21:07 Perşembe / 22 Şubat 2024 | 12 Şaban 1445

İsrail’e koşulsuz destek veren Almanya’ya tepkiler çoğalıyor

Güney Afrika Cumhuriyeti’nin başvurusuyla, Gazze’de Filistinlilere soykırım uyguladığı için Uluslararası Adalet Divanında (UAD) yargılanmaya başlayan İsrail’e destek açıklamasında bulunan Almanya, Birleşmiş Milletler (BM) raportörlerinden yoğun tepki aldı

BM Sağlık Hakkı Raportörü Tlaleng Mofokeng, X hesabından yaptığı açıklamada, “Tarihinde birden fazla soykırım işlemiş bir devlet (Almanya), sömürgecilik ve apartheid kurbanı bir ülkenin (Güney Afrika) başka bir soykırımı, işgalci nükleer gücü (İsrail) önleme çabalarının altını oyuyor. Almanya, sen gerçek misin? Umarız daha iyisini yapabilirsin.” ifadelerini kullandı.

BM Konut Hakkı Özel Raportörü Balakrishnan Rajagopal, X mesajında, Almanya’nın UAD’deki soykırım davasına İsrail lehine taraf olacağını açıklayan ilk ülke olduğu yönündeki bir paylaşımı alıntılayarak, bunun Almanya’nın sorumluluklarıyla bağdaşmadığını belirtti.

Rajagopal, “Almanya, soykırımı önleme sözleşmesinin uygulanması çabalarını desteklemeli, tersini yapmamalı.” değerlendirmesinde bulundu.

BM Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese de X paylaşımında, “Filistinlileri kurtarmaya çalışanlar kan kardeşleri Arap ülkeleri değil, insan haklarını teşvik eden Batılı ülkeler de değil fakat (Filistinliler ile) baskı ve apartheid tarihini paylaşan bir ülke (Güney Afrika). Almanya kendi tarihi nedeniyle buna engel olmamalı.” ifadelerine yer verdi.

Soykırım suçlamasının dayanağı olmadığını öne sürdüler 

Alman hükümet sözcüsü Steffen Hebestreit dün yaptığı yazılı açıklamada, UAD’de Güney Afrika tarafından İsrail’e yöneltilen “soykırım” suçlamasının hiçbir dayanağı olmadığını savundu.

Almanya’nın geçmişindeki Holokost suçu nedeniyle 1948 tarihli Soykırım Suçunun Önlenmesi Sözleşmesi’ne bağlı olduğu ileri sürülen açıklamada, bu sözleşmenin “uluslararası hukukun temel bir aracı” olduğu ve “siyasi bir araç haline getirilmesine karşı çıkıldığı” kaydedilmişti.

Açıklamada, Almanya’nın UAD’nin çalışmalarını desteklediği ve ana davada üçüncü taraf olarak İsrail lehine müdahillik niyeti taşıdığı belirtilmişti.

Almanya’nın Holokost sorumluluğu

Almanya Başbakanı Olaf Scholz, 7 Ekim sonrasında İsrail’e kayıtsız şartsız destek vermelerini, ülkesinin Holokost’tan kaynaklanan tarihi sorumluluğuna bağlamıştı.

Alman hükümeti, ülkede Filistin’e destek gösterilerini antisemitizmle mücadele bahanesi altında engellerken de aynı nedeni öne sürmüştü.

Ülkede bu süreçte Filistin yanlısı 100’den fazla gösterinin düzenlenmesine engel olunurken, başkent Berlin’de öğrencilerin Filistin kefiyesi ve üzerinde Filistin bayraklarının bulunduğu çıkartmalar taşıması yasaklanmıştı.

Bavyera eyaletinde ise Filistin yanlısı gösterilerde kullanılan “Nehirden denize kadar Filistin özgür olacak” sloganına “antisemitik” olduğu gerekçesiyle yasak getirilmişti.

İsrail’i 7 Ekim sonrasında ziyaret eden ilk yabancı hükümet başkanı da Scholz olmuştu.

İsrail’in Berlin Büyükelçisi Ron Prosor, 7 Ekim’den bu yana verdiği koşulsuz ve sınırsız desteğin ardından Almanya’nın, ülkesinin “Avrupa’daki en iyi müttefiki haline geldiğini” açıklamıştı.

Bir Cevap Yazın

DİĞER GELİŞMELER