El-Kaide’nin Arap Yarımadası kolunun medya organları, Epstein dosyaları hakkında uzun ve sert ifadeler içeren bir bildiri yayımladı
El-Kaide’nin Arap Yarımadası’ndaki medya kolu, pedofili ve insan kaçakçısı Jeffrey Epstein belgeleri üzerine kapsamlı ve son derece sert bir bildiri yayımladı. Örgüt, söz konusu belgeleri yalnızca bir ahlak skandalı olarak değil, küresel sistemin doğasını ortaya seren tarihi bir kırılma olarak değerlendirdi.
Bildiride şu ifadelere yer verildi:
“En ufak bir abartı olmaksızın, insanlığın şimdiye kadar tanık olduğu en iğrenç ve tehlikeli gizli örgütle karşı karşıyayız. Komplo teorileri ile somut gerçeklik arasındaki sınırlar burada ortadan kalkıyor.”
Bildiride Jeffrey Epstein için “Ebu’ş Şeyatin” (şeytanların babası) ifadesi kullanıldı.
“Siyasileri kontrol altına aldılar”
Bildiride Epstein’ın adasının yalnızca ahlaki suçların işlendiği bir yer olmadığının altı çizilerek, burada siyaset, ekonomi, medya, bilim ve askeri elitlerin dahil olduğu küresel bir ağın kurulduğuna dikkat çekildi.
Örgüt, söz konusu adaların yalnızca “hayvani zevklerin tatmin edildiği gece kulüpleri” olmadığı, aynı zamanda bilimsel, medya ve kültürel toplantılar aracılığıyla uluslararası siyasete yön veren merkezler olduğuna dikkat çekti. İşkence ve cinsel suçların, katılımcı elitlerin “zihinlerini ve vicdanlarını yeniden şekillendirmek” için birer eğitim aracı olarak tasarlandığı belirtildi.
Belgelerin kamuoyuna sunulma biçiminin ise “daha büyük ve sistematik bir yapılanmayı perdelemek amacı taşıdığı” savunuldu.
“Bu dosyalar neden tam da bu zamanda açıldı? Bunun tüm dünyanın ve özellikle Batı’nın geleceği için anlamı nedir?”
“Dünya daha kötüsünü görmedi!”
Açıklamada, Epstein dosyasının “sadece bir ahlak skandalı” olarak görülmesinin büyük bir hata olduğu belirtildi. Dünyanın bu güne kadar daha kötüsünü görmediği bu olay hakkında şu vurgu yapıldı:
“Bu örgüt, kız çocuklarına yönelik katliam ve tecavüz suçlarından ibaret değildir; bu uygulamalar, uluslararası karar alıcıları etkilemek için kullanılan bir araçtır.
Epstein belgeleri, dünyadaki özgürlük ve değişim arayışındaki insanların iradesinin kırılması ve yıkımını simgeliyor.
İnsani duyguları suistimal ederek, Gazze’de kadın ve çocuklara karşı işlenen vahşet görüntüleri sonrasında Filistin davasına destek veren kitleleri korkutmak ve terörize etmek için bir şok stratejisi uyguladılar ve her türlü değişim çabasını engellemeye çalıştılar.
Bu durum, küresel Siyonizm ve Haçlı zihniyetinin, barbarlık ve Nazizm’den dahi daha iğrenç bir şekilde ortaya çıkmasına yol açtı. Gerçekten de bu gezegen, insanlığa karşı en acımasız suçları işlemekten çekinmeyen ve yapay zekanın bile kavrayamayacağı kadar sapkın suçlar işleyen bu yozlaşmış zihniyetten daha kötüsünü görmedi.”
“Daha derin bir yapı var”
Bildiride, Epstein olayının tekil bir vaka olarak görülmemesi gerektiği savunularak, benzer yapıların Batı’da, Doğu’da ve Körfez ülkelerinde de bulunduğu ileri sürüldü. Belgelerin “açığa çıkan kısmının, buzdağının sadece görünen yüzü olduğu” ifade edildi.
Ayrıca şu çarpıcı değerlendirme yer aldı:
“Batı’da, Doğu’da ve Arap Körfezi’nde Epstein Adası’na benzer birçok yer vardır. Bu yapılar geçmişte de vardı, bugün de devam etmektedir.
Ne kadar derine inersek, mesele isimlerden ve skandallardan çok daha büyük bir küresel mühendislik projesine dönüşüyor.”
CIA, Mossad ve “şantaj mekanizması”
Bildiride değerler ve ahlak kavramlarının istihbarat servislerinin elinde şantaj aracına dönüştürüldüğü söylenerek, özellikle CIA ve Mossad isimleri anıldı. Buna göre skandalların kayda alınması ve belgelenmesi; daha önce de belirtildiği üzere siyasetçiler ve küresel şirket yöneticileri üzerinde baskı kurmak için bir “güvenlik ve istihbarat silahı” olarak kullanıldı.
Bildiride Orta Doğu’daki bazı trajik olaylara da atıf yapılarak Mısır’daki Rabia Meydanı Olayları, Suriye’deki Saydnaya Hapishanesi ve Gazze’deki çatışmalar örnek gösterildi. Bu olayların, iddiaya göre, söz konusu “küresel sistemin eğitim ve yönlendirme mekanizmalarının sahadaki yansımaları” olduğu belirtildi.
“El Aksa Tufanı’ndan daha şiddetlisi gelecek”
Bildiride belgelerin ortaya çıkmasının küresel siyasette büyük bir sarsıntıya yol açacağı ifade edilerek şu sözlere yer verildi:
Epstein belgelerinin Batılılar üzerindeki yankıları ve etkileri, siyasi ve sosyal düzeylerdeki kapsamı ve seyri bakımından El-Aksa Tufanı’ndan daha şiddetli bir tufana yol açacaktır.
Bu durum, özellikle Amerikalılar olmak üzere Batılı insanlarda, ilahi vahiy dışında kurtuluşu olmayan derin bir kimlik krizine yol açacaktır.
“Son umut”
Bildirinin en dikkat çekici bölümlerinden birinde, küresel sisteme karşı mücadelenin tek çıkış yolu olarak “cihad” gösterildi ve şu ifadeler dile getirildi:
“Bu şeytani ahlaksızlıktan kurtuluş için insanlığın son umudu, İslami cihadın öncüleridir. Küresel Siyonist-Haçlı ittifakı tarafından temsil edilen bu Epsteinvari canavara karşı cihat yürütmek görevdir.
Bu yozlaşmış düzene karşı mücadele, insan onurunu korumanın tek yoludur.”
Son olarak örgüt, Epstein belgelerinin mevcut dünya düzeninin “son incir yaprağını da düşürdüğünü” savunarak, yaklaşan küresel çalkantıların kaçınılmaz olduğunu iddia etti. Açıklama, Batı medeniyetinin “ahlaki çöküş yaşadığı” ve demokrasi, laiklik ve liberalizm gibi kavramların da aynı akıbete sürükleneceği sözleriyle son buldu.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.