Rusya’nın Ukrayna’daki savaşta yaşadığı personel krizinin faturası bir kez daha Çeçenistan’a kesiliyor
Son günlerde ortaya çıkan yeni kaçırılma dalgası, Moskova’nın “anayasal düzen” söyleminin arkasında Kuzey Kafkasya’da nasıl bir korku rejimi kurduğunu yeniden gözler önüne serdi. Çeçen köylerinden sivillerin zorla alıkonulduğu, ardından cepheye sürülmek üzere askeri yapılara teslim edildiği yönündeki iddialar, bölgeden gelen tanıklıklarla yeniden doğrulandı.
Son vakaların merkezinde, Çeçenistan’ın Novy-Şaroy köyü bulunuyor. Bölgeden gelen bilgilere göre son günlerde yaklaşık 20 kişi silahlı güvenlik güçleri tarafından kaçırıldı. Samaşki bölgesinde en az 5, Novye Atagi’de ise yaklaşık 30 kişinin benzer şekilde ortadan kaybolduğu bildiriliyor.
Kaçırılan kişilerin ailelerine çoğu zaman resmi bir bilgi verilmiyor; bu sebeple bazı aileler yakınlarının polis merkezlerinde tutulduğunu geç öğrenirken, bazıları günlerce hiçbir iz bulamıyor.
Kadirov, polislere baskı yapıyor
İddialara göre operasyonlar doğrudan FSB koordinasyonunda yürütülüyor. Ramazan Kadirov’a bağlı güvenlik yapıları ile yerel polis birimlerinin, Ukrayna’daki savaş için yeni insan kaynağı oluşturma baskısı altında olduğu belirtiliyor.
Çeçen muhalif ağlarından sızdırılan bilgilere göre her bölgedeki polis müdürlüklerine belirli “asker toplama kotası” verildi. Hatta polis WhatsApp gruplarında gözaltına alınan sivillerin birimler arasında “devredildiği”, asker sayısını dolduramayan birimlerin bu kişileri diğer departmanlardan talep ettiği ileri sürülüyor. Bölgedeki kaynaklar bunu açık biçimde “devlet eliyle insan avı” olarak tanımlıyor.
Bu olaylar, Çeçenistan’da ilk kez yaşanmıyor. Ukrayna savaşının başlamasından bu yana özellikle kırsal köylerde genç erkeklerin ortadan kaybolduğu, daha sonra cephede ortaya çıktığı yönünde çok sayıda rapor gündeme geldi. Yerel kaynaklara göre işsiz gençler, eski mahkumlar, güvenlik baskısına açık aileler ve rejime muhalif geçmişe sahip kişiler özellikle hedef alınıyor.
Bazı vakalarda insanların sokaktan, kontrol noktalarından veya ev baskınları sırasında alındığı belirtiliyor.
Korkuyla sindirilen bir toplum
Çeçenistan’da yıllardır devam eden korku iklimi nedeniyle ailelerin büyük kısmı kamuoyuna konuşmaya cesaret edemiyor. Yakınlarını arayan birçok kişi, güvenlik birimlerinden “sessiz kalmaları” yönünde üstü kapalı tehditler aldığını aktarıyor.
İnsan hakları aktivistleri ise bölgede resmi gözaltı sistemi dışında çalışan fiili kaçırma ağlarının bulunduğunu ve bunun artık sistematik hale geldiğini söylüyor.
Kaçırma vakalarının yoğunlaştığı Samashki gibi yerler ayrıca sembolik önem taşıyor. Samashki, 1990’larda Rus ordusunun ağır operasyonları ve katliam iddialarıyla hafızalara kazınmış köylerden biri. Aradan geçen on yıllara rağmen bölge halkı için yöntemlerin değişmediği, sadece savaşın adresinin Çeçenya’dan Ukrayna’ya kaydığı yorumları yapılıyor.
Kremlin’e yakın medya organları bu haberleri sunarken savaş için Çeçenistan’dan “gönüllü birlikler” gönderildiğini savunuyor. Ancak sahadan gelen bilgiler, bu “gönüllülüğün” giderek daha fazla baskı, tehdit ve zorla kaybetme yöntemleriyle sağlandığını gösteriyor.
Çeçenistan’da bugün birçok aile için en büyük korku artık gece kapının çalınması. Çünkü artık köylerde insanlar, alınan kişinin geri dönüp dönmeyeceğini değil, doğrudan Ukrayna cephesinde ölü bulunup bulunmayacağını konuşuyor.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
