Bölgesel karmaşanın, sınır ötesi askeri tehditlerin ve diplomatik krizlerin gölgesindeki Körfez’de ezber bozan bir “sadakat” hamlesi geldi
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), hem kendi vatandaşlarını hem de ülkede yaşayan milyonlarca yabancı yerleşiği kapsayan, ülke tarihinin en kapsamlı ve dijital tabanlı “Ahitleşme ve Bağlılık” kampanyasını başlattı. Doğrudan Devlet Başkanı Şeyh M. bin Zayed Al Nahyan’a yönelik başlatılan bu ulusal sadakat yemini hamlesi, zamanlaması ve stratejik alt metinleriyle dikkat çekti.
Kampanyanın fitili, “BAE Tolerans ve Bir Arada Yaşama Bakanı” Şeyh Nahyan bin Mubarek Al Nahyan liderliğinde Abu Dabi’de düzenlenen, 5 bine yakın bürokrat, iş insanı, akademisyen ve yabancı yatırımcının katıldığı gövde gösterisi niteliğindeki bir lansmanla ateşlendi.
Dijital ortama taşınan kampanya, tam 12 farklı dilde küresel ölçekte hizmet veriyor. Web sitesine girerek isim ve e-posta adreslerini yazan katılımcılar, şu metni imzalıyor:
“El ele, bizler bu mübarek toprakların vatandaşları ve yerleşikleri olarak; bilge liderimiz, Yüce Hazretleri Şeyh M. bin Zayed Al Nahyan’a sadakat ve bağlılığımızı beyan ederiz.”
Sertifika bile dağıtıldı
Sözü imzalayan herkese, sosyal medyada paylaşılabilir dijital bir “Takdir ve Bağlılık Sertifikası” veriliyor. Kampanyanın sadece bireysel kalmayacağı; tüm üniversiteler, holdingler ve sivil toplum kuruluşları aracılığıyla kurumsal bir seferberliğe dönüştürüleceği açıklandı.
Resmi yetkililer bu adımı “ulusal kimliği güçlendirmek ve ülkenin istikrarına şükran sunmak” olarak tanımlasa da, bölgeyi izleyen stratejistler çok daha kritik iki gelişmeye işaret ediyor.
BAE medyası, bu kampanyanın köklerini 28 Şubat 2026 tarihinde İran tarafından BAE topraklarına düzenlenen askeri saldırıya dayandırıyor. Söz konusu saldırı sonrası ülkede ilan edilen güvenlik alarmı ve ardından başlatılan “evlere bayrak asma” dalgası, bu yeni kampanya ile en üst perdeden bir “iç cephe tahkimatına” dönüştürülüyor. Abu Dabi, dış tehditlere karşı liderin arkasında sarsılmaz bir blok olduğunu dünyaya ilan etmek istiyor.
İkinci olarak da işgalci İsrail’in Gazze’deki askeri soykırımları ve bunun özellikle Arap yarımadasında oluşturduğu devasa öfke, 2020’de İbrahim Anlaşmaları’nı imzalayan BAE yönetimini uzun süredir jeopolitik bir kıskaca almış durumda.
Washington ile güvenlik bağları olan, ancak bölgesel baskıyı ensesinde hisseden Abu Dabi, bu hamleyle olası bir iç huzursuzluğun önünü kesmeyi ve toplumsal bir “sosyal kontrat tazelemeyi” hedefliyor.
Yabancılar da kapsama alındı
Kampanyanın en dikkat çekici yönü, sadece BAE vatandaşlarını değil, ülke nüfusunun %85’inden fazlasını oluşturan yabancı iş gücünü ve gurbetçileri de zorunlu bir ortak paydada buluşturması. Analistler, yabancıların da bu sürece dahil edilmesini, “Burada yaşıyor ve kazanıyorsanız, bu ülkenin liderliğine ve güvenliğine sadık kalmalısınız” mesajının üstü kapalı bir diplomatik diplomatik deklarasyonu olarak yorumluyor.
Bölgedeki askeri ve siyasi krizlerin tavan yaptığı bu dönemde BAE emirinin dijital sadakat hamlesi, BAE’nin “iç kaleyi sağlam tutma” stratejisinin en somut göstergesi olarak kayıtlara geçti.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
