İsrail basınında yayımlanan çarpıcı bir araştırma bağlantılı araçların artık yalnızca ulaşım aracı değil, potansiyel birer istihbarat platformu haline getirildiğini ortaya koydu
Aktarılanlara göre bazı soykırımcı İsrail merkezli teknoloji firmaları, araçların mikrofon, kamera ve dijital altyapılarına sızabilen ileri seviye yazılımlar geliştirdi. Söz konusu teknoloji literatürde “CARINT” (Car Intelligence, Araba İstihbaratı) olarak adlandırılıyor.
Bu kavram, modern araçların sahip olduğu sensörler, internet bağlantısı ve veri akışını bir gözetim mekanizmasına dönüştürmeyi ifade ediyor.
Adı geçen firmalar arasında Toka, Rayzone Group ve Ateros yer alıyor. İddialara göre bu şirketler, internete bağlı araçların multimedya sistemlerine ve kablosuz iletişim altyapılarına erişim sağlayabilecek yazılımlar geliştirdi.
HANGİ VERİLERE ERİŞİM SAĞLANABİLİYOR?
Haberde aktarılan teknik kabiliyetler dikkat çekici. Buna göre araç içi mikrofonlar üzerinden ortam dinleme, ön ve arka kamera sistemlerine erişim, GPS üzerinden gerçek zamanlı konum takibi, Bluetooth ve Wi-Fi bağlantıları üzerinden cihaz eşleştirme, SIM kart ve ağ trafiği analizi ve sensör verilerinin uzaktan toplanması gibi birçok veri bu şirketlere aktarılabiliyor.
Modern araçların çoğu artık sürekli internet bağlantısına sahip. Bu durum, yazılım açıkları veya arka kapılar üzerinden erişim sağlanması halinde, aracı bir “hareketli dinleme cihazına” dönüştürebilecek potansiyel anlamına geliyor.
Özellikle Rayzone’un, toplanan verileri yapay zekâ destekli analiz sistemlerinde işlediği belirtiliyor. Bu sistemlerin kişi profillemesi, hareket alışkanlığı çıkarımı, iletişim ağı analizi ve gerçek zamanlı hedef takibi gibi ileri seviye istihbarat yöntemlerini mümkün kıldığı ifade ediliyor.
RESMİ ONAY VE İHRACAT İDDİASI
Dikkat çeken bir diğer unsur ise bazı ürünlerin İsrail Savunma Bakanlığı tarafından ihracat lisansı almış olması. Bu durum, teknolojinin yalnızca teorik bir Ar-Ge çalışması değil, fiilen pazarlanabilir bir gözetim aracı olduğuna işaret ediyor.
Ancak şirketlerden gelen açıklamalar sınırlı ve detay vermekten uzak. Teknik dokümantasyon kamuoyuna açık değil.
Bu gelişme, daha önce dünya çapında tartışmalara neden olan NSO Group ve Pegasus yazılımı örneğini akıllara getirdi. Mobil cihazların hedef alındığı dönemin ardından, şimdi gözler “bağlantılı araç ekosistemine” çevrilmiş durumda.
Uzmanlara göre araçlar, telefonlardan bile daha fazla sensör, konum ve ortam verisi barındırıyor. Bu nedenle araçlara yönelik gözetim teknolojileri, potansiyel olarak daha kapsamlı bir izleme kapasitesi anlamına geliyor.
KÜRESEL GİZLİLİK KRİZİ
Bu arada bağlantılı araç pazarı hızla büyüyor. Elektrikli ve otonom araçların artışıyla birlikte sürekli veri akışı, bulut (cloud) bağlantısı, uzaktan yazılım güncellemesi gibi özellikler artık standart hâle geldi.
Eğer iddialar doğruysa, bu durum milyonlarca sürücünün ve yolcunun bilgisi dışında veri toplanabilmesi ihtimalini gündeme getiriyor.
Ortaya çıkan bilgiler ise araçların artık sadece ulaşım aracı değil; veri merkezine dönüştüğünü gösteriyor. Hatta İsrail merkezli bazı şirketler bu verileri istihbarat sistemine dönüştürebilecek teknolojiler bile geliştirmiş durumda.
Bu bağlamda mikrofon, kamera ve konum verisi gibi kritik unsurlar hedef alınabiliyor. Resmi ihracat lisansı iddiaları, konunun devlet denetiminde yürütüldüğünü gösteriyor.
Sonuç olarak, bağlantılı araç teknolojisi yeni bir konfor çağını temsil ederken; aynı zamanda küresel ölçekte bir mahremiyet ve güvenlik tartışmasının kapısını aralıyor.
İnternete bağlı her cihaz gibi, araçlar da artık sadece bir makine değil, potansiyel bir veri kaynağı.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.