Migros Ticaret A.Ş.’nin Kurban Bayramı öncesinde başlattığı “İslami usullere uygun, güvenilir kurban” kampanyası kamuoyunda yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Şirketin yıllardır sürdürdüğü ticari faaliyetlerle kampanyada öne çıkardığı dini hassasiyet vurgusu arasındaki çelişki, sosyal medyada yoğun eleştirilere neden oldu.
Eleştirilerin merkezinde, Türkiye genelindeki mağazalarında alkol ve domuz eti satışını sürdüren bir şirketin, Kurban Bayramı döneminde “İslami usullere uygunluk” söylemiyle reklam yapması yer aldı. Tepki gösteren birçok kişi, dini değerlerin ticari pazarlama dili hâline getirildiğini savunarak kampanyayı “samimiyetsiz”, “ticari fırsatçılık” ve “algı çalışması” olarak değerlendirdi.
Kamuoyunda yapılan yorumlarda, “Kurban ibadeti reklam sloganı değildir”, “Dini hassasiyetler ticari kazanç için kullanılmamalı” ve “Müslümanların dini duyguları üzerinden marka güveni oluşturulamaz” şeklindeki ifadeler öne çıktı. Özellikle kurban ibadeti gibi İslam’da önemli bir yere sahip olan bir ibadetin, market kampanyaları üzerinden pazarlanmasının ciddi bir rahatsızlık oluşturduğu belirtildi.
Tartışmaların büyümesinde dikkat çeken bir diğer unsur ise Anadolu Efes bağlantısı oldu. Kamuoyunda sıkça dile getirilen eleştirilerde, Migros’un ortaklık yapısında Anadolu Grubu ve bünyesindeki Efes şirketleriyle olan bağlarına dikkat çekildi. Alkollü içecek sektörünün en büyük temsilcilerinden biri olan Anadolu Efes ile aynı grup içerisinde faaliyet gösteren bir yapının, “İslami güven” söylemiyle kurban kampanyası yürütmesinin kamu vicdanında tepkiyle karşılandığı ifade edildi.
Eleştirilerin bir diğer boyutunu ise Filistin ve Gazze hassasiyeti oluşturdu. Bazı tüketici grupları ve sivil çevreler, İsrail bağlantılı ürün ve şirket tartışmalarının sürdüğü bir dönemde, dini söylemler üzerinden yürütülen reklam kampanyalarının toplumda güven oluşturmadığını savundu. Gazze’de Müslümanların ağır insani şartlar altında yaşam mücadelesi verdiği bir süreçte, büyük şirketlerin dini kavramları pazarlama stratejisinin parçası hâline getirmesi eleştirilerin dozunu artırdı.
Tüketici temsilcileri ise yaşanan tartışmanın yalnızca bir kurban kampanyası meselesi olmadığını, aynı zamanda büyük markaların dini değerleri reklam dili olarak kullanmasının etik sınırlarını yeniden gündeme taşıdığını belirtiyor. Kamuoyunda oluşan tepkiler, tüketicilerin artık şirketlerin yalnızca bayram dönemlerindeki söylemlerine değil, yıl boyunca sürdürdükleri ticari politikalara da daha dikkatli baktığını ortaya koyuyor.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
