Somali hükümeti, işgalci İsrail’in ayrılıkçı Somaliland bölgesini tanıması ve büyükelçi ataması karşısında verecekleri tepkinin kapsamını genişletebileceğini duyurdu
Somali’nin Etiyopya ve Afrika Birliği nezdindeki büyükelçisi Abdullahi Warfa, konuya ilişkin yaptığı açıklamada oldukça sert ifadeler kullandı. Warfa, Somali’nin iç işlerine müdahale eden ve ülkenin toprak bütünlüğünü zedeleyen her devletin sonuçlarına katlanacağını belirterek, Bab el-Mendeb Boğazı’na erişimin Somali tarafından kısıtlanmasının da bu seçenekler arasında yer alabileceğini açıkça dile getirdi.
Bu çıkış, İsrail’in geçtiğimiz yıl Somaliland’ı tanıyan ilk ülke olmasının ardından Tel Aviv’in bölgeyle büyükelçi değişimini hayata geçirmeye başlamasıyla doğrudan bağlantılı. Somaliland uzun süredir uluslararası alanda sınırlı tanınırlığa sahipken, işgalci İsrail’in bu adımı bölgede yeni bir gerilim hattı oluşturmuş durumda.
Küresel deniz ticaretinin kilit geçiş noktalarından biri olan Bab el-Mendeb Geçidi üzerinde böyle bir kısıtlama iması, özellikle Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gerilimlerin ardından uluslararası aktörlerin hassasiyetini artırmış durumda.
Afrika Boynuzu üzerine çalışan analist Rashid Abdi, uluslararası deniz hukuku açısından böyle bir tehdidin, tek bir devlete ait olmayan bir deniz yolunun kapatılmasının savaş ilanı olarak yorumlanabileceğini belirtti.
Ayrıca Somali’nin böylesi bir ablukayı fiilen uygulayabilecek askeri kapasiteye sahip olmadığı da dile getiriliyor. Ülkenin işlevsel bir donanmasının bulunmaması, denizaşırı operasyon kabiliyetine sahip bir hava gücünün olmaması ve balistik füze stoklarının yokluğu, bu tehdidin daha çok siyasi bir söylem olarak kaldığını gösteriyor.
Buna rağmen uzmanlar, bu tür açıklamaların diplomatik sonuçlarının küçümsenmemesi gerektiğini belirtiyor. Nitekim Somali’nin bu adımı, ülkeyi İsrail’e karşı operasyonlar yapan Yemenli Husiler ile ittifaka götürebilir.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.