14 Ocak 2004’te Gazze Şeridi’nin kuzeyinde bulunan Erez (Beyt Hanun) kontrol noktasında yaşanan olay, İsrail’in Gazze üzerindeki işgal ve kuşatma politikasının geldiği noktayı bir kez daha gözler önüne serdi. İsrail ve Filistin kaynaklarına göre, 22 yaşındaki Filistinli Rim Salih er-Riyaşi’nin gerçekleştirdiği eylemde üçü İsrail ordusu askeri, biri güvenlik görevlisi olmak üzere dört İsrailli öldü, on kişi yaralandı.
Erez kontrol noktası, o dönemde Gazze halkı için yalnızca bir geçiş noktası değil, işgalin günlük hayata yansıdığı bir baskı mekanizması olarak işliyordu. Hastalar, yaşlılar ve siviller, en temel ihtiyaçlara ulaşabilmek için İsrail’in keyfi uygulamalarına bağlı tutuluyordu. Gazze’de yaşayan Filistinliler için sağlık hakkı dahi askeri kontrol altında bulunuyordu.
İsrail makamları saldırıyı tek taraflı bir “güvenlik olayı” olarak sunarken, olayın yaşandığı koşulları ve Filistinlilerin maruz kaldığı sürekli askeri baskıyı gündem dışı bıraktı. Oysa saldırının gerçekleştiği dönem, Gazze ve Batı Şeria’da Filistinlilerin öldürüldüğü, evlerin yıkıldığı ve askeri operasyonların yoğunlaştığı bir sürece denk geliyordu.
Saldırıyı İzzeddin el-Kassam Tugayları ile El-Aksa Şehitleri Tugayları üstlendi. Yapılan açıklamalarda eylem, İsrail’in Filistin topraklarında yürüttüğü operasyonlara ve Filistinlilerin öldürülmesine karşılık olarak duyuruldu. Bu açıklamalar, olayın tekil bir vaka değil, işgal altında yaşayan bir halkın maruz bırakıldığı sistematik şiddetin sonucu olduğunu ortaya koydu.
22 yıl sonra Erez saldırısı hâlâ hatırlanıyor; çünkü Gazze’de değişen bir şey olmadı. Kuşatma sürüyor, kontrol noktaları hâlâ Filistinlilerin hayatını belirliyor ve İsrail, işgalin yol açtığı sonuçları görmezden gelerek yalnızca güvenlik söylemi üretmeye devam ediyor. Bu tablo, yaşananların münferit değil, işgal düzeninin doğal sonucu olduğunu açıkça gösteriyor.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.