Soykırım ordusunda 112 Türk! Eli kanlı “vatandaşlarımızdan” hesap sorulacak mı?

İsrail işgal ordusunun kendi bünyesindeki Bilgi Edinme Birimi tarafından ilk kez açıklanan resmi verilere göre, Türkiye pasaportuna sahip 112 çifte vatandaşın İsrail Savunma Kuvvetleri saflarında görev yaptığı ortaya çıktı. Rakamların kamuoyuna yansıması, özellikle Gazze’de devam eden yıkım ve sivil kayıplar nedeniyle Türkiye’de ciddi şekilde rahatsızlık oluşturdu.

Açıklamanın zamanlaması dikkat çekti. Gazze’de hastanelerin, yerleşim alanlarının ve temel altyapının hedef alındığı; kadınların ve çocukların hayatını kaybettiği operasyonlar sürerken, Türk pasaportu taşıyan kişilerin, alem aşağılık insanlık suçları işleyen bu soykırım ordusunda aktif görev alması kamu vicdanında ağır bir soru işareti doğurdu. Çifte vatandaş statüsündeki bu kişilere ilişkin herhangi bir adli ya da idari sürecin başlatılmaması ve hükümetin bu konuda herhangi bir açıklama yapmaması tepkileri büyütüyor.

Kamuoyunda giderek yükselen bir ses var: Gazze’de on binlerce sivilin katledildiği, şehirlerin harabeye döndüğü bir tabloda, bu vahşete katılan Türk vatandaşları hakkında neden somut bir adım atılmıyor? Hukuki sorumluluk sınırlarının ne olduğu, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının savaş suçları iddiaları karşısında nasıl ele alınacağı ve bu kişilerin yargı önüne çıkarılıp çıkarılmayacağı soruları artık daha yüksek sesle dillendiriliyor.

Uzmanlar, çifte vatandaşlık statüsünün uluslararası ceza hukuku bakımından otomatik bir dokunulmazlık sağlamadığını, özellikle sivillere yönelik ağır ihlaller söz konusu olduğunda bireysel sorumluluğun esas olduğunu hatırlatıyor. Bu çerçevede, hem ulusal hukuk hem de uluslararası mekanizmalar bakımından hangi yolların işletileceği konusu siyasi iradenin önüne gelmiş durumda.

Kaynak: Mira Haber

Bir Cevap Yazın