Suriye’deki saldırıları ve baskınları can almaya devam ediyor

Güney Suriye’de İsrail işgal güçlerinin gerçekleştirdiği saldırılar, bölgedeki sivillerin can güvenliğine yönelik tehdidin giderek büyüdüğünü ortaya koyuyor. Kuneytra kırsalında silahsız olduğu belirtilen 22 yaşındaki Muhammed Eymen el-Dabbur’un vurularak öldürülmesinin ardından yeni baskınlar ve gözaltılar yaşandı.

Bir başka Suriyeli erkek de İsrail güçlerinin saldırısında hayatını kaybederken, yaralanan sivillerin de gözaltına alındığı bildirildi.

Katil İsrail’in Suriye topraklarındaki askerî faaliyetleri yalnızca baskınlar ve gözaltılarla sınırlı kalmıyor. Evlerin aranması, sivillerin hareket özgürlüğünün kısıtlanması, tarım arazilerinin zarar görmesi ve geçim kaynaklarının hedef alınması, bölgede yaşayanların günlük hayatını giderek daha güvensiz hale getiriyor. Birleşmiş Milletler (BM) de İsrail’in genişleyen işgalinin siviller üzerindeki sonuçlarına ilişkin ciddi endişelerini dile getiriyor.

Silahsız genç, askerî mevzinin yakınında vurularak öldürüldü

4 Ekim’de Kuneytra kırsalının kuzeyindeki Hamidiye köyü yakınlarında İsrail güçleri tarafından vurularak öldürülen Muhammed Eymen el-Dabbur, henüz 22 yaşındaydı. Filistin kökenli Suriyeli gencin herhangi bir silahlı grupla bağlantısının bulunmadığı ve silahsız olduğu belirtiliyor.

İsrail medyasında yer alan bilgilere göre el-Dabbur’un yanında yalnızca cep telefonu ve bir miktar para bulunuyordu. Sijil Merkezi’nin aktardığına göre genç, toprak bir setin yakınına yaklaştıktan sonra askerî mevzinin dışında vuruldu.

El-Dabbur’un amcası Ebu Ali Şahada, yeğeninin silahsız bir sivil olduğunu ve hiçbir silahlı grupla bağlantısının bulunmadığını vurgulayarak fotoğrafını gösterdi. Şahada’nın açıklamaları, olayın ardından genç adamın kim olduğu ve hangi gerekçeyle vurulduğu konusundaki soruları yeniden gündeme getirdi.

Soykırım güçleri, öldürülen gencin cenazesini teslim aldı. Cenaze yaklaşık 16 saat sonra Suriye Arap Kızılayı ve Birleşmiş Milletler Ateşkes Gözlem Gücü (UNDOF) aracılığıyla ailesine ve Suriye tarafına iade edildi.

Silahsız olduğu bildirilen bir kişinin askerî mevzinin yakınında vurularak öldürülmesi, işgal güçlerinin Suriye topraklarında sivillere karşı ölümcül güç kullandığını bir kez daha kanıtladı.

Baskında bir Suriyeli bacağından vuruldu

Soykırım kuvvetlerinin 7 Ekim’de Kuneytra kırsalındaki Cebata el-Haşab’a düzenlediği baskın sırasında Ahmed Kabul da vuruldu. Bacağından yaralanan Kabul, askerler tarafından sedyeyle olay yerinden taşınarak gözaltına alındı.

Birkaç saat boyunca gözaltında tutulan Kabul daha sonra serbest bırakıldı. Yaralı adam, tedavi edilmek üzere Golan Ulusal Hastanesi’ne götürülmesi amacıyla Suriye Sivil Savunması’na teslim edildi.

BM İnsan Hakları Ofisi, aynı bölgedeki bir başka İsrail baskını sırasında engelli bir çiftçinin vurulduğu ve geçici olarak gözaltına alındığı yönünde de bilgi aldığını açıkladı.

BM’den İsrail’e soruşturma çağrısı

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, sivillerin ölümüne veya yaralanmasına yol açan olaylarla ilgili acil ve tarafsız soruşturmalar yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Türk, ölümcül güç kullanımının ancak yaşamı korumak için kesinlikle kaçınılmaz olduğu durumlarda meşru görülebileceğini hatırlattı.

BM İnsan Hakları Ofisi’nin aktardığı endişeler yalnızca öldürme ve yaralama vakalarıyla da sınırlı değil. İsrail’in gözetimindeki Suriyeli tutuklulara yönelik kötü muamele iddiaları arasında dayak, uzun süre zorla ayakta bekletme, tutukluların ve ailelerinin tehdit edilmesi, ayrıca mahkûmları korkutmak amacıyla köpeklerin kullanılması da bulunuyor.

Bu iddialar, gözaltındaki kişilerin muamele biçimine ilişkin daha kapsamlı bir hesap verebilirlik ihtiyacına işaret ediyor.

Eylül ayında 280 askerî ihlal kaydedildi

BM İnsan Hakları Ofisi verilerine göre, eylül ayında Suriye topraklarında 280 İsrail askerî ihlali kaydedildi. Bu rakam, yılın başından itibaren kaydedilen en yüksek aylık toplam olarak bildirildi.

Suriye İnsan Hakları Ağı’nın (SNHR) verileri de sahadaki tablonun boyutuna ilişkin dikkat çekici bir görünüm sunuyor. Ağ, 8 Aralık 2024 ile 6 Ekim 2026 arasında İsrail’in askerî faaliyetlerine atfedilen en az 69 ölüm ve 162 keyfî gözaltı vakasını belgeledi. Aynı dönemde en az 453 kara baskını kaydedildi.

Bu veriler, bölgede yaşananların münferit birkaç olaydan ibaret olmadığını, baskınların, gözaltıların ve can kayıplarının daha geniş bir askerî faaliyetler zinciri içerisinde gerçekleştiğini gösteriyor.

Evlerde aramalar yapılması, sivillerin hareketlerinin kısıtlanması, yıldırma girişimleri ve tarım arazilerinin zarar görmesi de bölge halkının yaşam koşullarını ağırlaştırıyor. Özellikle geçimini tarımdan sağlayan aileler açısından bu uygulamalar, yalnızca güvenlik değil, aynı zamanda ekonomik varlığını sürdürebilme sorunu anlamına geliyor.

Suriye-Lübnan sınırı yakınlarında hava saldırısı

İsrail ordusu ayrıca, 9 Ekim’de Suriye-Lübnan sınırı yakınlarında Suriye vatandaşı Yusuf el-Hasun’u hedef alan bir hava saldırısı gerçekleştirdiklerini duyurdu. “Müslüman” olduğunu iddia eden İşgalci İsrail ordu sözcüsü Ella Vaviyya, el-Hasun’u Güney Suriye’de faaliyet gösteren İsrail güçlerine karşı İran’ın yönlendirmesiyle saldırılar planlamakla suçladı. Vaviyya, el-Hasun’un önceki yıl boyunca patlayıcı yüklü insansız hava araçları ve roketlerle saldırılar düzenlemeyi planladığını ileri sürdü.

İsrail tarafı, söz konusu planların engellendiğini savundu. Ancak açıklamada bu iddiaları destekleyen herhangi bir kanıt veya ayrıntı sunulmadı. Haber hazırlandığı sırada İran suçlamalara yanıt vermemiş, Suriye makamları da olayla ilgili ayrıntılı bir açıklama yayımlamamıştı.

Kaynak: Mira Haber

İlginizi Çekebilir

Yorum yaz

E-posta adresiniz yayımlanmaz.