ABD Başkanı Donald Trump’ın Danimarka’ya bağlı Grönland’ı devralma yönündeki çıkışı, Avrupa Birliği ile Washington arasındaki kırılgan ticaret dengesini bir kez daha sarstı
Avrupa Parlamentosu, Temmuz ayında İskoçya’da varılan kritik ABD-AB ticaret anlaşmasının onay sürecini askıya aldığını duyurdu. Karar, Fransa’nın Strazburg kentinde, Trump’ın Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nda konuştuğu saatlerde alındı.
Avrupa cephesinde bu adım, Trump’ın Grönland’ı satın alma hamlesinin tetiklediği yeni ticaret gerilimine açık bir tepki olarak yorumlandı.
Trump’ın Grönland üzerindeki ısrarı, piyasalarda “ticaret savaşı” endişelerini yeniden gündeme getirirken, Avrupa’nın ABD’ye misilleme yapabileceği ihtimali finans çevrelerini huzursuz etti. Ancak saatler sonra Trump, sosyal medya üzerinden Grönland’ın geleceğine ilişkin bir “çerçeve anlaşmaya” ulaşıldığını öne sürerek, sekiz NATO ülkesine yönelik yeni gümrük tarifeleri uygulama tehdidinden geri adım attı.
Oysa gerilim kısa süre öncesine kadar yatışmıştı. Temmuz ayında Trump’ın İskoçya’daki Turnberry golf tesisinde yapılan anlaşmayla, Avrupa ürünlerine uygulanacak ABD gümrük vergileri yüzde 30’dan yüzde 15’e düşürülmüş, karşılığında AB’nin ABD’ye yatırım yapması ve Amerikan ihracatını artıracak düzenlemeler kabul edilmişti.
Ancak bu mutabakatın yürürlüğe girmesi için Avrupa Parlamentosu’nun onayı şarttı. İşte o onay süreci, Trump’ın yeni tehditleriyle birlikte rafa kaldırıldı.
Avrupa Parlamentosu Uluslararası Ticaret Komitesi Başkanı Bernd Lange, “ABD iş birliği yerine baskıyı tercih ettiği sürece bu dosyada ilerleme imkânı kalmamıştır” diyerek Turnberry anlaşmasına ilişkin tüm yasama çalışmalarının askıya alındığını açıkladı. Lange, Washington’un yeniden uzlaşı zeminine dönmemesi hâlinde sürecin tamamen kilitleneceğini de belirtti.
Bu karar, Avrupa Birliği’nin geçen yıl duyurduğu ve toplam değeri 93 milyar avroyu bulan Amerikan mallarına yönelik gümrük vergilerinin yeniden devreye sokulması ihtimalini de güçlendirdi. Askıya alınan misilleme planı, 7 Şubat’ta otomatik olarak yürürlüğe girebilir.
Lange, Trump’ın geri adım açıklamasından önce yaptığı değerlendirmede, “tehdit dili sürdüğü sürece uzlaşma ihtimali yok” ifadesini kullanmış, AB’nin “ticaret bazukası” olarak bilinen anti-zorlama mekanizmasını devreye sokabileceğini söylemişti. Bu yaklaşım Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından da destekleniyor.
Trump’ın son açıklamaları Brüksel’de ise pek ikna edici olmadı. Son bir yılda piyasalarda yaygınlaşan “Trump Always Chickens Out” (Trump her zaman geri adım atar) algısının, artık siyasi kulislerde de karşılık bulduğu ifade ediliyor.
Davos konuşmasında Trump, Grönland’ı ABD’ye katma arzusunu yineledi ancak “güç kullanmayacağım” vurgusu yaptı. Danimarka’yla “derhal müzakere” çağrısında bulunan Trump, birkaç saat sonra da geleceğe dönük bir çerçevenin oluştuğunu ilan etti.
ABD ile 27 üyeli Avrupa Birliği, yıllık 1,6 trilyon avroyu aşan ticaret hacmiyle birbirlerinin en büyük ticaret ortağı konumunda. Bu rakam, küresel ticaretin neredeyse üçte birine karşılık geliyor. Trump’ın geçen yıl başlattığı tarife dalgası birçok ülkeden misilleme tehdidi getirse de, Çin ve Kanada dışında çoğu ülke müzakere yolunu seçti.
Öte yandan ticaret krizinin arka planında, Trump’ın ilan ettiği bazı tarifelerin hukuka uygun olup olmadığına ilişkin ABD Yüksek Mahkemesi’nin vereceği karar da bekleniyor.
Kaynak: Mira Haber, BBC
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.