Kuzeydoğu Suriye’de yıllardır herhangi bir suçlama yöneltilmeden tutulan 34 Avustralyalı kadın ve çocuk, geri dönüş beklentileri sürerken kamptan çıkarıldı
Irak sınırına yakın Roj kampının yöneticileri, 11 Avustralyalı ailenin Şam’a gönderileceğini ve buradan Avustralya’ya nakledilmelerinin planlandığını duyurdu. Kadınların ve çocukların küçük yolcu minibüslerine binerek kamptan ayrılmaya hazırlandığı açıklandı.
2019’dan bu yana Roj kampında alıkonulan grup, hayatını kaybeden ya da cezaevinde bulunan IŞİD mensuplarının eşleri, dul eşleri ve çocuklarından oluşuyor.
Ancak bu tahliye sürecinin Avustralya hükümeti tarafından organize edilmediği belirtiliyor. Suriye’den gelen son bilgilere göre grup, Şam’a ilerlerken Suriye yönetiminin izin vermemesi üzerine geri çevrildi.
Hepsi Avustralya vatandaşı olan bu kişilerin ülkelerine giriş hakkı bulunsa da, Suriye’den çıkışlarının nasıl gerçekleşeceği belirsizliğini koruyor.
Kampta doğdular, dışarıyı görmediler
Roj kampı, uzun süredir terör örgütü YPG/SDG tarafından yönetiliyor. Aktarılanlara göre kampta tutulan Avustralyalı çocukların bir kısmı burada dünyaya geldi ve hayatlarında kampın dışına hiç çıkmadı.
Yıllar boyunca Avustralya hükümeti bu kadın ve çocukların geri getirilmesi yönündeki çağrılara direnirken, insani yardım ve hukuk çevreleri kamplardaki şartların “hayati tehlike” oluşturduğunu savunarak tahliye çağrısını yineledi.
Roj’daki Avustralyalıların hiçbiri hakkında resmi suçlama ya da yakalama kararı bulunmuyor. Bununla birlikte, ülkeye dönüşleri halinde haklarında soruşturma açılabileceği ifade ediliyor. Hükümet sözcüsü ise Avustralya’nın Suriye’den kimseyi geri getirmeyeceğini söyleyerek güvenlik kurumlarının olası dönüş senaryolarına karşı hazırlıklı olduğunu belirtti.
Suç işlemiş olanların ise “yasanın tüm yaptırımlarıyla” karşılaşacağı kaydedildi.
Kamptaki koşullar ağır
Kamp koşulları ise her geçen yıl daha da ağırlaştı. Çadırların büyük bölümü harap durumda, dizanteri ve grip salgınları yayılıyor, sık sık yangınlar çıkıyor ve ısınma yakıtının gittikçe azaldığı bildiriliyor. Hatta bu sebeple geçtiğimiz kış bir Avustralyalı çocuğun soğuk nedeniyle donma tehlikesi geçirdiği öğrenildi.
ABD, bu kampları “radikalleşme kuluçkası” olarak nitelendirirken, güvenlik operasyonlarının büyük bölümünü finanse ediyor ve müttefik ülkeleri vatandaşlarını geri almaya çağırıyor.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Oramiral Brad Cooper, geçtiğimiz yıl yaptığı açıklamada zaman geçtikçe kampların radikalleşme riskini artırdığını belirterek “eylemsizlik bir seçenek değil” demişti. Cooper, Suriye’de vatandaşı bulunan tüm ülkelere geri alma çağrısı yapmıştı.
En son 2022’de geri alındılar
Avustralya daha önce iki ayrı operasyonla sekiz yetim çocuğu 2019’da, dört kadın ve 13 çocuğu ise 2022’de ülkeye getirmişti. Ancak son kalan grubun geri alınmasına yönelik net bir plan açıklanmadı.
2024’te dönemin içişleri bakanı Clare O’Neil’in kabineye bir geri getirme planı sunmaya hazırlandığı, ancak özellikle Batı Sidney’deki hassas seçim bölgelerinde oluşabilecek siyasi tepkiler nedeniyle sürecin askıya alındığı iddia edildi.
Hol Kampı’ndan kaçıp döndüler
Geçen Ekim ayında ise Hol kampından kaçan iki kadın ve dört çocuk, Suriye’yi geçerek Lübnan’a ulaşarak Avustralya Büyükelçiliği’nden pasaport aldıktan sonra bir ticari uçuşla ülkelerine döndü.
Son iki haftada kuzeydoğu Suriye’de IŞİD bağlantılı ailelerin tutulduğu kamplar hızla boşalmaya başladı. Geçen ay 42 ülkeden yaklaşık 25 bin kişinin bulunduğu El-Hol kampı neredeyse tamamen boşaltıldı.
Kalan sakinlerin ise Şam yönetimi tarafından Halep’te kurulan yeni bir kampa nakledildiği, burada prefabrik evler ve internet erişimi sağlandığı ve kapıların kilitli olmadığı bildiriliyor. Bu tablo, yıllardır yüksek güvenlikli ve ağır koşullardaki kamplarla keskin bir tezat oluşturuyor.
IŞİD’in 2019’da toprak hâkimiyetini kaybetmesinden bu yana on binlerce şüpheli militan ve aileleri SDG gözetiminde kamplarda ve cezaevlerinde tutuluyor. SDG ve uluslararası ortakları, olası firarların örgütün yeniden güç kazanmasına yol açabileceği uyarısıyla ülkeleri vatandaşlarını geri almaya çağırmuştu. Ancak yıllarca bu çağrılar büyük ölçüde karşılıksız kaldı.
Son dönemde Şam yönetiminin birçok kampı devralmasının ardından tahliyeler ve transferler hız kazandı. ABD öncülüğündeki koalisyon, son bir ayda yaklaşık 5 bin 700 erkek IŞİD tutuklusunu Irak’taki cezaevlerine sevk etti.
Hak örgütleri ise bu transferlerde yargı sürecinin işletilmemiş olmasına ve Irak hapishanelerindeki kötü muamele iddialarına dikkat çekiyor. Irak’a gönderilenler arasında 2025’te SDG gözetiminde olduğu ortaya çıkan Avustralyalı Mustafa Hajj-Obeid’in de bulunabileceği belirtiliyor.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.