image 2026 03 19 18 41 28

Dövüldü, baskı yapıldı, sakat kaldı… Bir muhacir daha mı Rusya’ya verilecek?

Yıllardır Türkiye’de yaşayan ve geçmişte maruz kaldığı işkenceler nedeniyle ülkesini terk etmek zorunda kalan Çeçen muhacir Astemir Bzokhov, şimdi yeniden aynı karanlık sürecin eşiğinde

Türkiye’ye sığınan onlarca muhacire yapıldığı gibi Rusya’da gördüğü işkenceler sebebiyle Türkiye’ye sığınan bir Çeçen hakkında sınır dışı kararı verildi.  2011 yılında yasal yollarla sığınan Astemir Bzokhov’un, Rusya’ya gönderilmesi halinde hayati bir tehlikeyle karşı karşıya kalacağı öğrenildi.

Rusya’da sistematik işkenceye uğrayan Bzokhov, bu zulmün izlerini hâlâ bedeninde taşıyor. Türkiye’de Trabzon’da geçirdiği ağır ameliyatlar, maruz kaldığı işkencenin boyutunu ortaya koyuyor. Omurga ve bel bölgesindeki tahribat nedeniyle felç riskiyle yaşamını sürdürüyor. Bu durum resmi hastane raporlarıyla da sabit.

image 2026 03 19 18 36 01

Ailesi de aynı baskı mekanizmasının hedefi oldu. Kardeşleri ve yakın akrabaları Rus güvenlik güçleri tarafından öldürüldü. Eşi üzerinden kendisine ekonomik baskı kuruldu, maaşlara el konuldu, hesaplar donduruldu. Bunun sonucunda Bzokhov, ailesini korumak için boşanmak zorunda bırakıldı.

Bu tablo, Rusya’ya gönderilmesi halinde onu neyin beklediğini açıkça ortaya koyuyor.

Koruma statüsüne iptal!

Buna rağmen Türkiye, 2024 yılında Bzokhov’un uluslararası koruma statüsünü iptal etti. 22 Ocak 2026’da “kamu düzeni” gerekçesiyle sınır dışı kararı verdi. Avukatların açtığı dava ise 17 Mart’ta reddedildi. Mahkeme kararıyla birlikte, işkence mağduru bir insanın iadesinin önü açıldı.

Avukatları, Bzokhov’un herhangi bir suç isnadı olmaksızın yalnızca kimliği ve inançları sebebiyle hedef haline getirildiğini vurguluyor.

Tüm bu tabloya rağmen, 2024 yılında uluslararası koruma statüsünün iptal edilmesiyle başlayan süreç, 22 Ocak 2026’da “kamu düzeni ve güvenliği” gerekçesiyle verilen sınır dışı kararıyla daha da ağırlaştı. Bu karara karşı açılan dava ise 17 Mart 2026’da reddedildi. Böylece Bzokhov’un Rusya’ya iade edilmesinin önündeki en büyük hukuki engellerden biri ortadan kalkmış oldu.

Gerektiğinde kanunlar neden iş görmüyor?

Oysa yürürlükteki 6458 sayılı Kanun açık: İşkence ve ölüm riski bulunan bir yere iade yapılamaz. Bu hüküm ise tartışmaya kapalıdır. Buna rağmen alınan bu karar, hukukun açıkça çiğnendiğini ortaya koyuyor. Uluslararası sözleşmeler de aynı yasağı içerirken, ortaya çıkan tablo basit bir hata değil, bilinçli bir tercihtir.

Astemir Bzokhov’un Rusya’ya gönderilmesi, onu doğrudan işkence merkezlerine teslim etmek anlamına geliyor. Bu süreç artık ihtimal değil, açık bir tehlikedir. Bu karar, hayata geçirilmesi halinde bir muhacirin daha zulüm diyarına göz göre göre gönderilmesi anlamına geliyor.

Kaynak: Mira Haber, Haksöz Haber

Bir Cevap Yazın