image 2026 03 11 17 16 21

Soykırım desteği yüzünden tepki gören Türk şirketin ismi değişti!

Türkiye’de kurulan savunma sanayi firması Repkon’un ABD şirketi, aldığı tepkiler sonucu isim değişikliğine gitti

Repkon USA, isim değişikliğine giderek artık Paligen Technologies, Inc. olarak faaliyet göstereceğini açıkladı ve resmen kendisini ABD merkezli bir savunma yüklenicisi olarak tanımladı. Bu değişiklik, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın, ABD Senatörü Marco Rubio’nun Kongre onayını atlayarak İsrail’e mühimmat satışını onayladığını duyurmasının hemen ardından geldi.

Repkon yetkililerinin açıklamalarına göre isimde değişikliğe gitme adımının amacı, şirketin ABD yasalarına göre faaliyet gösteren bir Amerikan şirketi olduğunu vurgulamak.

2024 yılının sonlarında Türk silah üreticisi Repkon ABD pazarına girdiğini duyurduğunda bu adım hem Ankara’da hem de savunma sanayii çevrelerinde büyük bir başarı olarak sunulmuştu. Resmi haber ajansları, Türkiye’nin artık ABD silah piyasasında da yer almasından övgüyle bahsetmişti.

Bu anlaşmalar kapsamında Repkon’un ABD’de kurduğu iştirak Repkon USA, Teksas’ta 155 mm topçu mühimmatı için yanıcı kartuş kovanlarının üretileceği bir üretim hattının tasarımını ve inşasını üstlenmek üzere ayrı sözleşmeler imzalamıştı.

İsrail soykırımını körüklemeye destek

Ancak aradan yaklaşık bir buçuk yıl geçtikten sonra tablo dramatik biçimde değişti. Bir dönem Türk yetkililer ve kurumlar tarafından övgüyle anılan Repkon USA, son günlerde kamuoyunda yoğun eleştirilerin hedefi haline geldi.

Nitekim ABD Dışişleri Bakanı’nın, Kongre onayı bile almadan Repkon’un İsrail’e mühimmat satmasına izin verdiği ortaya çıktı. Söz konusu satış paketinde Repkon USA, 12 bin adet BLU-110A/B tipi, 1000 pound ağırlığında genel maksat bombası gövdesinin ana yüklenicisi olarak listelendi. Anlaşmanın toplam değerinin yaklaşık 151,8 milyon dolar olduğu belirtildi.

BLU-110 bombaları, İsrail’in Gazze’ye yönelik soykırım saldırılarında yaygın biçimde kullanılan mühimmatlar arasında yer alıyor.

Bunun üzerine çığ gibi büyüyen tepkiler yalnızca internetle sınırlı kalmadı. İstanbul’daki şirket merkezinin önünde toplanan protestocular, Repkon’u “ABD ve İsrail’in ölümcül savaşlarının ortağı olmakla” suçladı.

“Satmayı biz seçmedik”

Repkon’un Türkiye’deki ana şirketi ise artan tepkiler karşısında savunmaya geçti. Şirket tarafından yapılan resmi açıklamada, söz konusu satışta doğrudan söz sahibi olunmadığı ileri sürülerek sorumluluk reddedildi.

Repkon’dan bir yetkili de benzer bir savunma yaptı. Şirket yetkilisi, ticari kararların büyük ölçüde Repkon USA yönetimi tarafından alındığını ve bu yönetimin neredeyse tamamen ABD vatandaşlarından oluştuğunu söyledi.

Yetkili ayrıca söz konusu işlemin aslında ABD ordusuyla yapılan bir “bomba gövdesi satışı” olduğunu, nihai kullanıcı olarak kağıt üzerinde ABD ordusunun göründüğünü öne sürdü. Bunun yanında ABD hükümetinin talebine doğrudan “hayır” demenin pratikte mümkün olmadığını savundu.

“Acil mühimmat yetiştirme”

Bu satışın acil durum prosedürü kapsamında hızlandırılmış olabileceği belirtiliyor. Ancak Şubat 2025’te ABD Savunma Güvenliği İşbirliği Ajansı tarafından açıklanan başka bir anlaşma, Repkon USA’nın İsrail’e yönelik mühimmat satışlarında zaten önemli bir rol oynadığını gösteriyor.

Yaklaşık 675,7 milyon dolar değerindeki bu anlaşmada Repkon USA ile Boeing, İsrail’e satılacak geniş kapsamlı mühimmat ve güdüm kitleri için ana yüklenici olarak yer aldı.

Anlaşma kapsamında 201 adet MK-83 MOD 4/MOD 5 tipi 1000 poundluk bomba gövdesi ile 4.799 adet BLU-110A/B tipi bomba gövdesi Repkon USA tarafından üretilecekti. Geri kalan güdüm kitlerinin ise Boeing tarafından sağlanması planlandı. Teslimatların ise 2028 yılında başlaması öngörülüyor.

Ayrıca ABD’de yürürlükte olan boykot karşıtı yasaların, İsrail’e yönelik satışları reddetmeyi zorlaştırdığı savunuldu. Nitekim gerçekten de ABD’de İsrail’e yönelik boykotları yasaklayan çeşitli düzenlemeler bulunuyor ve bunların uygulanması “Antiboykot Uyum Ofisi” tarafından denetleniyor.

ABD savunma sanayii alanında çalışan bir uzman ise ABD hükümetinin bir satışını reddeden bir Amerikan şirketinin uzun süre ayakta kalmasının pek mümkün olmadığını, kararın bu sebeple alınmış olabileceğini öne sürdü.

Kaynak: Mira Haber, MEE

Bir Cevap Yazın