Dijital dünyada siyaset: Filistin’in sesi böyle kısılır mı?

Meta’nın yeni İnstagram güncellemesi, platformu sansürle suçlayan aktivistler ve sosyal medya kullanıcıları üzerinde bir hoşnutsuzluk dalgasına yol açtı

Meta’ya ait olan İnstagram uygulamasına, kullanıcılara bu değişiklik bildirilmeden “siyasi içerik” ayarı eklendi. 

Uzmanlara göre değişiklik, “büyük bir grup insanı veya toplumu etkileyen hükümetlerden, seçimlerden veya sosyal konulardan bahsetmesi muhtemel” gönderileri etkileyecek.

Bu uygulama, aynı zamanda “Keşfet ve Reels” bölümündeki önerileri ve İnstagram’ın kardeş uygulaması Threads’i de etkileyecek.

Pek çok kişi akışlarına yeni getirilen sınırlamaları fark ettikten sonra şaşkınlıpa uğradı. Instagram’ı aktif sansürle suçlayan kullanıcılar öfkelerini X (eski adıyla Twitter) üzerinden dile getirdiler. 

Bir kullanıcı şunu belirtti:

Dağlar, tatiller, güzel portreler, çiçekler ve benzeri görseller yayınlamamızı ve bunlarla etkileşime geçmemizi istiyorlar. Filistin, göçmen, yerli hareketi, çevre adaleti ve ırkçılıkla ilgili çok fazla düşünce belirtmemiz onları rahatsız ediyor.

Pek çok aktivist hareket, bilgi yaymak, protestoları organize etmek ve diğer seferberlik biçimleri için Instagram da dahil olmak üzere sosyal medya platformlarını kullanıyor.

7 Ekim’de Hamas liderliğindeki saldırının ardından İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırısının başlamasından bu yana, İsrail hükümetinin uluslararası medyanın şeride girmesini yasaklaması nedeniyle Filistinli gazetecilerin ve sahadaki vatandaşların sosyal medya paylaşımları önemli bilgi kaynakları haline geldi. 

Filistinliler, kuşatma altındaki bölgede İsrail’in sık sık uyguladığı telekomünikasyon kesintileri sırasında yardım çağırmak veya sevdikleriyle ilgili haber almak için de sosyal medyayı kullanmak durumunda kalıyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) Aralık ayında yayınladığı bir raporda, Instagram ve Facebook’u yöneten Meta’nın, sosyal ağlarında Filistin ile ilgili içerikleri sistematik olarak sansürlediğini belirtti.

HRW’de yardımcı teknoloji ve insan hakları direktörü Deborah Brown, şöyle konuştu;

Sosyal medya, insanların tanıklık yapması ve suistimallere karşı sesini yükseltmesi için önemli bir platformdur. Meta’nın sansürü ise Filistinlilerin acılarının silinmesine katkıda bulunmaktan başka bir şey yapmıyor

‘Bu kararlardan kim ne çıkar sağlıyor?’

Instagram, Şubat ayında yaptığı bir açıklamada, kullanıcıların takip etmediği hesaplardan siyasi içerikleri “proaktif olarak tavsiye etmeyi” bırakacağını ve bu politikayı Threads’i de kapsayacak şekilde genişleteceğini açıkladı.

Instagram şefi Adam Mosseri, o dönemde Threads’te yayınlanan bir gönderide; “Amacımız, herkesin siyasi içerikle etkileşime geçme seçeneğini korurken, her kişinin bu konudaki isteğine saygı duymaktır” diye yazmıştı.

Ancak pek çok sosyal medya kullanıcısı, Instagram’ı, ABD ve diğer ülkelerde önemli seçimlerin yapıldığı bir yılda siyasi söylemi sınırlamakla suçladı. Bu durum, seçmenleri bilgilendirmeye çalışan siyasi erişimi potansiyel olarak etkiliyor.

Öte yandan bu durum bir kullanıcının içeriğinin, bir takipçinin akışında onun haberi olmadan ortaya çıkmasının engellendiği “gölge yasağı” iddialarını da alevlendirdi .

Bir kullanıcı şu soruyu sordu:

Bu kararları kim veriyor? Kim fayda sağlıyor ve sonuçlarıyla kim yüzleşiyor? Genelde bir seçim yılında, bir insani kriz sırasında, bir sansür krizi sırasında bu yasaklar geliyor… tuhaf!

 

Kaynak: Mira Haber 

 

İlginizi Çekebilir

Gazze’nin şehitlerinden misk kokusu yayılıyor!

Gözü yaşlı Gazzeli adamın elinde tuttuğu poşette, hemen önünde yerde kefenlenmiş şekilde yatan abisinin çocuğunun …

Nur Şems Kampı’nda günler süren baskın, tutuklama ve infazlar!

İşgal güçlerinin Batı Şeria’nın kuzeyinde yer alan Nur Şems kampında gerçekleştirdiği günler süren zulüm geride …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir