NTNYH

Çocuk kasabı ders veriyor: Asıl katil kendileri değil mi?

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Ofisi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan açıklamasında Türkiye’ye yönelik ağır suçlamalarda bulundu. Erdoğan’ı “antisemitik diktatör” olarak nitelendiren Netanyahu’nun Ofisi, Türkiye’nin Suriye’de İsrail’e karşı saldırgan bir tutum sergilediğini öne sürerek Tel Aviv’in buna “müsamaha göstermeyeceğini” savundu. Açıklama, Ankara ile Tel Aviv arasında Suriye üzerinden tırmanan gerilimin ortasında geldi.

Ancak Netanyahu yönetiminin bu sözleri, Gazze’de ortaya çıkan ağır insani tablo karşısında tam anlamıyla bir ikiyüzlülük örneği olarak değerlendiriliyor. İsrail yönetiminin Türkiye’ye “insan hakları” ve “siviller” üzerinden ders vermeye kalkması, Gazze’de yaşananları dünyanın gözleri önünde gerçekleştiren tarafın yine İsrail olduğu gerçeğini ortadan kaldırmıyor.

Gazze’de savaşın başlamasından bu yana 73 binden fazla Filistinlinin hayatını kaybettiği bildirilirken, binlerce çocuk ve kadın da yaşamını yitirdi. BM raporları ise ateşkese rağmen İsrail saldırılarının sürdüğünü, sivillerin ve sivil altyapının zarar görmeye devam ettiğini ortaya koyuyor.

Üstelik İsrail ordusu, geçtiğimiz günlerde 5 yaşındaki Filistinli Hind Rajab’ın ve ailesinin öldürülmesinde askerlerinin ateş açtığını kabul ederek soruşturma başlattığını iddia etti. Hind’in içinde bulunduğu araca ateş açılması ve yardım için gönderilen sağlık görevlilerinin de öldürülmesi, İsrail’in Gazze’deki operasyonlarının siviller üzerindeki yıkıcı sonuçlarını bir kez daha gündeme taşıdı.

Buna rağmen Netanyahu yönetiminin çıkıp Erdoğan’ı “diktatörlük” ve “siviller” üzerinden suçlaması, “Kendi yaptıklarını unutup başkalarına ahlak dersi vermek” şeklinde yorumlanıyor. Gazze’de çocukların, kadınların, yaşlıların ve sivillerin hayatını kaybettiği saldırıların sorumluluğunu taşıyan bir hükümetin, başka ülkeleri insan hakları üzerinden hedef alması ciddi bir çelişki oluşturuyor.

Dahası, Netanyahu’nun Ofisi Türkiye’yi hedef alan açıklamasında Kürtlerden söz ederken, İsrail’in Gazze’deki uygulamalarına ilişkin uluslararası eleştirileri adeta görmezden geliyor. BM, Gazze’de sivillerin öldürüldüğünü, sivil yerleşimlerin ve altyapının zarar gördüğünü defalarca raporladı. UNICEF de ateşkes döneminde dahi yüzlerce çocuğun öldürüldüğünü açıkladı.

Ortaya çıkan tablo şu: Netanyahu yönetimi, Gazze’deki ağır bilanço karşısında hesap vermek yerine söylemi Türkiye’ye çevirmeyi tercih ediyor. İsrail’in kendi politikalarını sorgulamak yerine Erdoğan’a ve Türkiye’ye yönelik hakaretlerle gündem oluşturması, Tel Aviv’in eleştiriler karşısında ne denli savunmacı bir pozisyona sürüklendiğini gösteriyor.

Netanyahu hükümetinin Türkiye’ye yönelik sözleri, bu nedenle yalnızca diplomatik bir atışma değil; Gazze’de yaşananların üzerini siyasi söylemlerle örtme çabası olarak da okunuyor. Türkiye ile İsrail arasındaki gerilim Suriye üzerinden daha da büyürken, Tel Aviv’in Ankara’ya yönelik sertleşen dili, bölgedeki gerilimi azaltmak yerine daha da tehlikeli bir noktaya taşıyor.

Kaynak: Mira Haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir