Azerbaycan, başörtüsü yasağını ‘Laiklik Kuralları’ diyerek sıklaştırmaya başladı
Azerbaycan’da başörtüsüne yönelik tartışmalar yeniden alevlenirken, ortaya çıkan yeni uygulamalar ve yasa tasarıları, “laiklik” gerekçesiyle dini kimliğe doğrudan müdahale eleştirilerini beraberinde getirdi.
Mart ve Nisan 2026’da gelen raporlar, devlet okullarında üniforma zorunluluğunun bahane edilerek başörtülü öğrencilerin sınıflara alınmadığını, hatta bazı öğrencilerin okuldan uzaklaştırıldığını ortaya koydu. Eğitim hakkı ile inanç özgürlüğü arasında açık bir çelişki doğarken, uygulamanın keyfi biçimde genişletildiği dikkat çekiyor.
“DİNİ BAŞÖRTÜ YERİNE MİLLİ SİMGE” DAYATMASI
Yeni düzenlemelerde en dikkat çeken başlıklardan biri ise dini başörtüsü yerine “kəlağayı” gibi milli unsurların teşvik edilmesi. Bu yaklaşım, birçok kesim tarafından “inancı kültürel bir süs haline indirgeme” ve dini sembolleri kamusal alandan silme çabası olarak yorumlanıyor.
Devletin, bireyin neyi nasıl giyeceğine kadar müdahil olması, özgürlük söylemleriyle ciddi bir çelişki oluşturuyor.
ÇOCUKLAR ÜZERİNDEN DİNİ KISITLAMA GİRİŞİMİ
Ocak 2026’da Milli Meclis’e sunulan “Çocuk Hakları” yasa tasarısı ise tartışmayı daha da derinleştirdi. Tasarıda, 14 yaş altındaki çocukların dini semboller taşımasının kısıtlanması ve dini ritüellere “zorlanmasının” yasaklanması öngörülüyor.
Yetkililer bu adımı “çocukların fiziksel ve zihinsel sağlığını koruma” gerekçesiyle savunsa da, eleştiriler bunun açık bir şekilde dini eğitimi ve ailelerin inanç aktarımını hedef aldığı yönünde yoğunlaşıyor.
“RADİKALİZM” GEREKÇESİ TEPKİ ÇEKİYOR
Hükümet cephesi, bu tür uygulamaların “radikalizmi önlemek” ve laikliği korumak için gerekli olduğunu iddia ediyor. Ancak bu söylem, toplumun geniş kesimleri tarafından inançlı bireyleri potansiyel tehdit gibi gösteren tehlikeli bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor.
Sivil toplum kuruluşları ve dindar kesimler ise yaşananları açıkça “inanç özgürlüğüne müdahale” olarak nitelendiriyor. Özellikle genç yaşta kız öğrencilerin eğitimden dışlanması, hem insan hakları hem de sosyal adalet açısından ciddi soru işaretleri doğuruyor.
ÖZGÜRLÜK MÜ, YOKSA DAYATMA MI?
Azerbaycan’da yaşanan bu gelişmeler, “laiklik” kavramının nasıl yorumlandığına dair önemli bir tartışmayı da beraberinde getiriyor. Devletin tarafsızlığı mı korunuyor, yoksa belirli bir yaşam tarzı mı dayatılıyor?
Başörtüsü üzerinden yürüyen bu gerilim, sadece bir kıyafet meselesi olmaktan çıkıp doğrudan kimlik, inanç ve özgürlük meselesine dönüşmüş durumda.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.