İsrail ordusu, İran ile geçtiğimiz saatlerde ateşkes ilan edilmesine rağmen Lübnan cephesindeki ateşi durdurmadı
Çarşamba günü, İsrail ordusunun Lübnan genelinde başlattığı yoğun hava saldırıları dalgası, en az 89 kişinin hayatını kaybetmesine yol açtı. Bu yıkıcı saldırılar, İran ile ABD arasında varıldığı açıklanan ateşkesten yalnızca saatler sonra gerçekleşti.
Lübnan Sağlık Bakanlığı ülke genelinde 800’ü aşkın kişinin yaralandığını duyururken, başkent Beyrut’un mevcut savaşın başlangıcından bu yana en şiddetli bombardımanlardan birine sahne olduğu bildirildi. Siyonist İsrail ordusu, önceden herhangi bir uyarıda bulunmadan Beyrut’un merkezi ve çevre mahallelerine eş zamanlı saldırılar düzenleyerek şehirde büyük bir panik dalgasına yol açtı.
Saldırılar yalnızca başkentle sınırlı kalmadı. Güney Lübnan’ın çeşitli bölgeleri ile doğudaki Bekaa Vadisi de art arda hava saldırılarının hedefi oldu. Beyrut sokaklarında iş makineleri enkazı kaldırmaya çalışırken, ambulanslar yaralıları hastanelere yetiştirmek için zamana karşı yarıştı.
“Hizbullah mevzilerini vurduk”
İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada, yaklaşık 100 Hizbullah komuta merkezi ve askeri noktanın yalnızca 10 dakika içinde vurulduğunu ve bunun “geniş çaplı koordineli bir operasyon” olduğunu öne sürdü. İsrail Savunma Bakanı Israel Katz ise saldırıyı, “2024’teki çağrı cihazı bombalamalarından bu yana Hizbullah’a indirilen en büyük darbe” olarak niteledi.
Tüm bu gelişmeler, ABD ile İran arasında iki haftalık ateşkes üzerinde anlaşmaya varıldığı bir dönemde yaşandı. Ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, bu anlaşmanın Lübnan’ı kapsamadığını dile getirdi. Nitekim daha sonra ABD Başkanı Donald Trump da Lübnan’daki çatışmaları “ayrı bir mesele” olarak tanımlayarak aynı çizgiyi teyit etti.
Saldırıların en çarpıcı ve sarsıcı yönlerinden biri ise sivillerin doğrudan hedef alınması oldu. Lübnan resmi ajansı, Bekaa’daki Şmestar köyünde bir mezarlığın vurulduğunu, cenaze törenine katılan en az 10 kişinin hayatını kaybettiğini ve dört kişinin yaralandığını aktardı.
Sahil kasabası Adloun’da üç kız çocuğunun öldüğü, Sayda kentinde ise sekiz kişinin yaşamını yitirdiği ve 22 kişinin yaralandığı bildirildi.
İran: “Durmazsanız saldırırız”
İran cephesinden gelen açıklamalar gerilimi daha da tırmandırdı. İranlı bir yetkili, Lübnan’a yönelik saldırıların sürmesi halinde ateşkesten çekilebileceklerini ve “ihlaller” gerekçesiyle İsrail’e karşı saldırıların yeniden başlatılmasının gündeme alınacağını belirtti.
Beyrut’ta yoğun trafik, kurtarma çalışmalarını aksatırken Sağlık Bakanlığı acil çağrı yaparak yolların boşaltılmasını istedi. Beyrut Doktorlar Sendikası ise hastanelerin yaralılarla dolup taştığını açıkladı. Tüm doktorlara uzmanlık alanları ne olursa olsun hastanelere giderek yardım etme çağrısında bulunuldu.
Saldırılardan saatler önce ilan edilen ateşkesin kapsamı konusunda ciddi çelişkiler ortaya çıktı. Pakistan’ın arabuluculuğunda sağlanan anlaşmanın Lübnan’ı da kapsadığı öne sürülse de hem Netanyahu hem Trump bu iddiayı reddetti. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ise ihlallerin barış sürecini zedelediğini belirterek taraflara itidal çağrısı yaptı.
“İran Körfez’i vurmaya devam etti” iddiası
Bölgede gerilim yalnızca Lübnan ile sınırlı kalmadı. Reuters’a göre İran, ateşkesten saatler sonra Suudi Arabistan’ın doğu-batı petrol boru hattını hedef aldı. İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC), bölge genelinde füze ve insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenlediğini ve Suudi Arabistan’ın Yanbu kentindeki bazı tesisleri vurduğunu duyurdu.
Öte yandan Lübnan’daki Birleşmiş Milletler güçleri de hedef oldu. İspanya, bir BM askerinin İsrail tarafından “gerekçesiz şekilde alıkonulmasını” protesto ederken, İtalyan hükümeti de İsrail güçlerinin bir BM konvoyuna ateş açtığını ve bir aracın hasar gördüğünü açıkladı.
Kaynak: Mira Haber, MEE
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.