Soykırımcı yasadışı İsrailli yerleşimciler, Perşembe günü Gazze sınırına yürüyerek bir kez daha açık bir provokasyona imza attı
Aşırı yerleşimci hareketlerden Nahala Hareketi, yaklaşık 1.500 kişinin İsrail bayraklarıyla Gazze çevresinde toplandığını ve organize şekilde Gazze’ye doğru ilerlediğini duyurdu. Aralarında “çocukların” da bulunduğu yüzlerce yerleşimci, Filistin topraklarının işgal edilmesini ve Gazze’de yasa dışı yerleşimler kurulmasını talep ederek sınıra doğru yürüdü.
Yürüyüşte atılan sloganlar ve taşınan pankartlar, Gazze’nin tamamen İsrail kontrolüne alınması çağrılarıyla dikkat çekti.
Yerleşimci hareketinin önde gelen isimlerinden, ülkedeki şeytani Siyonist düşüncenin en koyu destekçilerinden biri olan soykırımcı Daniella Weiss, İsrail basınına yaptığı açıklamada, “Gazze İsrail halkına aittir” ifadelerini kullandı. Weiss, bu yürüyüşün amacının Gazze’de kalıcı İsrail varlığı ve yeni yerleşimler inşa edilmesi yönünde baskı oluşturmak olduğunu açıkça dile getirdi.
Yerleşimci ideolojinin sembol isimlerinden biri olan Weiss, kendisini son 50 yıldır “İsrail toprağını inşa etmeye adamış” bir figür olarak tanımlıyor. Kendisi, yasadışı işgal altındaki Batı Şeria’da kurulan 141 yasa dışı yerleşim ve 224 kaçak karakolun neredeyse tamamında rol aldığını bizzat kendisi ifade ediyor ve bununla gurur duyuyor.
Weiss, paylaşılan bir videoda ise daha da ileri giderek “Filistinlilerin hikâyesi bitti. Hâlâ buradalar ama yakında gidecekleri gün uzak değil” sözleriyle açık bir etnik temizlik çağrısı yaptı.
Yürüyüşe, Gazze’nin işgal edilmesini ve yerleşimlerin yeniden kurulmasını savunan aşırı sağcı İsrailli milletvekili Limor Son Har-Melech de katıldı.
Oysa Uluslararası Adalet Divanı (UAD), 2024 yılında verdiği kararda İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarındaki varlığının uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve bu durumun “en kısa sürede” sona erdirilmesi gerektiğini net bir şekilde hükme bağlamıştı.
Fakat bu hükmü uygulayacak, ya da en azından uygulamaya zorlayacak tek bir güç bulunmuyor.
Birleşmiş Milletler verilerine göre, geçen yıl İsrailli yerleşimcilerin özellikle Batı Şeria’daki Filistinlilere yönelik saldırıları açısından en kanlı dönemlerden biri oldu. 7 Ekim 2023 ile 17 Ekim 2025 tarihleri arasında, katil İsrail ordusu ve yerleşimciler tarafından gerçekleştirilen saldırılarda 220’si çocuk olmak üzere binden fazla Filistinli hayatını kaybetti.
İsrailli insan hakları örgütü B’Tselem, yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırılarının artık “günlük bir rutine dönüştüğünü” belirtiyor. Rapora göre bu saldırılar silahlı baskınlar, darp, tehdit, taşlama, tarım arazilerinin yakılması, ağaçların sökülmesi, ürünlerin çalınması, yolların kapatılması, ev baskınları ve araçların kundaklanmasını da kapsıyor.
Uluslararası hukuka göre tamamı yasa dışı olan İsrail yerleşimlerinde bugün 600 bin ila 750 bin yerleşimci yaşıyor. Bu yerleşimler, Batı Şeria ve işgal altındaki Doğu Kudüs’te 250’den fazla yerleşim ve karakola yayılmış durumda.
Filistin köy ve kasabalarının hemen yanına kurulan bu yapılar, hem sürekli saldırılara hem de Filistinliler için ağır hareket kısıtlamalarına yol açıyor.
Tüm bunlar yaşanırken, İsrail’in Ekim ayında yürürlüğe giren ateşkesi ihlal etmeyi sürdürdüğü, yüzlerce sivili öldürdüğü ve Gazze’ye girmesi gereken insani yardımı sistematik biçimde engellediği belirtiliyor.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.