image 2026 02 18 20 09 48

“MyHeritage” tuzağı… Etnik kökeni öğrenmek uğruna DNA’nızı İsrail’e veriyorsunuz!

“Soyunu öğren, köklerini keşfet…” Masum bir reklam cümlesi gibi görünüyor. Ancak uzmanlara göre bu çağrı, insanın hayatı boyunca değişmeyecek en mahrem bilgisini, DNA’sını, uluslararası bir veri havuzuna teslim etmesi anlamına geliyor.

İşgalci İsrail merkezli biyoteknoloji şirketi MyHeritage, milyonlarca kullanıcının genetik profilini dijital veritabanlarında tutuyor. Şirket, müşterilerine etnik köken analizi, potansiyel akraba eşleşmeleri ve aile ağacı oluşturma imkânı sunduğunu belirtiyor. Ancak tartışma, hizmetten çok verinin geleceği üzerine yoğunlaşıyor.

92 MİLYON HESAPLIK GÜVENLİK İHLALİ

2018 yılında şirket, yaklaşık 92 milyon kullanıcının e-posta adresi ve şifre bilgilerinin sızdırıldığını duyurdu. MyHeritage, DNA verilerinin farklı bir sistemde saklandığını ve etkilenmediğini açıkladı. Fakat veri güvenliği uzmanları, böylesine büyük bir sızıntının altyapı güvenliği konusunda ciddi soru işaretleri doğurduğunu vurguladı.

Genetik veri sıradan bir parola değildir. Değiştirilemez. İptal edilemez. Yeniden oluşturulamaz.

Şirketin merkezi İsrail’de, DNA analizleri ise ABD’deki laboratuvarlarda yapılıyor. Bu da verilerin farklı ülke yasalarına tabi olarak sınır ötesi transfer edildiği anlamına geliyor.

Uzmanlara göre uluslararası veri akışı, hukuki denetim açısından gri alanlar oluşturabiliyor. Özellikle de söz konusu ABD ve İsrail olduğunda.

“SATMIYORUZ” DİYORLAR, AMA…

MyHeritage resmi politikalarında DNA verilerinin satılmadığını ve kullanıcı izni olmadan üçüncü taraflarla paylaşılmadığını belirtiyor. Ancak eleştirmenler şu soruları gündeme getiriyor:

Şirket el değiştirirse ne olur? İşgalci hükümetin politikaları göz önünde bulundurulduğunda, herhangi bir hukuki veya siyasi baskı durumunda veri paylaşımı zorunlu hale gelir mi? Anonimleştirildiği söylenen genetik veriler gerçekten geri döndürülemez mi?

Genetik verinin “anonim” olması, her zaman tamamen kimliksiz olduğu anlamına gelmiyor. Akademik çalışmalar, yeterli veri noktasıyla anonim genetik bilgilerin yeniden eşleştirilebildiğini ortaya koyuyor.

SADECE SİZİN DEĞİL, AİLENİZİN DE VERİSİ

Bir kişinin DNA’sı, yalnızca o kişiyi değil; anne-babasını, kardeşlerini, çocuklarını, henüz doğmamış nesilleri ve hatta uzak akrabalarını da dolaylı olarak temsil eder. Yani sisteme yüklenen her genetik profil, aynı zamanda geniş bir biyolojik haritanın parçasıdır.

Bu nedenle kitlesel DNA bankalarının uzun vadede siyasi, ticari veya istihbarî amaçlarla kullanılma ihtimalinin tamamen göz ardı edilemez. Böyle bir durum söz konusu olduğunda da, aileden tek bir kişinin yaptığı DNA paylaşımı tüm soy ağacını tehlikeye sokacaktır. 

ASIL SORU

Etnik köken yüzdesi öğrenmek için, hayat boyu değişmeyecek genetik kodunuzu İsrail liderliğindeki küresel bir sisteme teslim etmeye hazır mısınız?

İsrail “satmıyoruz” diyebilir. Sözleşmeler değişebilir. Yönetimler değişebilir. Teknoloji değişebilir.

Ama DNA değişmez.

Bugün eğlenceli görünen bir test, yarın nasıl ve kimler tarafından kullanılacağı bilinmeyen dev bir biyolojik veri zincirinin halkası olabilir.

Ve asıl mesele şu: Köklerinizi ararken, kendinizi mi teslim ediyorsunuz?

Kaynak: Mira Haber, Ajanslar

Bir Cevap Yazın