image 2026 04 17 20 41 13

Filistinli Esirler Günü: Artık binlerce mahkum idam tehlikesi altında

Filistinli Esirler Günü’nde, haklarında idam cezasına hükmedilen binlerce Filistinli mahkum için protestolar yapıldı

Dünya genelinde hak savunucuları ve sivil toplum örgütleri, 17 Nisan’da her yıl anılan Filistinli Esirler Günü kapsamında geniş çaplı eylemler düzenleyerek İsrail hapishanelerinde tutulan binlerce Filistinlinin serbest bırakılmasını talep etti. Aynı zamanda, Filistinli tutuklulara idam yolunu açan yeni yasanın iptal edilmesi çağrıları yükseldi.

1974 yılında Filistin Ulusal Konseyi tarafından ilan edilen bu gün, ilk esir takasıyla serbest bırakılan Mahmud Bekr Hicazi’nin ardından her yıl Filistinli tutukluların durumuna dikkat çekmek amacıyla anılıyor.

Bugün gelinen noktada ise tablo hiç olmadığı kadar ağırlaşmış durumda. Kampanyalara göre işgalci İsrail hapishanelerinde 9 bin 600’ü aşkın Filistinli tutulurken, bunların en az 3 bin 532’si hiçbir suçlama yöneltilmeden ve mahkemeye çıkarılmadan süresiz şekilde uzatılabilen “idari tutukluluk” kapsamında hapsedilmiş durumda.

Aralarında 342 çocuğun ve 84 kadının bulunması, meselenin boyutunu daha da çarpıcı hale getiriyor. Gazze’ye yönelik saldırıların başladığı Ekim 2023’ten bu yana gözaltı sayılarında yaşanan keskin artış ise dikkat çekici; o tarihten önce cezaevlerindeki Filistinli sayısı yaklaşık 5 bin civarındaydı.

Küresel tepki ve “rehineler” vurgusu

Filistinli tutuklular için düzenlenen dayanışma etkinlikleri 19 ülkede 137’den fazla noktada gerçekleştirildi. İngiltere’den Japonya’ya, Fas’tan ABD’ye kadar geniş bir coğrafyada yapılan eylemlerde kırmızı kurdeleler, hem dökülen kanın hem de özgürlük talebinin sembolü olarak taşındı.

Filistinli siyasetçi Mustafa Bergusi, tutukluların durumunu esaret olarak tanımlayarak, bu kişilerin askeri mahkemelerde temel adalet standartlarından yoksun şekilde yargılandığını ve çoğu zaman hiçbir suçlama olmaksızın alıkonulduğunu vurguladı. 

İdam yasası geldi

Öte yandan sahadaki gerilim, İsrail parlamentosu Knesset’te kabul edilen yeni yasa ile daha da tırmandı. 62’ye karşı 48 oyla kabul edilen düzenleme, belirli koşullar altında tutuklulara idam cezası uygulanmasının önünü açıyor. Yasa metninde kullanılan ifadeler, fiilen Filistinlileri hedef aldığı gerekçesiyle yoğun eleştirilere neden oldu.

Zira aynı fiillerde bulunan Yahudi İsrailliler için en ağır ceza çoğunlukla hapisle sınırlı kalırken, Filistinliler için idam seçeneğinin gündeme gelmesi “çifte standart” suçlamalarını güçlendiriyor.

Adalah, Public Committee Against Torture in Israel ve Physicians for Human Rights-Israel gibi kuruluşlar, yasanın neredeyse yalnızca Filistinlilere uygulanacak şekilde kurgulandığını ve bunun “ırksallaştırılmış bir idam sistemi” anlamına geldiğini açıkça dile getirse de yasayı durduran bir şey yok.

İşkencelerde görülmemiş artış

İnsan hakları kuruluşlarının raporları, hapishanelerdeki ihlallerin son dönemde ciddi biçimde arttığını ortaya koyuyor. Ekim 2023’ten bu yana en az 90 Filistinlinin soykırımcı İsrail gözaltısında hayatını kaybettiği bildiriliyor.

Birleşmiş Milletler raportörü Francesca Albanese, işkencenin artık “sistematik bir devlet pratiği” haline geldiği uyarısında bulunarak, cezaevi sisteminin “hesaplı bir zulüm laboratuvarına” dönüştüğünü ifade etti.

Son olarak, bir Filistinli tutukluya yönelik ağır işkence ve cinsel saldırı iddialarına karışan bazı askerlerin yeniden göreve alınması, tepkileri daha da büyüttü. Haaretz’in aktardığına göre, bu askerler hakkında açılan davaların düşürülmesi ve herhangi bir iç soruşturmanın yürütülmemesi, cezasızlık eleştirilerini güçlendirdi. 

Kaynak: Mira Haber, Ajanslar

Bir Cevap Yazın