merlin 22963932 138ac9c1 74b5 432e 9a61 536e8d69755b superJumbo 1024x638

Esad Suriye’sindeki nükleer sır: İsrail’in vurduğu tesis ortaya çıktı!

Suriye’deki zalim Beşşar Esad dönemine ilişkin yıllardır karanlıkta kalan nükleer dosya, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) son raporuyla yeniden açıldı

UAEA, Esad rejiminin ülkenin doğusundaki Deyrizor’da gizlice bir nükleer reaktör inşa ettiğini doğrularken, rejimin nükleer yakıt üretimi ve depolanmasıyla bağlantılı tesisleri de uluslararası denetimden sakladığını ortaya koydu. Daha da çarpıcı olan ise Suriye’de daha önce UAEA’ya bildirilmemiş bir noktada yaklaşık 73 ton doğal uranyum bulunması oldu.

UAEA’nın üye ülkelere gönderdiği gizli rapora göre katil İsrail’in 2007 yılında hava saldırısıyla imha ettiği Deyrizor’daki tesis, yıllardır iddia edildiği üzere gerçekten bir nükleer reaktör olarak inşa ediliyordu.

Ajansın Ağustos ayında bölgede yaptığı incelemede ortaya çıkarılan soğutma altyapısının nükleer reaktör yapısıyla uyumlu olduğu belirlendi. Böylece Esad yönetiminin yıllarca reddettiği tesisin niteliğine ilişkin soruşturma kritik bir aşamaya taşındı.

Ancak dosyanın en dikkat çekici tarafı yalnızca reaktör değil. UAEA, Deyrizor’daki tesisle işlevsel bağlantısı bulunan başka noktaların da bulunduğunu belirledi. Bunlar arasında nükleer yakıtın üretildiği bir tesis ile yakıt ve diğer malzemelerin depolandığı alanlar yer alıyor.

UAEA’ya göre eski Suriye makamları, reaktörün yanı sıra yakıt üretim tesisini ve nükleer materyallerin bulunduğu ilgili noktaları da bildirmekle yükümlüydü. Buna rağmen bu faaliyetler uluslararası denetimin dışında tutuldu.

73 tonluk uranyum ortaya çıktı

Suriye’nin yeni yönetimi tarafından 17 Temmuz 2026’da UAEA’ya bildirilen ve daha önce açıklanmamış bir tesiste yapılan incelemelerde yaklaşık 73 metrik ton doğal uranyum metali tespit edildi. Bunun yaklaşık 55 tonu 8.808 yakıt çubuğu halinde bulunurken, yaklaşık 18 tonu uranyum hurdası ve nükleer atık niteliğindeydi.

UAEA, söz konusu nükleer materyalin tamamının şu anda kurumun muhafaza ve gözetim tedbirleri altında olduğunu açıkladı.

Deyrizor’daki reaktörün hikâyesi ise 19 yıl öncesine uzanıyor. 2007’de işgalci İsrail, Suriye’nin doğusundaki gizli tesisi hava saldırısıyla vurmuştu. Tesisin varlığı, saldırının ardından uluslararası kamuoyunun gündemine geldi.

Suriye daha sonra bölgeyi düzleştirdi ve UAEA’nın sorularına kapsamlı yanıt vermedi.

UAEA’nın 2024’te bölgede aldığı çevresel örneklerde ise doğal uranyum parçacıkları tespit edildi. 2026’daki kazı ve incelemeler, tesisin soğutma altyapısının bir nükleer reaktörle uyumlu olduğunu ortaya koydu.

UAEA’nın son raporundaki en ağır ifade ise eski yönetimin nükleer faaliyetlerini gizlediğine ilişkin. Ajans, elde ettiği bilgi ve erişim sayesinde eski Suriye makamlarının nükleer materyal, tesis ve faaliyetleri bildirmesi gerekirken bunları bildirmediğini tespit etti. Şam’ın yeni yönetimi ise eski rejimin bıraktığı bu dosyayı UAEA ile işbirliği içerisinde çözmeye çalışıyor ve gerekli nükleer materyal muhasebe raporları ile tesis bilgilerini kuruma sundu.

Şam yönetiminin tutumu da Esad döneminden belirgin biçimde ayrılıyor. Yeni yönetim UAEA müfettişlerine erişim sağlarken, bulunan nükleer materyalin Suriye’de kalacağını ve uluslararası denetim altında tutulacağını belirtiyor. Suriye ayrıca nükleer teknolojiden gelecekte barışçıl ve sivil amaçlarla yararlanma hakkını savunuyor. UAEA ise yeni yönetimin şeffaflığını ve işbirliğini olumlu değerlendiriyor.

Kaynak: Mira Haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir