100den fazla sehirde halk sokaga indi irandaki olaylarda 12 gun olumler internet kesintisi osh5

Türkiye’deki magazin ünlülerinin İran hassasiyeti pes dedirtti!

Türkiye’de magazin ünlüsü isimlerin İran paylaşımları tartışma yarattı: “Duyarlılık mı, siyasi hizalanma mı?”

İran’da ekonomik kriz ve toplumsal huzursuzluk gerekçesiyle başlayan protestolar sürerken, Türkiye’den bazı popüler isimler, sosyal medyada yaptıkları destek çıkışlarıyla dikkat çekti.

Şarkıcı Gülben Ergen, Hadise ve Kemalist fenomen – avukat Feyza Altun’un İran’daki protestolara yönelik destek mesajları dikkate alındığında, zamanlama, seçicilik ve bağlam bakımından masum bir duyarlılıktan çok daha fazlası okunuyor.

Bu isimlerin İran’la siyasal, toplumsal ya da kültürel bir bağları yok. İran toplumunu yakından takip eden, rejim–halk gerilimini tarihsel arka planıyla bilen figürler değiller. Buna rağmen ABD ve İsrail’in açık biçimde İran’ı hedefe koyduğu, askeri ve siyasi baskının arttığı bir eşikte, “protestocu desteği” söylemiyle sahneye çıkmaları ister istemez şu soruyu doğuruyor:

Bu ani İran hassasiyeti nereden çıktı?

Bir diğer dikkat çekici nokta ise paylaşımlardaki seçicilik. Aynı isimlerin Gazze’de süregelen insani felakete ya da İsrail’de Netanyahu karşıtı kitlesel protestolara benzer bir hassasiyet göstermemesi, “neden İran?” sorusunu gündeme taşıyor. Bu tablo, doğal bir insan hakları yaklaşımından ziyade Batı merkezli söylemlerle örtüşen bir “maşa refleksini” yansıtıyor.

Üstelik bugün İran’daki gösteriler artık yalnızca “iç protesto” başlığıyla ele alınmıyor. ABD’li yetkililerin açık müdahale imaları, İsrail’in savaş senaryoları ve rejim değişikliği için parlatılan Rıza Pehlevi gerçeği ortadayken, bu gösterilere koşulsuz destek vermek fiilen dış baskıyı ve bölgesel kaosu meşrulaştıran bir pozisyona denk düşüyor.

Bir başka çelişki de şu:

Bu isimler kendilerini sık sık milliyetçi, özgürlükçü, Atatürkçü olarak tanımlıyor. Peki o halde, Türkiye’nin sınır komşusuna yönelik ABD–İsrail eksenli bir müdahale atmosferine alkış tutmak bu kimlikle nasıl bağdaşıyor?

Burada “İran halkını seviyorlar mı, sevmiyorlar mı” meselesi yok. Asıl mesele şu:

Neden hep aynı cephede, aynı krizlerde, hep Batı’nın işine yarayan paydada birleşiyorlar?

Bu tablo, “duyarlılık”tan çok ideolojik hizalanmayı, hatta farkında olarak ya da olmayarak emperyal söylemin yerli vitrinine dönüşmeyi ispatlıyor. İran’la hiçbir organik bağı olmayan magazin figürlerinin, tam da bölgesel savaş ihtimali konuşulurken devreye girmesi bu yüzden dikkat çekiyor.

Kaynak: Mira Haber 

Bir Cevap Yazın