image 2026 05 01 17 20 34

Dünyanın dışladığı İsrail’den, okulları da kapsayan yeni propaganda bütçesi!

İsrail, Gazze soykırımı ve bölge genelindeki askeri hamlelerin gölgesinde ağır darbe alan imajını toparlayabilmek için propagandaya devasa bir bütçe ayırmaya hazırlanıyor

Mart ayında kabul edilen ulusal bütçeye göre, kamu diplomasisi birimi olarak bilinen ve İbranice adıyla “Hasbara” şeklinde anılan yapıya yaklaşık 730 milyon dolar aktarılacak. Bu rakam, bir yıl önce ayrılan 150 milyon dolarlık ödeneğin katbekat üzerine çıkarak, 2023 öncesine kıyasla zaten olağanüstü şekilde artmış harcamaların daha da büyütüldüğünü ortaya koyuyor.

İlk olarak The Jerusalem Post tarafından duyurulan bu bütçe kalemi, İsrail yönetiminin uluslararası alanda giderek derinleşen itibar kaybını tersine çevirmek için kapsamlı bir iletişim seferberliği başlattığını gösteriyor. Özellikle ABD gibi yakın müttefik ülkelerde dahi olumsuz algının hızla yayılması, bu agresif propaganda hamlesinin arkasındaki temel motivasyon olarak öne çıkıyor.

Vicdanlarda meşruiyet yok

İşgalci İsrail’in 70 binden fazla kişiyi katleden ve 2 yılı aşkın süredir devam eden Gazze operasyonları, Batı Şeria’da artan şiddet ile beraber gündeme gelince uluslararası alanda Siyonistlerin itibarlarının kalıcı olarak zedelenmesinin önünü aştı.

Bununla sınırlı kalmayan eleştiriler, İsrail’in Suriye, Lübnan, Katar ve son olarak İran’la yaşanan gerilimlerdeki saldırgan tutumuna kadar uzanıyor. Yılın başlarında ise, pedofili MOSSAD ajanı Jeffrey Epstein ile bağlantılar üzerinden yeniden tartışma konusu oldu.

Öte yandan Katil İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze’de işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından aranırken, ülke aynı zamanda Uluslararası Adalet Divanı nezdinde soykırım davasıyla karşı karşıya bulunuyor. ABD’de ise İsrail’in, Washington’u İran’la savaşa sürüklediği yönündeki suçlamalar, küresel ekonomik dengeleri sarsan sonuçlar doğurdu.

ABD halkının desteği de eriyor

Nitekim Nisan ayında Pew Research Center tarafından yayımlanan bir anket, Amerikan kamuoyunda İsrail’e yönelik desteğin sert biçimde eridiğini ortaya koydu. Buna göre Amerikalıların yüzde 60’ı artık İsrail’e olumsuz bakarken, olumlu görüş bildirenlerin oranı yüzde 37’ye geriledi. Bu düşüş yalnızca siyasi kamplarla sınırlı kalmayıp, Cumhuriyetçi gençlerden dini gruplara kadar geniş bir yelpazede hissediliyor.

Hatta Amerikan Yahudileri arasında bile destek oranının üçte ikinin altına indiği belirtiliyor.

Reklamların mali değeri

Bütçedeki artışla paralel olarak İsrail Dışişleri Bakanlığı da propaganda mekanizmasını genişletmiş durumda. Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar öncülüğünde kurulan özel birim, uluslararası kamuoyunda anlatıyı şekillendirmeyi hedefliyor. Bu kapsamda sosyal medya platformlarında yürütülecek reklam kampanyalarına 50 milyon dolar, yabancı siyasetçilerden din adamlarına ve sosyal medya fenomenlerine kadar yüzlerce ismin ağırlandığı programlara ise yaklaşık 40 milyon dolar harcandı.

Ayrıca yüzlerce medya kuruluşunu anlık izleyen ve İsrail hakkında yapılan binlerce günlük paylaşımı analiz eden merkezi bir “medya savaş odası” da faaliyete geçirildi. Bununla birlikte, eski Donald Trump danışmanı Brad Parscale ile bağlantılı bir firmayla aylık 1,5 milyon dolarlık anlaşma yapılarak, çevrimiçi propaganda faaliyetlerinde yapay zekâ araçlarının kullanılması planlanıyor.

Kuruluştan bu yana rekor izolasyon

Ek kaynaklar, Evanjelik ağlara ve özel halkla ilişkiler şirketleri aracılığıyla yürütülen influencer kampanyalarına yönlendirilirken, bu harcama patlaması İsrail içindeki strateji çevrelerinde de ciddi kaygıların yükseldiğine işaret ediyor. Tel Aviv’deki Institute for National Security Studies tarafından hazırlanan son rapor, ülkenin kuruluşundan bu yana görülmemiş düzeyde diplomatik ve toplumsal izolasyonla karşı karşıya olduğunu vurguluyor.

Raporda ayrıca “sessiz ama yaygınlaşan bir ekonomik boykot” sürecine dikkat çekiliyor. Buna göre şirketler ve akademik kurumlar giderek artan şekilde İsrail ile ilişkilerden kaçınıyor. Araştırmacılar, hükümete diaspora Yahudi toplulukları ve Hristiyan Siyonist ağlarla ilişkileri daha da yoğunlaştırma çağrısında bulunuyor.

Üniversite yöneticileri İsrail’e davet edilecek

Öneriler arasında her yıl on binlerce genç Yahudi ve Hristiyan’ın İsrail’e getirilmesini öngören seyahat programlarının genişletilmesi, üniversiteler üzerindeki etkinin artırılması ve İsrail araştırmalarını desteklemek amacıyla 100 milyon dolarlık özel bir fon kurulması yer alıyor. Ayrıca dünyanın önde gelen üniversitelerinin yöneticilerinin İsrail’e davet edilerek kurumsal bağların güçlendirilmesi hedefleniyor.

Ortaya çıkan tablo, yalnızca askeri sahada değil, küresel algı düzeyinde de derin bir kriz yaşayan İsrail’in, bu krizi milyarlarca dolarlık propaganda yatırımlarıyla bastırmaya çalıştığını açıkça gözler önüne seriyor.

Kaynak: Mira Haber

Bir Cevap Yazın