01syria trial add zwtb articleLarge

Esed’in istihbaratçıları hakim karşısında: Yıllardır beklenen dava başlıyor!

Suriye’de halk ayaklanmasının ilk yıllarında tutuklananlara işkence, eziyet ve insan dışı muamelerin yapılmasını emreden iki eski istihbarat yetkilisi, Avusturya’da hakim karşısına çıkıyor

Dava, Avrupa’da Esed döneminin üst düzey güvenlik görevlilerine karşı açılan en önemli yargı süreçlerinden biri olarak görülüyor. Sanıklar arasında, 2009-2013 yılları arasında Rakka Devlet Güvenlik Şubesi’nin başında bulunan Halid el-Halebi ile Rakka Siyasi Güvenlik Şubesi Başkan Yardımcısı Musab Ebu Rakba yer alıyor.

Avusturyalı savcılar, iki ismi 2011-2013 yılları arasında en az 21 tutukluya yönelik işkence, kötü muamele ve ağır hak ihlallerini emretmek, kolaylaştırmak veya bunların önüne geçmemekle suçluyor.

İddianameye göre söz konusu ihlaller münferit olaylar değil, Beşşar Esed yönetiminin barışçıl protesto hareketlerini bastırmak amacıyla yürüttüğü sistematik baskı kampanyasının bir parçasıydı. Savcılar, Rakka’daki güvenlik kurumlarının o dönemde rejim karşıtı sivillere yönelik yaygın gözaltı, işkence ve sindirme faaliyetlerinde merkezi rol oynadığını belirtiyor.

Halebi ve Ebu Rakba; işkence, ağır tehdit ve baskı uygulama, cinsel zorlamada bulunma ve ciddi bedensel zarara yol açma gibi suçlamalarla yargılanıyor. Bu suçlamalar kapsamında sanıklar hakkında 10 yıla kadar hapis cezası talep edilebilecek.

Birçok tanık ifade verecek

30 Haziran’a kadar sürmesi beklenen davada toplam 13 duruşma yapılacak. Suriye’den ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden çok sayıda mağdurun ve tanığın mahkemede ifade vermesi bekleniyor.

Suriyeli insan hakları savunucuları açısından dava, Esed döneminin güvenlik aygıtında görev yapmış üst düzey isimlerin hesap vermesi yolunda şimdiye kadarki en önemli girişimlerden biri olarak değerlendiriliyor.

Suriye Liberal Partisi’nin lideri ve Ahrar hareketinin başkanı Bassam el-Kuvatli, davanın sembolik önemine dikkat çekerek, “Bu dava, işkence ve cinayetlerden sorumlu kişilere ne kadar zaman geçerse geçsin yargılanacakları mesajını veriyor” dedi.

Kuvatli ayrıca, Suriye’de geçiş dönemi adaleti mekanizmalarının hâlâ hayata geçirilememiş olmasını eleştirerek, “Avrupa hükümetleri bugün aslında Suriye’nin yapması gereken işi yapıyor. Umarım Şam yönetimi bu mesajı alır ve yıllardır bekleyen adalet sürecini hızlandırır” ifadelerini kullandı.

“İnsanlığa karşı suç” ile yargılanmalarını istiyorlar

Ancak dava daha başlamadan önemli bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Çok sayıda Suriyeli hukukçu ve aktivist, sanıkların neden “insanlığa karşı suç” kapsamında yargılanmadığını sorguluyor. Yıllarca Suriye hapishanelerinde tutulan ve bugün Almanya’da yaşayan Suriyeli avukat Enver el-Bunni, davanın önemini kabul etmekle birlikte savcıların insanlığa karşı suçlamalar yöneltmemesini anlamadığını söyledi.

Bassam el-Kuvatli de aynı eleştiriyi dile getirerek, Halebi ve Ebu Rakba’nın yalnızca bireysel suçlardan değil, insanlığa karşı işlenen suçlardan da hesap vermesi gerektiğini belirtti.

Avrupa’ya MOSSAD mı getirdi?

Davanın dikkat çeken yönlerinden biri ise Halid el-Halebi’nin yıllarca Avrupa’da nasıl korunduğuna ilişkin tartışmaların yeniden gündeme gelmesi oldu.

Aktivistler, “White Milk (Beyaz Süt)” adı verilen ve yıllardır tartışma konusu olan gizli bir istihbarat operasyonuna işaret ediyor. Avusturya basınında yer alan haberler ve daha önceki soruşturmalara göre Halebi, 2015 yılında Fransa’dan Avusturya’ya özel bir düzenleme kapsamında taşındı. Bu süreçte Avusturya istihbaratının ve İsrail dış istihbarat servisi MOSSAD’ın rol oynadığı iddia edildi.

Söz konusu iddialara göre Halebi, sahip olduğu istihbarat bilgileri nedeniyle değerli bir kaynak olarak görülmüş, bu nedenle hakkında uzun yıllardır dile getirilen işkence suçlamalarına rağmen ciddi bir incelemeye tabi tutulmadan Avusturya’da yaşamayı sürdürmüştü.

Bu süreçte Halebi’nin Avusturya’da korunmasına yardımcı oldukları öne sürülen bazı üst düzey Avusturyalı yetkililer hakkında da soruşturma açılmıştı. Ancak 2023 yılında yeterli delil bulunamadığı gerekçesiyle dosya kapatıldı.

Davanın yeniden gündeme taşınmasını sağlayan gelişme ise savaş suçlarına ilişkin delil toplayan Uluslararası Adalet ve Hesap Verebilirlik Komisyonu’nun (CIJA) Avusturya makamlarını Halebi hakkındaki suçlamalar konusunda uyarması oldu. Kuruluşun sunduğu bilgi ve belgeler sonrasında soruşturma derinleştirildi ve dava aşamasına geçildi.

Kaynak: Mira Haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir