İran’ın Dimona ve Arad saldırısı: Demir Kubbe nasıl aşıldı? “Özel füze” tartışması gündemde
ABD ve İsrail’in, İran’ın Natanz Nükleer Tesisi’ne saldırılarının ardından İran, İsrail’in Dimona Nükleer Santrali’nin de bulunduğu güney bölgesini hedef alan art arda misilleme saldırılarını düzenledi.
İran’ın İsrail’in güneyindeki Dimona ve Arad kentlerine yönelik gerçekleştirdiği balistik füze saldırıları, “geçilmez” olarak lanse edilen hava savunma sistemlerinin etkinliğini yeniden tartışmaya açtı. Saldırılarda çok sayıda füzenin savunmayı aşarak doğrudan İsrail’in pek çok noktasındaki hedeflere isabet ettiği bildirildi.

Çok sayıda yaralı, enkaz altında kalanlar var
Cumartesi gecesi gerçekleşen saldırılarda Dimona ve Arad’da geniş çaplı yıkım meydana geldi. İlk belirlemelere göre yaklaşık 100 kişi yaralandı. Yaralılar arasında çocukların da bulunduğu ve bazı kişilerin durumunun ağır olduğu aktarıldı. Uygulanan sansürlere rağmen ölen işgalci Yahudilerin görüntüleri de sosyal medyaya düştü.

Arad’da bazı binaların doğrudan isabet sonucu çöktüğü, yangınların çıktığı ve enkaz altında kalanlar olduğu ifade edildi. Yetkililer olayın büyüklüğü nedeniyle “kitlesel yaralanma” durumu ilan etti.
Demir Kubbe devreye girdi ama engelleyemedi
İsrail ordusu, hava savunma sistemlerinin aktif olduğunu ancak en az iki balistik füzeyi engelleyemediğini açıkladı. Bu durum üzerine hem hava kuvvetleri hem de iç güvenlik birimleri kapsamlı soruşturma başlattı.

Yetkililer, saldırıda kullanılan mühimmatın “alışılmadık olmadığı” yönünde açıklama yaparken, bu durum savunma sistemlerinin neden başarısız olduğu sorusunu daha da büyüttü.

“Özel füze” iddiaları ve olası nedenler
Resmî açıklamalarda “alışılmadık değil” denilse de askeri çevrelerde ve medyada birkaç kritik ihtimal öne çıkıyor:
Yüksek tahrip gücü: Füzelerin yüzlerce kilogramlık savaş başlığı taşıdığı ve doğrudan yerleşim alanlarına düştüğü belirtildi.
Çoklu saldırı dalgaları: İran’ın saldırıyı birden fazla dalga halinde gerçekleştirdiği, bunun da savunma sistemlerini zorladığı ifade edildi.
Zamanlama ve yoğunluk: Sirenlerle isabet arasında çok kısa süre olduğu, bazı bölgelerde halkın sığınaklara ulaşamadan vurulduğu aktarıldı.
Sistemsel açık veya doygunluk: Uzmanlar, aynı anda çok sayıda füzenin fırlatılmasının savunma sistemini “doyurarak” bazı füzelerin geçmesine yol açabileceğini değerlendiriyor.
Bu unsurlar, “özel füze” tartışmasından ziyade, saldırının taktiksel yapısının savunmayı aşmış olabileceğine işaret ediyor.
Dimona’daki nükleer tesis endişesi
Saldırının en kritik noktalarından biri Dimona’daki nükleer tesisin bulunduğu bölge oldu. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, şu ana kadar tesiste herhangi bir hasar veya radyasyon sızıntısı tespit edilmediğini açıkladı.

İsrail’in, nükleer tesislerin hedef alınmasından mağduriyet yaratabileceği ve bu durumu İran’a yönelik savaşında uluslararası meşruiyet devşirme planı için kullanabileceği düşünülüyor.
İsrail’de kriz ve iç tartışmalar
Saldırıların ardından İsrail’de güvenlik zafiyeti tartışmaları büyürken, bazı yetkililer sert eleştirilerin hedefi oldu. Arad’a giden faşist Bakan Itamar Ben-Gvir’in protestolarla karşılaşarak bölgeden ayrılmak zorunda kaldığı bildirildi.
Başbakan Netanyahu ise saldırıları “çok zor bir gece” olarak nitelendirerek askeri operasyonların süreceğini açıkladı.
Misilleme döngüsü derinleşiyor
İran tarafına yakın kaynaklar saldırının, ABD ve İsrail’in İran’daki nükleer tesislere yönelik saldırılarına karşılık olarak gerçekleştirildiğini vurguladı.
İşgalci Yahudiler bölgeyi terk ediyor
Aynı anda pek çok noktanın vurulmasıyla şehirleri toz duman olan İsrail’de can güvenliği olmayan pek çok Yahudi’nin apar topar ülkeyi terk ettiği görüldü. Hemen hepsi çifte vatandaşlık sahibi olan Yahudilerin, işgal ettiği Filistin topraklarını terk ederek Batı ülkelerine gittiği bildiriliyor.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.